Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının artmaya devam ettiğini ve ABD Dolarının küresel rezervlerdeki hakimiyetinin gelecek 5 yıl içinde zayıflamasının beklendiğini açıkladı. Konseyin "2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi" sonuçları, son yıllarda hız kazanan küresel "dolarsızlaşma" eğiliminin ve altın biriktirme stratejisinin sürdüğünü ortaya koydu.
Ankete katılım ve jeopolitik etkiler
Şubat ve mayıs ayları arasında 76 merkez bankasının katılımıyla yapılan araştırma, Orta Doğu'daki jeopolitik çatışmaların ardından rezerv yönetiminde yaşanan stratejik eksen kaymasını gözler önüne serdi. Ankete göre, her 10 merkez bankasından 9'u, gelecek 12 ay içinde küresel merkez bankası altın rezervlerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor.
Altın alım planlarında rekor
Altın rezervlerini artırmayı planladığını beyan eden merkez bankalarının oranı yüzde 45 ile tarihi bir zirveye ulaştı. Bu oran geçen yıl yüzde 43 seviyesinde gerçekleşmişti. Araştırma, altının rezerv varlık olarak son dönemde ABD tahvillerini geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor.
Altına ilginin aksine ABD dolarına güven keskin biçimde düşüyor. Katılımcıların yüzde 74'ü, gelecek 5 yıl içinde doların küresel rezervler içindeki payının azalmasını bekliyor.
Yeni alımlar ulusal parayla
Merkez bankalarının altın tutma gerekçelerinde kriz dönemlerindeki performans, uzun vadeli değer saklama aracı olması ve portföy çeşitlendirmesi öne çıkıyor. Yeni altın alımı planlayan bankaların yarısı bu alımları yerel para birimleriyle yerel alım programları üzerinden fonlayacağını belirtirken, yüzde 38'i mevcut rezerv varlıklarını satarak altına döneceğini ifade ediyor.
Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle merkez bankaları, son 4 yılda yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Bu miktar, önceki 10 yıl ortalaması olan 500 tonun iki katına çıktı. Katılımcıların yüzde 83'ü, 5 yıl sonra altının toplam rezervler içindeki payının çok daha yüksek olacağını tahmin ediyor.



