Capri Adası'nda Aşırı Turizmle Mücadele İçin Yeni Düzenlemeler
Avrupa'nın birçok popüler turistik noktası, son yıllarda aşırı turizm sorunuyla başa çıkmak için çeşitli önlemler alıyor. Bu kapsamda İtalya'nın ünlü Capri Adası'ndan da önemli bir karar geldi. Yaklaşık 15 bin nüfusa sahip olan adaya, yaz aylarında günlük 50 bin ziyaretçinin gelmesi, dar sokaklarda ciddi yoğunluk yaratıyor. Bu durum, yerel halkın ve işletmelerin şikayetlerine yol açtı.
Tur Gruplarına Getirilen Sıkı Kısıtlamalar
Yeni düzenlemeye göre, Capri Adası'na gelen tur grupları en fazla 40 kişiyle sınırlandırılacak. 20 kişiden büyük gruplar için ek kurallar uygulanacak:
- Bayrak ve şemsiye taşımak yasak olacak.
- Hoparlör kullanımı tamamen yasaklanacak; bunun yerine turistlerin rehberlerini dinleyebilmesi için kulaklık takması gerekecek.
- Yalnızca dikkat çekmeyen tabelalar veya resmi rehber panoları kullanılabilecek.
Bu önlemler, popüler seyir noktalarındaki aşırı yüklenmeyi azaltmayı ve dar sokaklardaki tıkanıklıkları önlemeyi amaçlıyor.
Yerel İşletmelerden Olumlu Tepkiler
Karar, Capri'deki işletme sahipleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Capri Otelciler Birliği Başkanı Lorenzo Coppola, Euronews'e yaptığı açıklamada, bu adımı "nihayet daha yaşanabilir bir ada vizyonumuzu yansıtan sorumluluk sahibi bir hamle" olarak nitelendirdi. Coppola, büyük kalabalıkların adanın altyapısını zorladığını ve yerel yaşamı olumsuz etkilediğini vurguladı.
İtalya'nın Aşırı Turizmle Mücadelesi
İtalya, aşırı turizmin getirdiği riskleri en iyi bilen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda, Venedik'te turist vergisi uygulaması ve Floransa'da tatil amaçlı kiralamalara getirilen kısıtlamalar gibi önlemler hayata geçirildi. Capri Adası'ndaki yeni düzenlemeler, bu mücadelenin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Capri'nin Turizm Tarihindeki Kısıtlamalar
Capri Adası, aslında ziyaretçilere yönelik düzenlemeleri 1950'lerden itibaren uygulamaya başlamıştı. O dönemde, radyoların yüksek sesle dinlenmesi ve tahta takunyalar giymek gibi sıkı görgü kuralları vardı. Bu, adanın turizm yönetiminde uzun bir geçmişe sahip olduğunu gösteriyor.
Avrupa genelinde, aşırı turizmle başa çıkmak için birçok destinasyonda kota sistemleri, yeni rezervasyon mekanizmaları ve çeşitli kurallar devreye alınıyor. Capri Adası'ndaki son kararlar, bu küresel eğilimin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Yerel yetkililer, bu önlemlerle hem turist deneyimini iyileştirmeyi hem de adanın sürdürülebilirliğini korumayı hedefliyor.