Hürmüz Boğazı'nda Yaşanan Kriz Avrupa Gaz Fiyatlarını Vurdu: Yüzde 48'lik Artış Kaydedildi
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak askeri operasyonlarının ardından küresel enerji piyasalarında ciddi bir şok dalgası yaşanıyor. Özellikle dünya enerji tedarik zincirinin hayati bir arteri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin büyük ölçüde durma noktasına gelmesi, Avrupa doğal gaz fiyatlarında tarihi bir artışa yol açtı. Gün içinde kaydedilen yükseliş oranı yüzde 48'i bularak, enerji piyasalarında endişeleri tırmandırdı.
TTF Piyasasında Rekor Seviyeler
Avrupa'nın en derin ve en likit sanal doğal gaz ticaret noktası olan Hollanda merkezli TTF'de, nisan vadeli kontratlar üzerinden megavatsaat başına gaz fiyatı Türkiye saati ile 16.01 itibarıyla 47,2 avro seviyesinden işlem gördü. Bu rakam, saldırıların gerçekleştiği 27 Şubat tarihindeki kapanış fiyatı olan megavatsaat başına 31,95 avro ile karşılaştırıldığında, sadece bir gün içinde kaydedilen yüzde 48'lik muazzam bir sıçramayı temsil ediyor. Böylece, Avrupa gaz piyasalarında fiyatlar önceki kapanışa göre neredeyse yarı yarıya artmış oldu.
Katar'da LNG Üretiminin Durması Endişeleri Artırdı
Krizin boyutunu daha da derinleştiren gelişme ise İran'dan fırlatılan insansız hava araçlarından birinin Katar'ın Ras Laffan Sanayi Şehri'nde bulunan ve Qatar Energy'e ait bir enerji tesisini hedef alması oldu. Bu saldırının hemen ardından şirket, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimini geçici olarak durdurduğunu resmen açıkladı. Bu karar, küresel LNG tedarikine yönelik var olan endişeleri katbekat artırırken, fiyatlar üzerinde de anında yukarı yönlü bir baskı oluşturdu.
Hürmüz Boğazı'nın Küresel Enerji Tedarikindeki Kritik Rolü
Basra Körfezi'nin ağzında konumlanan dar ve stratejik su yolu olan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu bölgesindeki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünyanın geri kalan pazarlarına bağlayan hayati bir köprü görevi görüyor. İstatistiklere göre, dünya genelindeki LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20'si bu kritik geçit üzerinden taşınıyor. Özellikle dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biri olan Katar'ın neredeyse tamamına yakın LNG ihracatı, Hürmüz Boğazı rotası üzerinden uluslararası müşterilere ulaştırılıyor.
Hürmüz Boğazı'ndan geçen LNG ticaretinin büyük bir bölümünü Çin'in öncülük ettiği Asya ülkelerindeki alıcılar oluştursa da, küresel gaz piyasalarında tedarike yönelik olası herhangi bir aksaklık veya kesinti, Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada fiyatlar üzerinde yukarı yönlü ciddi bir baskı meydana getiriyor. Mevcut durum da bu teoriyi doğrular nitelikte.
Avrupa'nın Düşük Gaz Depolama Seviyeleri Ek Baskı Yaratıyor
Krizin etkilerini daha da şiddetlendiren bir diğer faktör ise Avrupa Birliği ülkelerinin gaz depolarındaki doluluk oranlarının endişe verici seviyelere gerilemiş olması. Depolardaki doluluk oranının yüzde 30 barajının altına düşmesi, kıtanın uluslararası piyasalardan tedarik etmek zorunda olduğu LNG miktarını önemli ölçüde artırıyor. Bu da, arz-talep dengesizliğini körükleyerek fiyatların daha da yükselmesine zemin hazırlıyor. Sonuç olarak, hem jeopolitik gerilimler hem de yapısal arz sorunları, Avrupa enerji piyasalarını müşterek bir şekilde zorluyor ve tüketicilere yansıyan maliyetleri rekor seviyelere taşıyor.
