Küresel piyasalarda yaşanan jeopolitik gerginlikler ve Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'na (Fed) yönelik beklentiler, altın fiyatlarındaki yükselişi desteklemeye devam ediyor. Bu ortamda, Türkiye'de çeyrek altın 10 bin 484 liradan, cumhuriyet altını ise 41 bin 783 liradan alıcı buluyor.
Ons Altında Yükseliş Devam Ediyor
Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı, Cuma gününü yüzde 0,1'lik artışla 4 bin 331 dolardan kapattı. Yeni işlem haftasının ilk gününde ise yükselişini sürdürerek, yaklaşık yüzde 2 primle 4 bin 420 dolar seviyelerinde işlem görmeye başladı. Bu hareket, altının değer kazanma eğiliminin güçlü olduğunu gösteriyor.
Jeopolitik Riskler Altına Talebi Artırıyor
Altın fiyatlarındaki bu canlılığın arkasında birkaç önemli faktör bulunuyor. Öncelikle, ABD'nin Venezuela'ya yönelik attığı adımlar ve Başkan Donald Trump'ın çeşitli ülkelere yönelik söylemleri, küresel çapta jeopolitik endişeleri körüklüyor. Yatırımcılar, belirsizlik dönemlerinde geleneksel bir güvenli liman olarak gördükleri altına yöneliyor. Bu durum, talebi ve dolayısıyla fiyatları yukarı çekiyor.
Diğer yandan, bir süredir devam eden Fed'in daha yumuşak (güvercin) bir politika izleyeceği beklentileri ve merkez bankalarının fiziki altın alımları da piyasayı destekliyordu. Son dönemde ise ABD kaynaklı jeopolitik hamleler, bu teknik desteklere risk temalı bir güç daha eklemiş durumda.
Piyasaların Gözü Bu Hafta ABD'de
Önümüzdeki günlerde altın piyasasının yönünü belirleyecek bir diğer kritik veri ise ABD tarım dışı istihdam raporu olacak. Bu veri, ülkenin iş gücü piyasasının sağlığı konusunda net bir fotoğraf sunacak. Piyasa katılımcıları, Fed'in gelecekteki faiz politikasına dair ipuçları aradığı için, açıklanacak istihdam rakamlarının piyasa yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Güçlü bir istihdam verisi, Fed'in daha sert politikalar izleyebileceği endişesiyle altını baskılayabilirken, zayıf veriler yumuşak politika beklentilerini ve altın alımını güçlendirebilir.
Sonuç olarak, altın piyasası hem küresel siyasi gerilimlerden hem de merkez bankası politikalarına dair beklentilerden beslenen dinamik bir süreçten geçiyor. Yatırımcılar, hem jeopolitik gelişmeleri hem de bu hafta açıklanacak önemli makroekonomik verileri yakından takip ediyor.