Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara'da gerçekleştirilen "Vodafone Business Tech Connect Ankara" etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, dünyanın endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş 5G ağlarına, otonom sürüşten kritik altyapı yönetimine kadar uzanan köklü bir teknolojik dönüşümün eşiğinde olduğunu vurguladı.
Teknolojik Devrim ve Ekonomik Büyüme
Konuşmasında bu dönüşümün sadece verimlilik artışı değil, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarı olduğunu belirten Uraloğlu, endüstriyel robotların işçi güvenliğini artırdığını ve çevre dostu üretim modellerini hayata geçirdiğini ifade etti. Otonom araç teknolojilerinin ise trafik kazalarını yüzde 90'a varan oranlarda azaltma potansiyeli taşıdığını, bunun can kayıplarını önleyerek ekonomiye ve sağlık sistemine katkı sağlayacağını kaydetti.
Özelleştirilmiş 5G ağlarının akıllı fabrikalardaki rolüne de değinen Bakan, bu ağların makinalar arası iletişimi kusursuzlaştırarak üretim kesintilerini minimize ettiğini ve küresel tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirdiğini söyledi. Uluslararası tahminlere göre, 2029 yılına kadar küresel 5G bağlantı sayısının 8,5 milyara ulaşacağını ve bu teknolojilerin ekonomik büyümenin motoru haline geldiğini dile getirdi.
Türkiye'nin Altyapı Hamlesi ve 5G Hedefleri
Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin bu küresel dönüşümde seyirci kalmayarak aktif bir oyuncu olmayı seçtiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki altyapı hamleleri sayesinde dijital dönüşümde küresel öncü olma yolunda kararlı adımlar atıldığını ifade etti.
Mevcut fiber optik ağ uzunluğunun 657 bin kilometreye ulaştığını hatırlatan Uraloğlu, "Bu yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre daha artırarak 750 bin kilometreye çıkarmayı, genişbant abone sayımızı 106 milyonun, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz" dedi. 5G teknolojisinin devreye alınmasıyla iletişim hızının yaklaşık 10 kat artacağını ve vatandaşların daha hızlı, güvenilir bir hizmete kavuşacağını belirtti.
Yerli ve Milli Üretim Vurgusu
Bakan Uraloğlu, bu büyük dönüşümde en önemli önceliklerinden birinin, teknolojinin sadece tüketilmediği aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye inşa etmek olduğunun altını çizdi. 5G yetkilendirme ihalesiyle 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde edildiğini ve 1 Nisan 2026'da ilk sinyali alınacak 5G hizmetlerinin 2 yıl içinde tüm ülkeye yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini açıkladı.
İşletmecilere, yıllara göre artan oranlarda yüzde 60'a kadar yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30'a kadar milli haberleşme ürünü kullanma zorunluluğu getirdiklerini hatırlattı. Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) ile 160'tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanın sektörün rekabet gücünü artırmak için çalıştığını ifade etti.
Uraloğlu, 2023'teki 5G proje çağrısı kapsamında yerli firmalara destek sağlandığını, "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi" ile kritik altyapı ürünlerinin geliştirildiğini sözlerine ekledi. Son olarak, "5G sadece bir iletişim teknolojisi değil, Türkiye'nin geleceğe attığı en güçlü adımlardan biridir. Ne kadar yerli ve milli olursak, yarınlarımız o kadar güçlü olacak" diyerek konuşmasını tamamladı.