Oturulan Ev Satılarak Yapılan Spekülatif Yatırımlar Büyük Risk Taşıyor
Son dönemde Türkiye'de vatandaşların oturdukları konutları satarak yüksek getiri beklentisiyle alternatif yatırım araçlarına yönelmesi, piyasalardaki dalgalanmalar sonrası ciddi mağduriyetlere yol açıyor. Uzmanlar, bu tür spekülatif yatırımlara karşı dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarını sıklaştırıyor.
"Ev Satarak Altın Alınmaz, Altın Satarak Ev Alınır"
Uzmanlar, oturulan konutun spekülatif bir yatırım aracı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgularken, konutunu satan birçok kişinin elde ettiği kazançla aynı evi yeniden satın alamadığına dikkati çekiyor. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, oturulan konutu satarak altın ve kripto varlıklar gibi yatırım araçlarının alınması davranışının son dönemde giderek sıklaştığını belirtti.
Prof. Dr. Hepşen, bu durumun akabinde yaşanan kaybın sadece finansal olmadığını ve barınma tarafında da kalıcı etkiler ortaya çıkabildiğini söyledi. Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman da yatırımın temel ihtiyaç olan ev, araba ve dükkan gibi varlıklar alındıktan sonra yapılması gerektiğini belirterek, "Oturulan evi satarak spekülatif yatırımlar yapmak acı sonuçlar ortaya çıkartır. Ev satarak altın alınmaz, altın satarak ev alınır" dedi.
Geri Dönüşü Olmayan Sonuçlar Doğurabilir
Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin ise, "Özellikle oturulan konutun satılarak bu tür enstrümanlara yönelmek son derece riskli ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuruyor" ifadelerini kullandı. Şahin, vatandaşların yatırım kararlarını alırken daha temkinli davranmaları ve uzman görüşlerine başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Bu bağlamda, uzmanların ortak görüşü şu şekilde özetlenebilir:
- Oturulan konut, spekülatif yatırım aracı olarak görülmemelidir.
- Alternatif yatırımlar, temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra değerlendirilmelidir.
- Piyasa dalgalanmaları, ani kararların ciddi finansal ve sosyal kayıplara yol açabileceğini göstermektedir.
Sonuç olarak, vatandaşların yatırım yaparken kısa vadeli getiriler yerine uzun vadeli ve güvenli stratejiler izlemeleri, oturdukları ev gibi temel varlıkları riske atmamaları öneriliyor.



