Türk vatandaşlarının yurt dışı gayrimenkul alımları 2025 yılında 2 milyar 675 milyon dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. 2019'da yaklaşık 200 milyon dolar seviyesinde olan bu rakam, altı yıl içinde on katına yaklaştı ve gayrimenkul sektöründe dikkatle takip edilen bir başlık haline geldi. Özellikle Dubai'deki emlak satışları, yatırımcı davranışları açısından önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Yatırımcı Neden Yurt Dışında Konut Arıyor?
Yüksek mimar Emrullah Yedikardeş, Türk yatırımcısının yurt dışı gayrimenkule yönelmesinin tek bir nedenle açıklanamayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Sorulması gereken soru şu: Türk yatırımcısı neden ısrarla yurt dışında konut arıyor? Cevap tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok katmanlı. Bir yanda küreselleşen bir piyasa var; dijital platformlar sayesinde bugün bir yatırımcı Lizbon, Dubai ve İstanbul'u aynı ekranda yan yana koyup karşılaştırabiliyor. Bir dönem yalnızca üst gelir grubunun ilgilendiği bu pazar, artık orta ve üst-orta gelir grubunun da gündeminde. Öte yanda ise yatırımcının her koşulda aradığı asıl şey öne çıkıyor: getiri kadar, hatta çoğu zaman ondan da fazla, öngörülebilirlik."
Dubai'de Alımlar Yavaşladı
Yedikardeş, son verilerin yurt dışı piyasaların da sanıldığı kadar güvenli bir liman olmadığını gösterdiğini ifade etti. Mart 2026'da Körfez bölgesini etkileyen jeopolitik gerginliklerin, Türk yatırımcısının en yoğun tercih ettiği pazarlardan biri olan Dubai'de alımları belirgin biçimde yavaşlattığını söyledi. Yurt dışı gayrimenkul alımlarının söz konusu ayda 187 milyon dolara gerileyerek son 13 ayın en düşük seviyesini gördüğünü belirten Yedikardeş, Avrupa'nın bazı şehirlerinde yaygınlaşan mülk işgali vakalarının da yatırımcıların mülkiyet güvenliği konusundaki endişelerini artırdığını dile getirdi. Yedikardeş'e göre bu tablo, sermayeyi yeniden Türkiye'ye çekmek için önemli bir fırsat yaratıyor.
Sermayeyi Türkiye'de Tutmak Neden Önemli?
Yedikardeş, yurt dışına çıkan sermayenin Türkiye'de kalmasının yalnızca yatırımcı açısından değil, konut piyasasının geneli açısından da önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı. "Bu sermayenin yurt içinde kalması tek başına çift yönlü bir kazançtır. Yurt dışına çıkan kaynağın önemli bir bölümü ülkede kalıp konut üretimine yöneldiğinde piyasaya yeni arz girer; arz arttıkça konut ve kira fiyatları üzerindeki baskı hafifler, kiralar zamanla daha makul ve dengeli bir seviyeye oturur. Yani sermayeyi evde tutmak yalnızca yatırımcıyı değil, ev arayan ve kira ödeyen geniş kesimleri de doğrudan rahatlatır."
Uzun Vadeli Finansman Vurgusu
Türk tasarruf sahibinin yurt dışına yönelmesini yalnızca bir tercih olarak görmemek gerektiğini belirten Yedikardeş, bunun çoğu zaman bir çözüm arayışı olduğunu söyledi. Yedikardeş'e göre uzun vadeli, makul maliyetli ve ödemesi öngörülebilir konut finansmanı araçlarının geliştirilmesi, yatırımcının yeniden Türkiye'de gayrimenkule yönelmesini sağlayabilir. "Sermayeyi zorlayarak değil, cazip kılarak tutmak mümkündür" diyen Yedikardeş, yatırımcıya güven veren modellerin sektör için kritik önemde olduğunu ifade etti.
Küçük Yatırımcıya Yeni Model
Yedikardeş, küçük yatırımcının da nitelikli projelere erişebilmesi gerektiğini belirterek, yatırım modellerinin çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bütün birikimini tek bir daireye bağlamak zorunda kalmayan yatırımcının, nitelikli projelere küçük paylarla ortak olmasının sağlanabileceğini belirten Yedikardeş, bu modelin sermayeyi hem tabana yayacağını hem de yurt içinde tutacağını söyledi.
Kiracı-Ev Sahibi İlişkisi Belirleyici
Gayrimenkul yatırımcısını en çok yıpratan başlıklardan birinin kiracı-ev sahibi ilişkisi olduğunu belirten Yedikardeş, bir mülk sahibi için yatırımın getirisi kadar, bu getiriyi sorunsuz ve öngörülebilir biçimde elde edebilmenin de önemli olduğunu vurguladı. Uzayan uyuşmazlıklar, sonucu kestirilemeyen süreçler ve tarafların hak ve yükümlülüklerindeki belirsizliklerin yatırımcının hevesini zamanla tükettiğini ifade eden Yedikardeş, bu durumun bazı mülk sahiplerini kiraya vermek yerine farklı arayışlara, kimi zaman da yurt dışı yatırımlara yönelttiğini söyledi. Yedikardeş, yatırımcının yurt dışına yönelmesinin somut nedenlerinden birinin de kiracı kaynaklı sorunlardan uzaklaşma isteği olduğunu belirtti. Döviz cinsinden düzenli kira getirisi ve daha öngörülebilir süreçler, yurt dışındaki konutları bazı yatırımcılar için cazip hale getiriyor. Ancak Yedikardeş'e göre hem kiracıyı hem ev sahibini koruyan, hak ve sorumlulukları net biçimde tanımlayan ve uyuşmazlıkları hızla çözen dengeli bir çerçeve, bu yıpranmayı büyük ölçüde azaltabilir.
Kentsel Dönüşümde Fırsat
Yedikardeş, Türkiye'nin deprem gerçeği dikkate alındığında, yurt dışına çıkan sermayenin bir bölümünün dahi güvenli, dayanıklı ve nitelikli konut üretimine yönlendirilmesinin hem ekonomik hem de hayati bir kazanç sağlayacağını ifade etti. Doğru kurgulanmış bir kentsel dönüşüm modelinin, yerli yatırımcı için hem getirisi olan hem de toplumsal faydası yüksek bir alan haline gelebileceğini belirten Yedikardeş, Türkiye'de gayrimenkul piyasasının yeniden cazip hale getirilmesi için güven, finansman ve üretim başlıklarının birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
Fotoğraf: AA



