Uluslararası Fetih Kupası: Medeniyet Mirasına Dönüşen Vizyon
Uluslararası Fetih Kupası: Medeniyet Mirası Vizyonu

İlk kez düzenlendiği yıl, birkaç arkadaşımla Taksim Meydanı'nda yürürken, Uluslararası Fetih Kupası'nın tanıtımı için kurulan çadırın önündeki heykeller dikkatimizi çekmişti. Yaklaştığımızda, oradaki birkaç kişinin kendi arasında şöyle söylendiğini duyduk: "Ne bu şimdi? Ülkeyi Orta Asya bozkırlarına çevirmeye mi çalışıyorlar? Ülkede okçulukla kim ilgileniyor ki?"

Uluslararası Fetih Kupası'nın tanıtımının köklere duyulan saygı ve geçmişin izleriyle yapılmasından neden rahatsız olunduğuna o zaman anlam verememiştim. "Ülkede okçulukla kim ilgileniyor?" sorusunun cevabı ise ilerleyen yıllarda ardı ardına gelen dünya ve olimpiyat şampiyonluklarıyla en güzel şekilde verildi.

Mete Gazoz'un Uluslararası Başarıları

  • 2017 Dünya Gençler Okçuluk Şampiyonası - Karma takım kategorisinde bronz madalya
  • 2018 Dünya Kupası - Bireysel kategoride altın madalya
  • 2018 Akdeniz Oyunları - Bireysel kategoride altın madalya
  • 2019 Dünya Kupası - Bireysel kategoride altın madalya
  • 2019 Dünya Kupası - Erkek takım kategorisinde altın madalya
  • 2020 Tokyo Olimpiyatları - Bireysel kategoride altın madalya
  • 2022 Akdeniz Oyunları - Bireysel kategoride gümüş madalya
  • 2022 Akdeniz Oyunları - Karma takım kategorisinde altın madalya
  • 2022 Akdeniz Oyunları - Erkek takım kategorisinde bronz madalya
  • 2023 Dünya Okçuluk Şampiyonası - Bireysel kategoride altın madalya
  • 2024 Açık Hava Avrupa Okçuluk Şampiyonası - Bireysel Avrupa Şampiyonluğu
  • 2024 Paris Olimpiyatları - Erkek takım kategorisinde bronz madalya
  • 2025 Dünya Kupası - Bireysel kategoride gümüş madalya
  • 2026 Açık Hava Avrupa Okçuluk Şampiyonası - Karma takım kategorisinde Avrupa Şampiyonluğu
  • 2026 Dünya Kupası - Bireysel kategoride gümüş madalya

O heykelleri seyrederken çocukluk yıllarım aklıma geldi. Mahalledeki arkadaşlarla dut ağacının dallarından yay ve ok yapar, yayın kirişini don lastiğinden bağlardık. Sonra hedefi vurma ve oku en uzağa fırlatma yarışları düzenlerdik. O anlarda içimden şunu geçirmiştim: "Eğer o günlerde imkânlar olsaydı, bir Mete Gazoz yıllar öncesinden de çıkabilirdi. Adı Mete olmazdı da; Mehmet, Bora, Sabahattin, Sırrı, Erkan ya da Abdullah olurdu."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Ne yazık ki bizim çocukluğumuzda bazı spor ve hobilerle ilgilenmek mümkün değildi. Okçuluk gibi tenis de o sporlardan biriydi. Örneğin Mersin'de sadece bir tane tenis kortu vardı. Malzemelerin pahalı olması ve kulüp üyeliğinin yüksek ücreti nedeniyle, o kortun kullanımı çoğunluk için hayalin ötesindeydi. Ailesinin bütçesi elverişli olmayan çocuklar, tenis kortunu sadece tel örgülerin ardından görmekle yetinirdi.

Eğer o günlerde imkânlar olsaydı bir Zeynep Sönmez o yıllarda da filizlenebilirdi. Adı Zeynep olmazdı da; Meltem, Nalan, Suna, Leyla ya da Özlem olurdu. Grand Slam turnuvalarında korta çıkan Zeynep Sönmez, şu anda dünya sıralamasında 59. sırada yer alıyor.

Taksim Meydanı'ndaki okçuluk heykellerinin önünde tüm bunları düşünürken, "Ülkeyi Orta Asya bozkırlarına mı çevirmeye çalışıyorlar?" diye şikâyet edenlerin temel sorununun vizyonsuzluk olduğunu anlamak hiç de zor olmadı. Oysa doğru vizyonu anlamak çok kolaydı: "O köklerden beslenip geleceğin şampiyonlarını yetiştirebilmek."

O vizyonla 29 Mayıs 2013'te kurulan Okçuluk Vakfı, bizim neslin ulaşamadığı imkânları bugünün nesline sunmasıyla büyük önem taşıyor. Okçular Vakfı'nın onlarca ülkeden yüzlerce sporcunun katılımıyla Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 14 yıldır düzenlediği Uluslararası Fetih Kupası, geleceğin dünya ve olimpiyat şampiyonlarının yetişmesinde başrolü oynadı. Görünen o ki bu rolü büyük bir hevesle oynamaya devam ediyor.

Okmeydanı Okçular Vakfı Tesisleri'nde sıralama atışları gerçekleştirildi. Müsabakaya milli sporcu Mete Gazoz da katıldı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

"Bizim İçin Sadece Bir Hobi Değil, Bir Medeniyet Mirası"

Dünyanın en büyük sivil okçuluk organizasyonu olan Uluslararası Fetih Kupası'nın ruhunu anlamak için organizasyonun yapıldığı mekâna bakmak gerekir. Okmeydanı, Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethinden hemen sonra bizzat okçular için vakfettiği tarihi bir sit alanıdır. Osmanlı döneminde askeri talimlerin yapıldığı, menzil rekorlarının kırıldığı ve dünyanın ilk spor kulüplerinden biri sayılan Okçular Tekkesi, bugün Uluslararası Fetih Kupası ile yeniden görkemli günlerine döndü. Bu organizasyon, dünyaya şu mesajı veriyor: "Okçuluk, bizim için sadece bir hobi değil, bir medeniyet mirasıdır."

Hem Geleneksel Hem de Modern

Uluslararası Fetih Kupası'nı dünyadaki diğer okçuluk turnuvalarından ayıran en belirgin özellik, Menzil (Mesafe) ve Puta (Hedef) okçuluğu gibi geleneksel kategorilerle olimpik ve makaralı yay gibi modern kategorileri aynı çatı altında birleştirmesidir. Geleneksel kategoride sporcular, kendi ülkelerinin tarihi kıyafetleriyle yarışıyor. Türk okçuları; kepade (talim yayı), zihgir (başparmak yüzüğü) ve organik malzemelerden üretilen yaylarıyla boy gösterirken; dünyanın dört bir yanından gelen yabancı okçular da kendi kültürel miraslarını sergiliyor. Modern kategoride ise dünyanın en iyi olimpik okçuları, en üst düzey teknolojiyle üretilen yaylarıyla organizasyonda yer alıyor.

Spor Turizminin Markası Oldu

Asya'dan Avrupa'ya, Amerika kıtasından Afrika'ya kadar yüzlerce sporcuyu İstanbul'da bir araya getirerek kültürel bir etkileşim alanı oluşturan Uluslararası Fetih Kupası, Türkiye'nin kültürel diplomaside ve spor turizminde en güçlü markalarından biri haline geldi. İlham verdiği genç kuşağa köklerini hatırlatan Uluslararası Fetih Kupası, onlara disiplin, odaklanma ve sabır gibi okçuluk felsefesinin temel ögelerini aşılıyor.

Ne Dediler?

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak

"Bundan tam 573 yıl önce bu topraklardan sadece bir şehir fethedilmedi. Gönüller fethedildi, kardeşlik ve muhabbet bağları mayalandı. Bugün burada da o ruhu canlı tutuyor, gelenekten ilham alarak geleceğe yürüyoruz. Atalarımız bize emaneti olan bu şehri, çok yönlü sportif buluşmalarla taçlandırıyor, geleneksel değerlerimize, sporumuza sahip çıkıyoruz. Bu yönüyle Uluslararası Fetih Kupası yalnızca bir spor etkinliği değil, bir kimlik, bir hafıza ve bir duruş şarkısıdır. Bu organizasyonu, el birliği, gönül birliği ile dünyanın en büyük sivil okçuluk buluşmalarından biri haline getirdik. Bu görkemli tablo, Türkiye'nin organizasyon gücünü ve İstanbul'un uluslararası spor vizyonunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. İstanbul, hem tarihi kimliğiyle hem de büyük spor organizasyonlara ev sahipliği yapma gücüyle küresel bir merkez konumundadır."

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy

"Okçuluk, sadece bir spor dalı olarak değil, bir çağı kapatıp başka bir çağ açan ecdadımızın köklü kültürel mirasını geleceğe taşıyan bir değer olarak yeniden hayat bulmaktadır. 21 yaşında İstanbul'u fetheden Cihan Hükümdarı Fatih Sultan Mehmed Han, genç yaşına rağmen tarihin akışını değiştirmiştir. İstanbul'un fethine giden süreçte okçularımızın gösterdiği maharet, büyük zaferin en önemli unsurlarından biri olmuştur. Okçular tekkesi yüzyıllar boyunca sadece spor alanı değil, ilmin, sanatın ve kültürün de elçisi olmuştur."

Dünya Etnospor Birliği Başkanı Bilal Erdoğan

"Son 15 yılda Türkiye'de okçuluğun yükselişi, Türk okçuluğunun dünya meydanında zirvede yer alıyor olması, rekabet ediyor olması bizleri gururlandırıyor. Bütün bu başarıda emeği geçen başta Okçular Vakfımız olmak üzere; Okçuluk Federasyonumuza, Geleneksel Okçuluk Federasyonumuza çok çok teşekkür ediyorum. İyi olan kazansın."

Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş

"Bu mekân çok önemli. Fatih Sultan Mehmed'in ordusu buradaydı ve bu namazgahta kendisi de namaz kıldı. Buradan fetih müyesser oldu ve fethin akabinde bu araziyi okçulara hediye etti. O tarihten itibaren yüzyıllar boyunca burada okçuluk yapıldı ve okçuluk faaliyetleri devam etti. 2013'te Okçular Vakfımızın yeniden ihyasıyla başlayan süreçte, bizler de bu kadim sporumuzu yaşatmaya, geliştirmeye ve gençlerimizle buluşturmaya gayret ettik. Buradan, bu mekândan nice sporcular Avrupa'da, dünyada, olimpiyatlarda madalyalar aldı."

Okçular Vakfı Genel Müdürü Ali İhsan Öz

"Afrika'dan Asya'ya, Orta Asya'dan Balkanlara geniş coğrafyadan gelenler var. Bu haliyle kültürel bir etkinliğe dönüşüyor. Biz sadece sportif bir organizasyon yapmıyoruz. Aynı zamanda burada kültürel bir faaliyet gerçekleştiriyoruz. Kültürlerin, okçuların buluşma noktası Okçular Vakfı'nda ve Okmeydanı'nda gerçekleşiyor. Gelen misafirlerimizi okçuluk çarşımızda Türk lokumu, Türk kahvesi ve yemeklerimizle buluşturuyoruz. Onlar da kılık kıyafet kültüründen el sanatlarına kadar buraya getirip tanıtım yapma imkânı buluyor. Sporcularımızı böyle ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Bu sene 51 ülke ve 800 sporcu var ama seneye bini aşkın sporcuya ulaşmayı planlıyoruz."

Okçuluğun Faydaları

Omuz, sırt ve kol kaslarını güçlendirerek omurga sağlığını (postür) destekler, göz-el koordinasyonunu geliştirerek odaklanma becerilerini artırır. Zihinsel olarak stresi azaltır, sabır ve özgüven kazandırır.