İspanya ve Portekiz Limanları Yasa Dışı İsrail Yerleşim Mallarına Köprü Oldu
ABD merkezli Filistin Gençlik Hareketi örgütünün yayımladığı kapsamlı rapor, uluslararası hukuka aykırı İsrail yerleşimlerinden kaynaklanan malların ticaretinde Avrupa limanlarının kritik rol oynadığını ortaya koydu. Rapora göre, Ocak-Kasım 2025 döneminde yasa dışı İsrail yerleşimlerinden ABD'ye tam 957 sevkiyat gerçekleştirildi ve bu sevkiyatların önemli bir kısmı İspanya ile Portekiz limanları üzerinden yapıldı.
İspanya'nın Yasa Dışı Mallara Kolaylık Sağlaması
İspanya'da yayımlanan El Diario gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Filistin Gençlik Hareketi'nin raporu, İspanya hükümetinin uluslararası taahhütlerine rağmen yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen malların aktarımını kolaylaştırmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, Uluslararası Adalet Divanı'nın Temmuz 2024'teki tavsiye niteliğindeki kararına ve İspanya'nın kendi vaatlerine aykırılık teşkil ediyor.
Raporda dikkat çeken detaylar şöyle sıralanıyor:
- Ocak-Kasım 2025 arasında yasa dışı İsrail yerleşimlerinden ABD'ye yapılan 957 sevkiyatın 529'u Avrupa limanları üzerinden gerçekleştirildi.
- İspanya'nın Valensiya ve Barselona limanları 390 sevkiyata ev sahipliği yaparak en aktif noktalar oldu.
- Portekiz limanları 115, Hollanda 22, Belçika ise 2 sevkiyata aracılık etti.
- İspanya, Aralık 2025'te Malaga limanının da bu amaçla kullanılmasına izin verdi.
Devletlerin Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi
Raporda, yasa dışı İsrail yerleşimlerinden çıkan malların ticaretinde Avrupa deniz limanlarına sistematik bağımlılığın bir kez daha teyit edildiği vurgulanıyor. Uluslararası hukuk tarafından belirlenen, bu tür ticareti durdurma ve hiçbir şekilde buna katkıda bulunmama yükümlülüğünü devletlerin yerine getirmediği ifade ediliyor.
İspanya'daki azınlık sol koalisyon hükümeti, 23 Eylül 2025 tarihli Kraliyet Kararnamesi ile yasa dışı İsrail yerleşimlerinden kaynaklanan ürünlerin ithalatını yasaklamıştı. Ancak bu düzenleme, bu yerleşimlere veya bu yerleşimlerden yapılan mal transit ve aktarmalarını kapsamına almadığı için limanlar üzerinden devam eden sevkiyatlar engellenememiş oldu.
Bu durum, uluslararası hukuk ihlallerinin önlenmesi konusunda devletlerin taahhütleri ile uygulamaları arasındaki ciddi uyumsuzluğa işaret ediyor ve bölgedeki yasa dışı ekonomik faaliyetlerin küresel tedarik zincirlerine nasıl entegre olduğunu gözler önüne seriyor.