S&P Türkiye'de Enflasyon ve Faiz Beklentilerini Açıkladı: Riskler Dengeli
S&P Türkiye'de Enflasyon ve Faiz Beklentilerini Açıkladı

S&P Türkiye Ekonomisi İçin Enflasyon ve Faiz Beklentilerini Paylaştı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-/B" olarak teyit ederken, not görünümünü "durağan" olarak korudu. Kuruluşun Kıdemli Direktörü Frank Gill, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamalarda Türkiye ekonomisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Orta Doğu Savaşının Ekonomik Etkileri

Gill, Orta Doğu'daki savaşın ardından petrol ve gaz fiyatlarındaki artışın Türkiye'yi etkilediğini belirtti. Bu durumun enflasyon, ödemeler dengesi ve döviz kuruna olan güven üzerinde baskı yarattığını ifade eden Gill, Merkez Bankası'nın spot piyasaya müdahale etmek zorunda kaldığını kaydetti.

Altın swapları üzerinden de bazı etkilerin görüldüğünü dile getiren Gill, şu açıklamayı yaptı:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

"Bu yüzden, en azından Türkiye dahil olmak üzere Doğu Avrupa'daki gelişmekte olan ekonomiler için temel soru, petrol fiyatlarının 28 Şubat öncesindeki seviyelere ne zaman ulaşabileceği. Türkiye'deki yetkililerin kontrolü dışında gelişmeler olsa da politika tarafında yoğun bir çaba var. Şubat sonundan bu yana Türkiye'de fiilen parasal sıkılaşmanın arttığını söylemek mümkün."

Rezervler ve Faiz Politikası

Savaş sonrası dönemde Türkiye'nin uluslararası rezervlerine yönelik baskı oluştuğunu belirten Gill, bu durumun dış şokun Merkez Bankası bilançosundaki yansımalarından biri olduğunu vurguladı. Gill, mevcut koşullar altında Merkez Bankası'nın yaz sonuna kadar faiz indirimi yapmasını oldukça düşük bir ihtimal olarak gördüğünü ifade etti.

Bu kapsamda sıkı para politikasının sürmesini beklediğini dile getiren Gill, petrol ve doğal gazda fiziksel arz açığının görülmeye başlandığını söyledi.

Enflasyon Beklentileri Revize Edildi

Gill, Hürmüz Boğazı'nda ticaret akışının kesilmesi, ücret artışı ve diğer gelişmeler ışığında Türkiye için bu yılki ortalama enflasyon beklentilerini revize ettiklerini açıkladı:

  • Bu yıl için ortalama enflasyonun yüzde 30'un biraz altında gerçekleşmesi bekleniyor.
  • Hürmüz Boğazı'nın mayısta yeniden açılması durumunda, ortalama enflasyonun gelecek yıl yüzde 20'nin biraz altına gerileyeceği öngörülüyor.

Ancak daha olumsuz bir senaryoda bu yıl ve gelecek yıl için ortalama enflasyonun 5-6 puan daha yüksek olabileceğini belirten Gill, bu durumun enflasyonla mücadele programı açısından ilave bir zorluk anlamına gelebileceğini kaydetti.

Not Görünümü İstikrarlı Tabloya İşaret Ediyor

Gill, Türkiye ekonomisine ilişkin görünümlerinin durağan olduğunu anımsatarak, risklerin dengeli olduğunu vurguladı. Not görünümünün durağan olmasının oldukça istikrarlı bir tabloya işaret ettiğini ifade eden Gill, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye gibi orta gelirli bir ekonomi için kredi notunun görece düşük olduğu söylenebilir ancak Türkiye ekonomisinin dirençli, çeşitli ve gelişmiş bir özel sektör başta olmak üzere önemli yapısal güçlü yanları var. Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının bu yıl yaklaşık 1,4-1,5 trilyon dolar seviyesinde olmasını bekliyoruz. Demografik yapı da oldukça avantajlı."

Dış Borçların Çevrilmesinde Sorun Beklenmiyor

Türkiye'nin dış finansman dinamiklerini de değerlendiren Gill, dış finansman ihtiyacının büyük bölümünün finansal sektörün kısa vadeli dış finansmanından kaynaklandığını söyledi. Son 10 yılda bu kapsamdaki borçların çevrilmesi konusunda genel anlamda bir sorun yaşanmadığına dikkati çeken Gill, mevcut durumda da borçların yeniden çevrilmesi konusunda büyük bir sorun beklemediklerini belirtti.

Gill, bu kapsamdaki alacaklıların önemli bir kısmının Körfez bölgesinde olduğunu anımsatarak, baz senaryolarının Hürmüz Boğazı'nın mayısta açılması olduğunu ifade etti. Bu varsayıma dayanarak Türkiye açısından durumun yönetilebilir olduğunu düşündüklerini sözlerine ekledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Öte yandan Gill, 28 Şubat'tan sonra yerleşik olmayanların Türk lirası cinsinden pozisyonlarında yaklaşık 20 milyar dolarlık bir çıkış olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinde büyümenin bu yıl yüzde 3,4 ile dirençli kalmasını bekliyor.