Çin Ticaret Bakanlığı, Japonya'nın 'yeniden askerileşme' çabalarına destek sağladıkları gerekçesiyle 20 Japon kuruluşunu daha ihracat kontrolü listesine aldığını duyurdu. Bu karar, daha önce 24 Şubat 2026'da 20 Japon şirketine getirilen ihracat kontrolünün ardından geldi.
Yeni listede Ulusal Savunma Çalışmaları Enstitüsü de var
Bakanlıktan yapılan açıklamada, aralarında Ulusal Savunma Çalışmaları Enstitüsü'nün (NIDS) de bulunduğu 20 Japon kuruluşuna ihracat kontrolü uygulanacağı belirtildi. Çinli kişi ve kuruluşların, söz konusu Japon kuruluşlarına askeri ve sivil ikili kullanıma sahip ürünleri ihraç etmeleri yasaklandı. Ayrıca, yabancı şirketlerin ve bireylerin de kaynağı Çin olan bu nitelikteki ürünleri bu şirketlere satmaları yasaklandı.
İhracat izleme listesine 20 Japon şirketi daha eklendi
Açıklamada ayrıca, gemi yapım şirketi Mitsui E&S'nin de aralarında bulunduğu 20 Japon şirketinin, ürettikleri askeri ve sivil ikili kullanıma sahip ürünlerin son kullanıcıları tespit edilemediği gerekçesiyle ihracat izleme listesine alınacağı ifade edildi. Çinli firmaların bu şirketlere askeri ve sivil kullanıma sahip ürünleri satabilmek için özel risk değerlendirme raporu sunması ve karşı taraftan bu ürünlerin Japonya'nın askeri yapılanması için kullanılmayacağına dair taahhütname alması gerekecek.
Gerilimin arka planında Tayvan açıklamaları var
Çin'in bu kararları, Pekin ile Tokyo arasında, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin Tayvan'a askeri müdahale ihtimalini gündeme getiren sözleriyle başlayan diplomatik gerilimin bir parçası olarak görülüyor. Başbakan Takaiçi, 7 Kasım 2025'te Japon Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, Tayvan Boğazı'na yönelik bir müdahaleyi 'ülkesinin varlığını tehdit eden durum' olarak değerlendireceğini ve askeri güç kullanabileceğini belirtmişti. Bu sözler, Tayvan'ı topraklarının parçası olarak gören Çin'in tepkisine yol açtı.
Takaiçi'nin sözleri stratejik belirsizlik politikasını değiştirdi
Takaiçi'nin sözleri, ilk kez bir Japonya Başbakanı'nın Tayvan'ın işgali halinde Japonya'nın askeri olarak dahil olacağına dair açık beyanda bulunması anlamına geliyordu. Bu, ülkenin bu konuda benimsediği 'stratejik belirsizlik' politikasından bir sapma olarak değerlendirildi. Tepkiler üzerine Takaiçi, sözlerinin varsayımsal olduğunu ve gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtse de sözlerini geri almayı reddetti.
Diplomatik kriz geniş bir yelpazeye yayıldı
Pekin yönetimi, Takaiçi'nin sözleri nedeniyle Japonya'ya protesto notası vermişti. Kriz, seyahat uyarıları, uçuş iptalleri, engellenen konserler, ithalat yasakları, siyasi polemikler ve askeri sürtüşmeler gibi bir dizi alana yayıldı. Çin'in ihracat kontrolü hamleleri, bu gerilimin en son örneği olarak kayda geçti.



