Avrupa İklim Krizi: Küresel Ortalamanın İki Katı Hızla Isınıyor
Avrupa Küresel Ortalamanın İki Katı Hızla Isınıyor

Avrupa İklim Krizi: Küresel Ortalamanın İki Katı Hızla Isınıyor

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) tarafından yayımlanan son rapor, kıtanın iklim değişikliği konusunda alarm verdiğini ortaya koydu. Rapora göre, Avrupa küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor. 2030 iklim hedeflerinde kısmi ilerlemeler kaydedilse de, biyolojik çeşitlilik, okyanuslar ve su kaynaklarındaki durum endişe verici bir şekilde kötüleşiyor.

Çevresel Riskler Artıyor

AÇA Çevre Durumu Raporlaması Proje Yöneticisi Tobias Lung, Avrupa'nın ekonomik refahı, güvenliği ve yaşam kalitesinin çevresel sorunlar ve iklim değişikliği nedeniyle ciddi risk altında olduğunu belirtti. Lung, "Doğamız bozulmaya, aşırı kullanıma ve biyolojik çeşitlilik kaybına devam ediyor. Hızlanan iklim değişikliğinin etkileri tüm Avrupa'da daha sık görülen orman yangınları, sıcak hava dalgaları ve kuraklıklarla hissediliyor." dedi.

2030 Hedeflerine Kısmen Ulaşılabildi

Lung, okyanuslar ve biyolojik çeşitlilikte görünümün kötüleştiğine dikkat çekerek, koruma ve restorasyon çalışmalarının hızlandırılmaması halinde Avrupa'nın bu alanlarda ilerleme kaydedemeyeceğini öngördü. Kimyasallar ve hava kalitesi konusunda ise ilerlemenin mütevazı düzeyde olduğunu vurgulayan Lung, "Avrupa'da 2030 hedeflerine kısmen ulaşılabildi. 2050 'zehirsiz' vizyonu büyük ölçüde yolunda ilerlemiyor." ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Ekonomik ve Sosyal Etkiler

Avrupa'nın toplum ve ekonomik olarak iklim değişikliği etkilerine acilen uyum sağlaması gerektiğini anlatan Lung, şunları kaydetti: "Avrupa gerçekten de küresel ortalamanın iki katı hızla ısınıyor ve Avrupalılar bu etkileri yaşıyor. Türkiye dahil ajans üyesi ülkelerde aşırı hava olaylarının yıkıcı ve ölümcül etkileri orman yangınları, kuraklık, taşkınlar ve sıcak hava dalgaları şeklinde kendini gösteriyor."

Lung, Avrupa'da 1980-2023 yıllarında hava ve iklim kaynaklı aşırı olayların 240 binden fazla ölüme ve 738 milyar avro ekonomik zarara yol açtığını belirtti. Bunun 162 milyar avrosunun sadece 2021-2023 döneminde gerçekleştiğini bildirdi.

Su Kaynakları Tehdit Altında

Avrupa'nın su kaynaklarının kirlilik, aşırı kullanım ve iklim değişikliği gibi nedenlerle baskı altında olduğuna işaret eden Lung, "Su stresi Avrupa topraklarının yüzde 30'unu ve nüfusun yüzde 34'ünü etkiliyor. 2021'de Avrupa'daki yüzey sularının yalnızca yüzde 37'sinin iyi veya yüksek ekolojik durumda olduğu görülürken, su ekosistemlerinin bozulması Avrupa'nın su dayanıklılığını tehdit ediyor." diye konuştu.

Lung, tarımın yüzey ve yeraltı suyu üzerinde en önemli baskıyı oluşturduğunu vurgulayarak, gübre ve pestisit akıntılarının su kalitesini bozduğunu, aşırı alg oluşumuna yol açtığını, oksijen seviyesini düşürdüğünü ve su canlılarının kaybına neden olduğunu ifade etti. Tarımın Avrupa'da kullanılan tüm suyun yaklaşık yüzde 60'ını tükettiğini belirten Lung, bu durumun özellikle sulama ile ilgili tarım uygulamalarını yeniden düşünmeyi gerektirdiğini söyledi.

Acil Önlem Çağrısı

Raporda, kirliliğin azaltılması, toprak sağlığının iyileştirilmesi, doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması ve biyolojik çeşitliliğin tüm politikalara entegre edilmesi gerektiği vurgulandı. Lung, sağlıklı su ekosistemlerini sürdürmenin, havzaları korumanın ve yer altı su kaynaklarının yenilenmesini sağlamanın Avrupa'nın gelecekteki su dayanıklılığı için kritik önemde olduğunun altını çizdi.

Lung, geleneksel su altyapısı çözümlerinin ötesine geçilerek su alımını azaltan, yeniden kullanımı artıran ve çevrede daha fazla su bırakmayı hedefleyen döngüsel bir su sistemine geçilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca, sulak alan restorasyonu gibi doğa temelli çözümlerin taşkın, kuraklık ve su kalitesinin düzenlenmesine katkı sunabileceğini sözlerine ekledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması