2025 yılı, emtia piyasalarında özellikle değerli metaller açısından tarihi rekorlara sahne oldu. Altın, gümüş ve platin gibi metaller ons bazında yüzde 60'ın üzerinde artış kaydederken, tarım ürünleri grubu ise genel olarak yatırımcıyı üzen bir performans sergiledi.
Değerli Metaller Tarihi Zirveleri Gördü
Geçen yıl emtia piyasasında en dikkat çeken gelişme, değerli metallerdeki olağanüstü yükseliş oldu. Altın, ons bazında yüzde 64,2 artarak 4 bin 549,94 dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Bu artış, sarı metalin 1979'dan bu yana kaydettiği en hızlı yükseliş olarak kayıtlara geçti.
Altının yanı sıra diğer değerli metaller de benzer şekilde parladı. Gümüş fiyatları yüzde 146 gibi çarpıcı bir artışla onsu 84 dolara tırmandı. Platin yüzde 126,8'lik artışla 2 bin 489,2 dolara, paladyum ise yüzde 74,6'lık artışla 1987,45 dolara çıkarak Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Bu güçlü yükselişin arkasında birkaç temel faktör bulunuyor. ABD Merkez Bankası Fed'in faiz indirimlerine başlaması ve bu politikaya 2026'da da devam edeceği beklentisi, değerli metallere olan talebi artırdı. Ayrıca, küresel jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler, geleneksel bir güvenli liman olan altın ve gümüşe yönelimi güçlendirdi.
Endüstriyel Talep ve Arz Sıkıntıları
Gümüşteki fiyat patlamasının bir diğer nedeni ise endüstriyel alandaki güçlü talep oldu. Güneş enerjisi panelleri, elektronik ürünler ve elektrikli araç sektörlerinden gelen talep, gümüş için sağlam bir zemin oluşturdu. Küresel çapta bir gümüş kıtlığı yaşanacağı yönündeki endişeler de fiyatları yukarı taşıdı.
Platin ve paladyumda ise Çin'in etkisi belirgin şekilde hissedildi. Çin'in otomotiv ve sanayi sektörlerinde kullanılan bu metaller için vadeli işlem ve opsiyon kayıtlarını onaylaması, fiyatları destekledi. Bunlara ek olarak, madencilik arzındaki daralma ve gümrük tarifelerindeki belirsizlikler, platin ve paladyumun değer kazanmasına katkıda bulundu.
Baz Metaller ve Enerji Grubunun Performansı
Değerli metallerin yanı sıra, baz metaller de 2025'te genel olarak yükseliş eğilimindeydi. Küresel ekonomik büyüme tahminlerinin iyileşmesi ve Çin'den gelen talebin devam etmesi, bu grubu destekledi. Bakır fiyatları yüzde 41,9 artarken, alüminyum yüzde 17,2 değer kazandı. Bakırda, ABD Başkanı Donald Trump'ın ithalata getirmeyi planladığı yüzde 50'lik tarife açıklaması ve Endonezya'daki Grasberg madenindeki kazanın arzı etkilemesi, fiyatları rekor seviyelere taşıdı.
Enerji grubunda ise karışık bir tablo hakimdi. Brent petrol fiyatları yıllık bazda yüzde 18,5 gerilerken, doğal gaz fiyatları yüzde 2,1 arttı. Petrol fiyatlarındaki düşüşte, OPEC+'nın üretim kesintilerini gevşetme adımları ve ticaret gerilimlerinin büyümeyi baskılayabileceği endişeleri etkili oldu.
Tarım Ürünlerinde Kahve ve Soya Fasulyesi Öne Çıktı
Tarım emtiaları genelinde düşüş eğilimi görülse de, kahve ve soya fasulyesi bu trendin dışına çıkmayı başardı. Kahve fiyatları yüzde 9,1 artarak libre başına 4,3795 dolarla tarihi zirveyi gördü. Bu artışta, dünyanın en büyük ikinci Arabika üreticisi Kolombiya'ya yönelik olası yeni ABD gümrük vergileri haberleri ve azalan stoklar etkili oldu.
Soya fasulyesi fiyatları ise yüzde 3,6 yükseldi. ABD-Çin ticaret gerilimleri nedeniyle Çin'in Brezilya soya fasulyesine yönelmesi ve daha sonra Çin'in ABD'den alım taahhüdünde bulunması, fiyatları destekledi. Öte yandan, buğday, mısır ve pirinç fiyatları düşüş kaydetti. Şeker fiyatları yüzde 23 gerileyerek 2020'den bu yana en düşük seviyeyi test etti.
Sonuç olarak, 2025 yılı emtia piyasalarında Fed politikaları, jeopolitik riskler ve sektörel arz-talep dengesizliklerinin belirleyici olduğu bir yıl olarak hatırlanacak. Değerli metallerin parlak performansı, yatırımcıların belirsizlik dönemlerinde geleneksel güvenli limanlara olan güvenini bir kez daha gözler önüne serdi.