AK Parti tarafından hazırlanan 12'nci Yargı Paketi'nde yer alacak yeni bir düzenleme ile yasal faiz oranı enflasyona endekslenecek. Özellikle ticari uyuşmazlıklar, tazminat davaları, işçilik alacakları ve icra takiplerinde uygulanan faiz yükü, son iki yılda ciddi biçimde arttı. Davaların uzun sürmesi nedeniyle borç miktarları katlanırken hem vatandaşlar hem de şirketler açısından yeni ekonomik riskler ortaya çıktı.
Faizin Ölçüsüz Sonuçları
Atılacak adımla yüksek enflasyon ve yüksek faiz döneminde mevcut yapının 'ölçüsüz sonuçlar' üretmeye başladığı değerlendiriliyor. Özellikle birkaç yıl süren davalarda, başlangıçta makul seviyedeki bir borcun faizlerle birlikte ana paranın kat kat üzerine çıkması, yeni düzenlemenin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.
Yeni Sistem Nasıl İşleyecek?
Yargı Paketi'ne konulacak düzenlemeye göre yasal faiz oranı, Merkez Bankasının yüzde 38,75 seviyesindeki reeskont faiz oranının yüzde 80'i esas alınarak (yüzde 31 oranında) yeniden hesaplanacak. Böylece faiz oranlarının tamamen sabit kalması yerine ekonomik koşullara göre güncellenen ancak kontrol altında tutulan yeni bir mekanizma oluşturulacak. Düzenlemenin temel amacı, iki farklı dengeyi aynı anda korumak olacak: Alacaklının enflasyon karşısında parasının değer kaybetmesini önlemek ve borçlunun aşırı faiz yükü altında ezilmesini engellemek.
Mevcut Sistemde Faiz Oranları Nasıl Uygulanıyor?
2026 yılı itibarıyla borç ilişkileri ve mahkeme süreçlerinde uygulanan temel yasal faiz oranı yıllık yüzde 24 seviyesinde bulunuyor. Taraflar arasında farklı bir faiz oranı kararlaştırılmadığı durumlarda mahkemeler ve icra takiplerinde bu oran esas alınıyor.
Ticari ilişkilerde ise tablo daha ağır. Mal ve hizmet tedarikine ilişkin ticari alacaklarda, ödeme gecikmesi yaşanması halinde uygulanan ticari temerrüt faiz oranı yıllık yüzde 43'e kadar çıkıyor. Özellikle uzun süren ticari davalar ve icra süreçlerinde bu oran, ana borcun kısa sürede katlanmasına neden olabiliyor.
AYM İptal Etmişti
Anayasa Mahkemesi daha önce, 3095 Sayılı Kanun'daki yıllık yüzde 24'lük yasal faiz oranını iptal etmişti. Mahkeme kararında, yüksek enflasyon ortamında sabit kalan faiz oranının alacaklıların zararını karşılamada yetersiz kaldığına dikkat çekilmişti. TBMM'ye yeni düzenleme yapılması için 1 Eylül 2026'ya kadar süre verilmişti.
Faiz Yükü Alacağın Önünde
Özellikle son dönemde yüksek politika faizinin yargı süreçlerindeki faiz hesaplamalarına doğrudan yansımasının vatandaş üzerinde ciddi mağduriyetler oluşturduğu belirtiliyor. Uzun süren davalarda faiz yükünün ana alacağın önüne geçtiği, bazı dosyalarda faiz miktarının borcun birkaç katına ulaştığı ifade ediliyor.
Cumhurbaşkanına Artırma ve Azaltma Yetkisi
Hazırlanan düzenlemeye göre Cumhurbaşkanı, belirlenecek faiz oranını aylık olarak yeniden tespit etmeye, oranı düşürmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkili olacak. Böylece ekonomik dalgalanmalara göre daha hızlı müdahale edilmesi planlanıyor.



