Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, uluslararası basın Türkiye'nin ittifak içindeki yükselen etkisini mercek altına aldı. Dünya medyası, gelişen savunma sanayisi, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olması ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Avrupalı liderlerle kurduğu diplomatik denge sayesinde Türkiye'nin ittifakın en kritik aktörlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin Yükselen Stratejik Ağırlığı
Özellikle Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeye çalıştığı dönemde Ankara'nın askeri üretim kapasitesi ve bölgesel diplomasi trafiği zirvenin en önemli başlıkları arasında gösteriliyor. NATO üyesi 32 ülkenin liderini ağırlayacak Ankara'daki zirve, Türkiye'nin 22 yıl sonra ilk kez ev sahipliği yapacağı NATO Liderler Zirvesi olma özelliğini taşıyor. ABD ile Avrupa arasında güvenlik politikalarına ilişkin görüş ayrılıklarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşecek toplantının, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmesi bekleniyor.
Washington Post: Ankara'nın Konumu Güçleniyor
ABD merkezli Washington Post, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği ilerleme ve Başkan Erdoğan-Trump ilişkilerinin Ankara'nın NATO içindeki ağırlığını belirgin şekilde artırdığını yazdı. Gazete, ABD'nin Avrupa'daki askeri yükünü azaltmaya hazırlandığı bir süreçte Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırmaya yöneldiğini, bu nedenle de Türkiye'nin güçlü savunma sanayisinin daha fazla önem kazandığını belirtti. Haberde, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye'nin zirvede askeri kapasitesini ve yerli savunma sanayisini ön plana çıkaracağı vurgulandı. Gazete ayrıca Trump yönetiminin, Türkiye'nin uzun süredir beklediği F-35 sürecinde yeni bir açılım sinyali verdiğine dikkat çekti.
Diplomatik Arabuluculuk Stratejik Değeri Artırıyor
Haberde Türkiye'nin yalnızca askeri kapasitesiyle değil diplomatik rolüyle de öne çıktığı belirtildi. Ankara'nın hem Ukrayna-Rusya savaşında hem de İran ile ABD arasındaki temaslarda diyalog kanallarını açık tutabilen az sayıdaki başkentten biri olduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye'nin NATO içindeki stratejik değerini daha da artırdığı değerlendirmesine yer verildi.
RFI: Ankara Zirveyi Savunma Anlaşmalarına Dönüştürmek İstiyor
Fransız RFI ise Ankara'daki NATO Zirvesi'nin Türkiye açısından yalnızca diplomatik değil aynı zamanda savunma sanayisi bakımından da kritik fırsatlar barındırdığı değerlendirmesinde bulundu. Haberde, Başkan Erdoğan'ın zirveyi Türkiye'nin hızla büyüyen savunma sektörünü öne çıkarmak ve yeni stratejik anlaşmalara zemin hazırlamak amacıyla kullanmayı hedeflediği belirtildi. RFI'ye göre zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN için planlanan yaklaşık 700 milyon dolarlık 80 adet GE F110 savaş uçağı motoru satışı olacak. Haberde, bu anlaşmanın gerçekleşmesi halinde KAAN projesi açısından kritik bir eşiğin aşılmış olacağı vurgulandı.
Çok Özel Bir NATO Üyesi
Haberde, Türkiye'nin özellikle insansız hava araçları alanında ulaştığı teknolojik seviyenin Avrupa'nın dikkatini çektiği belirtilirken, Türk savunma sanayisinin Ukrayna'dan Afrika'ya kadar birçok bölgede sahada kendini kanıtladığına işaret edildi. Bu kapasitenin Türkiye'yi Avrupa güvenlik mimarisi açısından "çok özel bir NATO üyesi" konumuna taşıdığı yorumu paylaşıldı.
İttifakın Geleceğini Şekillendiren Aktör
Uluslararası basında yer alan değerlendirmelerde, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin yalnızca ittifakın geleceğine ilişkin kararların alınacağı bir toplantı olmanın ötesinde, Türkiye'nin savunma sanayisi, diplomatik girişimleri ve stratejik konumunu küresel ölçekte sergileyeceği önemli bir platform olacağı görüşü öne çıktı. Dünya basını, değişen güvenlik dengeleri içinde Türkiye'nin artık NATO'nun yalnızca önemli bir üyesi değil, ittifakın geleceğini şekillendiren başlıca aktörlerden biri olarak öne çıktığı değerlendirmesini yaptı.



