
İstanbul'un göbeğinde, mavinin sonsuzluğunda buluşan bir teknoloji şöleni daha tarihe karıştı. Teknofest Mavi Vatan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın o muazzam ruhuyla adeta yeniden şekillendi. Sahiller doldu taştı, gözler göklerdeydi, yürekler ise tam gaz atıyordu.
Öyle sıradan bir festival değildi bu. Denizle teknolojinin, mavilikle yeşilliğin, geçmişle geleceğin buluşma noktasıydı. Her yaştan insanın yüzünde aynı heyecanı görmek mümkündü – o saf, katıksız merak ve gurur ifadesi.
TCG Anadolu: Halkın Büyük İlgisi
Peki neydi herkesi bu kadar cezbeden? Tabii ki TCG Anadolu! O devasa, göz kamaştırıcı gemi... İnsanlar adeta bir an önce içerisini görebilmek için sıralara girdi. Öyle ki, günler öncesinden plan yapanlar bile vardı. Anne-babalar çocuklarının elinden tutmuş, "Bak yavrum, bu bizim gemimiz!" dercesine anlatıyorlardı.
Sıra beklemek hiç de sıkıcı değildi hani. Havada uçuşan drone'lar, yapay zeka gösterileri, insansız su altı araçları... Beklerken bile izlenecek o kadar çok şey vardı ki! Festival alanı, tam bir keşif cennetine dönüşmüştü.
30 Ağustos Coşkusu Katlandı
Zafer Bayramı'nın o milli ruhu, festivale ayrı bir anlam kattı. Dalgalanan bayraklar, İstiklal Marşı'nı hep bir ağızdan söyleyen binlerce insan... Gözlerdeki yaşları görseniz, anlardınız o anki duyguyu. Geçmişimizin kahramanları, bugünümüzün teknoloji yıldızlarıyla buluşmuştu adeta.
Genç mucitlerin stantlarındaki o heyecanı anlatmak kelimelerle mümkün değil. "Bu projeyi nasıl yaptın?" diye sorduğunuzda, yüzlerindeki o ifade... İçten, samimi ve bir o kadar da gururlu. İşte Türkiye'nin geleceği dediğiniz an, tam olarak buydu.
Festival alanından ayrılırken insanın içinde garip bir his kalıyor – hem gurur, hem de bir sonraki Teknofest'in heyecanı. Şimdiden beklemeye başladık bile!