ATV dizisi 'Altı Üstü İstanbul'da 'Bayram Cankaya' karakterini canlandıran ünlü oyuncu İlker Aksum, GÜNAYDIN gazetesine samimi açıklamalarda bulundu. Savaş pilotu bir babanın oğlu olan Aksum, Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısından alkol bağımlılığından kurtuluş öyküsüne, babalık duygularından 15 Temmuz darbe girişimine kadar pek çok konuda görüşlerini paylaştı.
Savunma Sanayisinde Dünyada Bir Numarayız
Aksum, Türkiye'nin savunma sanayisindeki ilerlemesini değerlendirirken “Türkiye'nin savunma sanayisi müthiş. Şu anda dünyada bir numarayız diyebilirim. Bunu hiç abartmadan tüm kalbimle söylüyorum” ifadelerini kullandı. Deniz kuvvetlerindeki gelişmelerin dünya tarafından şaşkınlıkla izlendiğini belirten oyuncu, hava kuvvetlerinde de benzer bir durum olduğunu söyledi. “İHA, SİHA'larda dünyada rakipsiziz. Kara kuvvetlerimizi saymaya gerek yok. Dünyanın en güçlü yedi ordusundan birisi. Bakın bunları bütün bilgimle söylüyorum” dedi.
SİHA ve İHA'ların özellikle Kızıl Elma ve ANKA'nın üstün olduğunu vurgulayan Aksum, “Çok büyük bir gurur. Güçlü ordu, güçlü millet. Savunma sistemimiz ne kadar güçlü olursa, ülkemiz de o kadar güçlü olur” şeklinde konuştu. Türkiye'nin dört tarafı savaş olan bir ülke olduğuna dikkat çeken Aksum, “Sağımızda Ukrayna savaşı var. İsrail zaten hiç rahat durmuyor. Önümüz öyle, Yunanistan öyle. Biz güçlü olmak zorundayız. O bölgede Türkiye en güçlüsü” dedi.
“Bize Kimse Yan Gözle Bakamaz”
Aksum, Türkiye'nin Avrupa'nın en güçlü iki ülkesinden biri olduğunu ve dünyanın yedi büyük gücü arasında yer aldığını söyledi. “Bize kimse yan gözle bakamaz, Amerika dahil. O yüzden Trump böyle efendi efendi gelip, efendi efendi gidiyor. Dünya liderlerine hayhut ediyor ama bize etmiyor, edemez de. Çünkü biliyor biz çok ciddi bir ülkeyiz, bizim cumhurbaşkanımıza edemez” ifadelerini kullandı.
İsrail ve Yunanistan'ın sürekli uyarıldığını belirten Aksum, “Zaten İsrail'i de, Yunanistan'ı da sürekli uyarıp duruyorlar, 'Türkiye'ye dalaşmayın ezerler sizi' diye. O yüzden çok gurur duyuyorum” dedi. Birçok ülkenin gözünün Türkiye'de olduğunu vurgulayan oyuncu, bunun sebebinin savunma sanayisi olduğunu belirterek hükümetin katkısının büyük olduğunu söyledi. Ayrıca Selçuk Bayraktar'ı takdir ettiğini belirten Aksum, “Müthiş bir mühendis. Bugün SİHA, İHA dünyada bir numaraysa Bayraktar'ın çok katkısı var” dedi.
15 Temmuz: “En Korktuğum Darbe Girişimi”
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Aksum, 80 darbesini ve 28 Şubat'ı yaşadığını ancak en çok 15 Temmuz'dan korktuğunu söyledi. “Jetler havalandı, onun gürültüsü bile çok korkutucuydu. F-16 öyle şakaya alınacak bir makine değil, savaş makinesi. En korktuğum gerçekten 15 Temmuz olmuştu. 250 şehidimiz var” dedi.
Ancak bu girişimin Türkiye'nin artık eskisi gibi olmadığını gösterdiğini belirten Aksum, “Artık öyle darbe yaptım, iktidar değişti diye bir şey yok. Milletin iradesi çok baskın. Ayrıca askeriyemizin, silahlı kuvvetlerimizin içinde de gördük ki gerçek vatan evlatları darbe girişimine dur dedi. Ve onlar da şehit oldu” ifadelerini kullandı.
Darbenin başarılı olmasını bekleyenlerin yanıldığını söyleyen Aksum, “İnsanlar kendini tankların önüne attı. Millet olarak güçlü bir katılım gösterdi. Bu çok büyük bir olaydı. Çok büyük bir badire atlattığınızı düşünüyorum” dedi. Bazı kesimlerin 15 Temmuz'u hafife aldığını belirten Aksum, “O tanklar neydi? O kadar insan boşu boşuna mı öldü. O uçaklar neydi? Kobralar neydi? Babamın mesleğinden dolayı Kobra'yı ilk görenlerden birisiyim. Onun ne kadar kuvvetli, ne kadar dehşet bir makine olduğunu bilenlerdenim” diye konuştu.
Babalık Duygusu ve Aile Hayatı
1 yaşındaki kızı Lila ve eşi Dilay Aksum'la mutlu bir aile hayatı süren İlker Aksum, babalık duygusunu anlattı. “Kızım geçtiğimiz günlerde baba demeye başladı, çok mutlu oldum. Biraz geç babalığın da verdiği heyecan daha büyük oluyor. Hiç ayrılmak istemiyorsun” dedi. 54 yaşında olduğunu belirten Aksum, “Hep düşünüyorum. Kaç yaşını göreceğim kızımın diye. 30'unu görmeyi çok istiyorum. O yüzden kendime çok daha iyi bakmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
Gençken evlenip çocuk sahibi olmanın önemine değinen Aksum, “İnsanlara gençken evlenin, çocuk yapın diyorlar. Çok doğruymuş, şu andaki aklım olsaydı 35'i geçirmezdim baba olmak için. Doğru eşi de bulmak da çok önemli, bu da kader tabii” dedi. Aile kurumuna önem verdiğini belirten oyuncu, “Evli çiftlerin daha sağlıklı, daha mutlu çocukları olduğunu görüyoruz. Evlilik de bereket getiriyor, bu gerçek” şeklinde konuştu.
Alkol Bağımlılığından Eşinin Desteğiyle Kurtuldu
Aksum, eşi Dilay Aksum'la tanışmadan önce 4 yıllık bir depresyon süreci yaşadığını ve eve kapandığını söyledi. Alkolün hayatının her döneminde olduğunu ancak 42 yaşından sonra abarttığını belirten oyuncu, “Beklemediğim şeyler de olunca bu durum beni rahatsız etti. Bundan uzak durmalıyım dedim ve kurtulmak istedim. Eşim Dilay'ın desteğiyle kurtuldum” dedi.
Alkol bağımlılığından kurtulmak için hastaneye ve psikiyatriste gittiğini ancak fayda görmediğini söyleyen Aksum, “Ne zaman ki eşimle tanıştım, hayatım bir anda değişti. Kendisi bir nefes koçu. Onun desteğiyle 1 yıl içinde alkolden tamamen kurtuldum” ifadelerini kullandı. Alkolün en kötü bağımlılık olduğunu vurgulayan oyuncu, “Alkol sadece insanın vücut yapısını, mentalini etkilemiyor, aynı zamanda işinizi de etkiliyor. Oyuncuların hayatında asla bağımlılık olmaması gerekiyor. Şükürler olsun ki eşim hayatıma girdi ve her şey düzene girdi” dedi.
“Altı Üstü İstanbul” Dizisi ve Rolü
ATV'de yayınlanan 'Altı Üstü İstanbul' dizisinde aile babasını canlandıran Aksum, diziyi “Gerçekten çok güzel, samimi bir dizi. Seyirci özlemiş yaz dizisi izlemeyi” sözleriyle anlattı. Dizideki karakterinin çocuğunun iyi bir futbolcu olduğunu belirten oyuncu, “Futbolcu olarak hayatı yırtmak, ailesini zorlu yaşam koşullarından kurtarmak istiyor. Dizide orta-alt ve üst sınıfların sosyal çatışmasını da izliyoruz. Hayata dair birçok hikayeyi anlatıyoruz” dedi. Dizinin eylülde devam edeceğini düşündüğünü söyleyen Aksum, “Öyle olursa önümüzdeki sezonun en kuvvetli işlerinden biri olur” ifadelerini kullandı.



