Türkiye, geçen yıl hidroelektrikte toplam kurulu gücünü yaklaşık 32 bin 294 megavat seviyesine taşıyarak Avrupa kıtasında ikinci sırada yer aldı. Uluslararası Hidroelektrik Derneği (IHA) tarafından yayımlanan "2026 Dünya Hidroelektrik Görünümü" raporuna göre, Türkiye dünya genelinde ise Çin, Brezilya, ABD, Kanada, Hindistan, Rusya, Japonya ve Norveç'in ardından dokuzuncu sırada bulunuyor.
Türkiye, gelişmiş ekonomileri geride bıraktı
Türkiye, Avrupa'da Norveç'in hemen ardından en büyük ikinci hidroelektrik kurulu güç kapasitesine sahip ülke olarak Fransa, İspanya ve İtalya gibi gelişmiş ekonomileri geride bıraktı. Rapora göre, geçen yıl dünya genelinde hidroelektrik kurulu gücü 1469 gigavata ulaştı. Bunun 1269 gigavatını konvansiyonel hidroelektrik santraller, 201 gigavatını ise pompaj depolamalı hidroelektrik tesisleri oluşturdu.
Küresel hidroelektrik üretimi rekor seviyede
Geçen yıl toplam 28 gigavat yeni hidroelektrik kapasitesi devreye alınırken, pompaj depolamalı santraller tarihindeki en yüksek yıllık kapasite artışını kaydetti. Küresel hidroelektrik üretimi ise 4 bin 495 teravatsaat seviyesinde gerçekleşti. Bu miktar, dünya genelindeki rüzgar ve güneş enerjisi üretiminin toplamına yakın seviyeye ulaşarak hidroelektriğin halen dünyanın en büyük yenilenebilir elektrik kaynağı olduğunu ortaya koydu.
Pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımları hızlanmalı
Hidroelektrik Santralları Sanayi İş İnsanları Derneği (HESİAD) Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, Türkiye'nin özellikle pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarını hızlandırması gerektiğini ifade etti. Güven, artan elektrik talebi, enerji güvenliği endişeleri ve güneş ile rüzgar enerjisi kurulu gücündeki hızlı artışın hidroelektrik yatırımlarını yeniden ön plana çıkardığını söyledi.
Güven, küresel ölçekte geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyüne dikkati çekerek, "Dünya genelinde geliştirme aşamasındaki hidroelektrik proje portföyü 1127 gigavata ulaştı. Bunun 621 gigavatını pompaj depolamalı hidroelektrik projeleri, 506 gigavatını ise konvansiyonel hidroelektrik projeleri oluşturuyor. Toplam proje portföyünün 390 gigavattan fazlası halihazırda inşaat aşamasında bulunuyor." dedi.
Hidroelektrik santrallerinin çok yönlü faydaları
Güven, enerji sistemlerinin yalnızca elektrik üretimine değil, aynı zamanda esneklik, dengeleme, rezerv kapasite ve şebeke güvenliğini sağlayacak teknolojilere ihtiyaç duyduğunu belirterek, hidroelektrik santrallerinin bu hizmetleri aynı anda sunabilen nadir üretim kaynakları arasında yer aldığını dile getirdi. Türkiye açısından ise güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarındaki artışın rezervuarlı hidroelektrik santralleri ile pompaj depolamalı tesislerin önemini daha da artırdığına işaret etti.
Türkiye için enerji dönüşümü fırsatları
Güven, "Dünya hidroelektrik sektöründe başlayan yeni yatırım dalgası, Türkiye için de enerji dönüşümünü destekleyecek önemli fırsatlar sunuyor." ifadesini kullandı. Türkiye'de enerji depolama yatırımlarının uzun süreli depolama sağlayan pompaj depolamalı hidroelektrik santrallerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Güven, "Türkiye için yapılacak yatırım modelinde depolama tesisleri ile beraber sistemi destekleyecek ve uzun süreli depolama sağlayacak pompaj depolamalı santrallerin yatırım kararlarının en kısa sürede verilmesinin enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve depolama kapasitesinin yenilenebilir kaynaklar kanalıyla hayata geçirilmesi için çok önemli olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.



