Altının Onsu Orta Doğu Gerilimleriyle Yılın İlk Yarısında Gördüğü Rekordan Döndü
Altının Onsu Rekordan Döndü

Altının ons fiyatı, yılın ilk yarısında Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankasının (Fed) sıkı para politikası beklentileriyle ocak ayında gördüğü rekor seviyeden sert bir düşüş yaşadı. Ocak ayında 5 bin 598 dolarla tarihi zirveyi test eden altının onsu, ikinci çeyrekte bu seviyeden yüzde 28,4 değer kaybederek 4 bin 7 dolara indi. Bugün ise günlük yüzde 0,6 gerilemeyle 4 bin doların altına sarktı.

Orta Doğu Çatışmaları ve Petrol Fiyatları

ABD/İsrail-İran Savaşı'nın genele yayılan etkileri, yılın ilk yarısında varlık fiyatlarında sert hareketlere yol açtı. 28 Şubat'ta ABD/İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve Tahran yönetiminin misillemeleriyle bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalar, altının ons fiyatını aşağı çekti. Yıla 4 bin 313 dolarda başlayan altın, 6 aylık dönemde yüzde 7,1 düştü. Geçen ay ise yüzde 11,7 değer kaybederek Ekim 2008'den bu yana en sert aylık düşüşünü yaşadı.

Çatışmaların başladığı 28 Şubat'tan mart sonuna kadar petrol fiyatları hızla yükseldi. Hürmüz Boğazı'ndaki artan jeopolitik riskler, dünya enerji arzına ilişkin endişeleri tetikleyerek Brent petrolün varil fiyatını 114 dolara kadar çıkardı. Petrol fiyatlarındaki bu yükselişin maliyet kanalıyla küresel enflasyonu yeniden hızlandırabileceği ve ekonomik büyümeyi baskılayabileceği değerlendirmeleri güç kazandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Fed'in Şahin Duruşu ve Doların Güçlenmesi

Artan enflasyon riskleri, başta Fed olmak üzere büyük merkez bankalarının para politikası beklentilerini yeniden şekillendirdi. Savaş öncesinde Fed'in yıl sonuna kadar iki faiz indirimi yapacağı öngörülürken, çatışmalar sonrası bu beklenti tamamen tersine döndü. Para piyasalarında Fed'in yıl sonuna kadar bir faiz artırımı yapacağı neredeyse kesin olarak fiyatlanmaya başlandı. Ayrıca piyasalarda, Fed'in 2027 sonuna kadar politika faizini bir kez daha artırabileceği beklentisi de güç kazandı.

Bu süreçte Fed başkanlığındaki görev değişimi de etkili oldu. 'Şahin' duruşuyla tanınan Kevin Warsh'un başkanlığı devralmasının ardından yaptığı ilk yönlendirmede fiyat istikrarını öncelik olarak vurgulaması ve gerektiğinde ilave faiz artışlarına açık kapı bırakması, piyasaların daha sıkı para politikası beklentilerini pekiştirdi. Warsh'un enflasyonla mücadeleyi önceleyen söylemleri, son dönemde Fed'in bağımsızlığına ilişkin tartışmaların da büyük ölçüde azalmasını sağladı. Böylece savaş öncesinde Fed'e yönelik hakim olan 'güvercin' beklentiler, daha uzun süre sıkı para politikası izleneceği yönündeki 'şahin' beklentilere dönüştü.

Altın Fiyatlarında Gelecek Beklentileri

Fed'in faiz patikasına ilişkin beklentilerin 'şahin' yöne evrilmesi ve artan likidite talebinin doları desteklemesiyle dolar, diğer başlıca para birimleri karşısında güç kazandı. Dolar endeksi kritik eşik olarak görülen 100 seviyesi civarında seyretti. Güçlenen dolar ve Fed'in faiz artırım beklentileri, altının alternatif maliyetini yükselterek ons fiyatlarındaki aşağı yönlü baskıyı artırdı.

Yılın ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden altının ons fiyatının, ikinci yarıda birkaç temel dinamiğin etkisiyle yön bulması bekleniyor. Bu dinamiklerin başında, enflasyon görünümüne bağlı olarak büyük merkez bankalarının para politikalarında atacağı adımlar geliyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu'da kalıcı barışın tesis edilip edilmeyeceği ile küresel ticaretin kesintisiz ve sağlıklı işleyişini koruyup koruyamayacağı da altın fiyatlarının seyri açısından belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması