Altın Rekorları Kırarken Türk Ülkeleri Öne Çıktı: 3 Ülke 110 Ton Aldı
Altın Rekorları ve Türk Ülkelerinin 110 Ton Alımı

Altın Piyasasında Türk Ülkelerinin Yükselişi

Altın, son iki yılda tam 95 kez rekor kırarak dünya finans piyasalarının yönünü belirleyen başlıca yatırım aracı haline geldi. Geçtiğimiz yılın ilk on bir ayında, merkez bankalarının altın alımları 297 tona ulaştı. Bu alımların neredeyse yarısı, Türkiye, Kazakistan ve Azerbaycan'dan oluşan üç Türk ülkesi tarafından gerçekleştirildi. Toplamda 110 tonluk alım ile bu ülkeler, küresel altın piyasasında önemli bir ağırlık kazandı.

Güvenli Liman Arayışı ve Altının Yükselişi

Altının bu denli değer kazanmasının arkasında, başta ticaret savaşları ve jeopolitik riskler olmak üzere belirsizlik ortamının yarattığı güvenli liman arayışı yer alıyor. Yatırımcılar, enflasyona ve döviz dalgalanmalarına karşı korunma, uzun vadede değer kaybetmeme ve güvenlik hissi gibi nedenlerle altına yöneliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ile ticaret savaşları ve gümrük vergileri gibi politikaları, altının değerini destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor.

Türkiye'nin Altın Rezervlerindeki Payı

Türkiye, rezervleri içinde altının payını yüzde 50'nin üzerine çıkaran ender ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak, fiziki olmayan altın ETF (Borsa Yatırım Fonu) alımları 154 milyon dolar seviyesinde kaldı. Bu durum, Türkiye'nin altın yatırımlarında fiziki varlıklara daha fazla ağırlık verdiğini gösteriyor.

Küresel Alımlar ve Gelecek Beklentileri

Merkez bankalarının altın alımları devam ederken, Polonya Merkez Bankası 92 tonluk alımı ile en fazla altın satın alan kurum olarak kayıtlara geçti. Diğer yandan, Kasım ayında Brezilya, Özbekistan, Kazakistan ve Çin gibi ülkelerin merkez bankaları da önemli miktarlarda altın aldı. 2026 yılına bakıldığında, altın fiyatlarının jeoekonomik belirsizliklerden etkilenmeye devam edeceği öngörülüyor. Ekonomik büyümenin yavaşlaması ve faiz oranlarının düşmesi durumunda, altının orta düzeyde kazançlar sağlayabileceği belirtiliyor.

Öte yandan, Trump yönetiminin politikalarının başarılı olması ve ekonomik büyümenin hızlanması halinde, daha yüksek faiz oranları ve güçlü ABD dolarının altın fiyatlarını aşağı çekebileceği ifade ediliyor. Sonuç olarak, altın piyasasının 2026 yılında sürprizlerle dolu olabileceği ve yatırımcıların dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.