Kütahya'ya yalnızca üniversite eğitimi almak için gelmişti ancak kaderinde UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" seçilen bir ustayla tanışmak vardı. Özlem Camköz'ün hazır ürünler satarken, ustasının "Kendi eserlerini üretmelisin" sözüyle başlayan büyüleyici serüveni, bugün hayranlık uyandıran eserlere dönüştü.
Kütahya'da Başlayan Sanat Yolculuğu
Özlem Camköz'ün çini sanatı ile tanışması, Kütahya'da yükseköğrenim gördüğü yıllara dayanıyor. Geleneksel sanatların merkezi olarak bilinen bu şehirde, kültürle iç içe yaşayan Camköz, başlangıçta hazır ürünlerin satıldığı bir mağaza işletiyordu. Ancak bu durum uzun sürmeyecekti.
Hazır Satma, Kendi Ruhunu İşle
Hayatını değiştiren dönüm noktası, "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülen usta Hamza Üstünkaya'nın mağazasına gelmesiyle yaşandı. Bir gün dükkânından içeri giren usta, Camköz'e şu sözleri söyledi: "Neden başkasının işini satıyorsun? Kendi eserlerini yapmalısın." Bu söz, Camköz'ün sanat yolculuğunun miladı oldu.
17 yıl önce başlayan bu yolculuk, onu sadece bir öğrenci olmaktan çıkarıp, eserleri yurt içi ve yurt dışına ulaşan bir çini sanatçısı haline getirdi. Bugün Özlem Camköz, bu kadim geleneği yaşatan önemli isimler arasında yer alıyor.



