Hakkari'de Renklerin ve Ezgilerin Şöleni: Anadolu Festivali Coşkusu Sürüyor!
Hakkari'de Anadolu Festivali Coşkusu Devam Ediyor

Hakkari'nin dağ havası, bu kez türkülerin coşkusu ve renklerin cümbüşüyle ısındı adeta. Şehrin kalbinde kurulan dev festival alanı, Anadolu'nun dört bir yanından gelen binlerce insanı ağırlıyor—hem de öyle böyle bir kalabalık değil, görülmeye değer bir ilgi var.

Belediye Başkanı, açılışta yaptığı o içten konuşmada, "Bizim için kültür, sadece bir etkinlik değil, bir yaşam biçimi" dedi. Ve gerçekten de öyle—her bir stant, her bir gösteri, Anadolu'nun kadim ruhunu yansıtıyor gibiydi.

El Emeğinin İzleri ve Lezzet Durakları

Festivalin belki de en çok dikkat çeken yanı, yöre kadınlarının el emeği göz nuru ürünleri oldu. İncecik iğne oyaları, rengârenk kilimler, ahşap oymacılığının nadide örnekleri... Hepsi bir arada, adeta bir sanat galerisi gibiydi. İnsan bakmaya doyamıyor—satın almasa bile.

Bir de yemek kısmı var tabii! Hakkari'nin meşhur otlu peyniri, tandırda pişen taptaze ekmekler, cevizli sucuklar... Lezzet şöleni diye buna denir herhâlde. İnsan bir tur atarken en az iki öğünlük yemek yiyecek gibi oluyor—affedersiniz, dayanamayıp yiyor da.

Müzik ve Dans: Coşkunun Adı

Akşam saatlerine doğru alana yayılan davul ve zurna sesleri, festivali tam anlamıyla bir şenliğe dönüştürdü. Yöresel dans gruplarının performansları izleyicileri adeta büyülerken, halaylar da çekilmeye başlandı—hatta zaman zaman yer yerinden oynadı desem yalan olmaz.

Kimileri için nostalji, kimileri için ilk kez tanık oldukları bir gelenek... Ama herkes için ortak olan bir şey vardı: yüzlerdeki o samimi, içten gülümseme. İnsan "keşke her gün festival olsa" diye düşünmeden edemiyor.

Festival, önümüzdeki hafta sonuna kadar devam edecek. Gidenler şimdiden sosyal medyada paylaşımlar yapmaya—hani şu doyasıya çekilmiş fotoğraflar—başladı bile. Eğer yolunuz düşerse, bu sıcak atmosferi kaçırmamanızı öneririz. Sonuçta, Anadolu'nun ruhunu hissetmek için bundan daha güzel bir fırsat olabilir mi?