Türk finans piyasaları, küresel jeopolitik gelişmelerin gölgesinde karışık bir seyir izlemeye devam ediyor. Bir yandan artan risk iştahı, diğer yandan bölgesel gerilimler ve merkez bankalarının politika beklentileri yatırımcıları farklı yönlere çekiyor. Bu karmaşık ortamda döviz ve altın gibi geleneksel güvenli limanlar ilgi görürken, hisse senetleri dalgalı bir performans sergiliyor.
Dolar/TL ve Altında Yükseliş Dikkat Çekiyor
Küresel piyasalarda ABD Doları'nın değer kazanması, yerel piyasalara da yansıdı. Dolar/TL kuru, 32.80 seviyelerinin üzerinde işlem görerek yükseliş eğilimini sürdürdü. Euro/TL ise 35.30 bandının üzerinde hareket etti. Paritedeki bu hareketler, yatırımcıların dolar cinsinden varlıklara olan talebinin devam ettiğini gösterdi.
Değerli madenler piyasasında ise altın öne çıktı. Ons altın fiyatı, 2.400 dolar seviyesini aşarak yeni rekorlar kırmaya devam etti. Gram altın ise 2.500 TL sınırını test ederek yatırımcılar için cazibesini korudu. Altındaki bu güçlü performansın arkasında, jeopolitik belirsizliklerin yanı sıra merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi gibi faktörler yer alıyor.
BIST 100 Endeksi Dalgalı Seyirde
Hisse senetleri tarafında ise tablo daha karmaşık. BIST 100 endeksi, 10.400 puan seviyesinde dengelenmeye çalışıyor. Endeks, gün içinde hem yükseliş hem de düşüş hareketleri göstererek karışık bir grafik çizdi. Bankacılık ve holding hisselerindeki satış baskısı, endeksin üst seviyelere çıkmasını engelliyor.
Öte yandan, bazı şirket hisseleri bireysel güçlü performanslar sergileyerek dikkat çekti. Ancak genel piyasa ruh hali, küresel büyüme endişeleri ve yaklaşan FED (Amerikan Merkez Bankası) toplantısına odaklanmış durumda. Yatırımcılar, FED'in faiz politikasına dair vereceği sinyalleri dikkatle takip ediyor.
Jeopolitik Riskler ve Merkez Bankası Politikaları Belirleyici Olacak
Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek iki ana faktör öne çıkıyor. İlki, Orta Doğu'daki gerilimler ve Rusya-Ukrayna savaşının seyri gibi jeopolitik risk unsurları. Bu tür belirsizlikler devam ettiği sürece, dolar ve altın gibi varlıklara olan talep canlı kalabilir.
İkinci önemli faktör ise küresel merkez bankalarının para politikalarındaki yol haritası. Özellikle FED'in faiz indirim zamanlamasına dair açıklamalar, tüm gelişmekte olan piyasalar gibi Türkiye'yi de doğrudan etkileyecek. Yurt içinde ise enflasyonla mücadele politikalarının devamı ve mali disiplin vurgusu, TL cinsinden varlıkların performansı için kritik önem taşıyor.
Sonuç olarak, finansal piyasalar iç ve dış kaynaklı çok sayıda değişkenin etkisi altında. Yatırımcıların bu dönemde daha temkinli davranması ve portföy çeşitlendirmesine önem vermesi bekleniyor. Piyasa katılımcıları, veri akışını ve politika yapıcıların açıklamalarını yakından izlemeye devam edecek.