Maden Karşıtlığı ve Manipülasyonlar: Türkiye'nin Gerçekleri
Günümüzde bir kesim, zeytin ağaçları, su kaynakları ve çevre gibi konuları bahane ederek Türkiye'de madencilik faaliyetlerine engel olmaya çalışıyor. Bu grubun bir bölümü, konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan manipülasyonların kurbanı durumunda. Diğer bir bölümü ise, siyasi saiklerle bu engelleme çabalarına dahil oluyor. Üçüncü bir kesim ise, Türkiye'nin madencilik alanındaki ilerlemesinden endişe duyan Batılı güçlerin hizmetkârları olarak nitelendiriliyor.
Geçmişten Günümüze Madencilik Sorunları
Yanlış madencilik uygulamaları dünyanın pek çok ülkesinde geçmişte ve günümüzde yaşanmıştır. Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya'da kapitalist şirketlerin vahşi uygulamaları sessizce devam ediyor. Türkiye'de ise, kömürden demir-çeliğe, bakırdan altına kadar birçok maden işletmesi, ülkenin sermayesini yok pahasına kaçırmıştır. Bu işletmeler, kökleri dışarıda olup, ülke yönetimindeki isimleri de etkilemişlerdir.
Ancak, Recep Tayyip Erdoğan'ın paralel yapılanmalara karşı başlattığı savaşla birlikte büyük bir temizlik hareketi gerçekleştirildi. Özellikle 15 Temmuz işgal girişiminin ardından, maden alanındaki birimlerde yapılan temizlikler sayesinde FETÖ ve diğer paralel unsurlardan arındırılan Türkiye, madencilik sahasında önemli ilerlemeler kaydetti.
Yeni Dönemde Alınan Tedbirler ve İlerlemeler
Maden işletmelerine yönelik sürekli denetimler ve ciddi yaptırımlar getirildi. Gerekli müeyyideler uygulanıyor, cezalar kesiliyor ve hatta ruhsat iptalleri yapılıyor. Geçmişte sömürülen maden sahaları artık rehabilite ediliyor ve bu arazilere fidanlar dikiliyor. Bu fidanlar tutuyor ve büyüyor, hatta bazı şirketler diktiği ağaçlardan mahsul almaya başlamış durumda.
Altın Araması ve Çevre Koruma Dengesi
Maden kaynakları, bir ülkenin en değerli varlıklarıdır. Uzmanlar, altın araması sırasında siyanür kullanılmadığını ve orman katliamı yapılmadığını defalarca vurgulamıştır. Altın ararken, jeofizik yöntemler ve sondajlar kullanılır. Çıkan verilere göre, kaynağın maliyetleri karşılayıp karşılamayacağı ve ülke ekonomisine katkı sağlayıp sağlamayacağı değerlendirilir.
Türkiye'de kayıtlı orman alanı yaklaşık 245 bin kilometrekare iken, madencilik yapılan alan sadece 660 kilometrekaredir. Bu, kayıtlı orman alanının binde 3'üne denk gelmektedir. Ormanlar kesilebilir ve yeniden dikilebilir, ancak maden kaynakları sadece bulundukları yerde çıkarılabilir.
Madencilik Süreçleri ve Denetim Mekanizmaları
Maden sahaları devlet tarafından ihale edilir ve üretime geçilmeden önce ÇED raporuyla onlarca kurum tarafından değerlendirme yapılır. İzin süreci tamamlandıktan sonra, uygulamada bir problem olması durumunda hukuk yoluyla yürütme durdurulabilir. Arama ruhsatından tesisleşmeye kadar en az 7-8 yıllık bir süreç geçmektedir.
Yerli ve Millî Üretimin Önemi
Türkiye'de üretilen altının tamamı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından satın alınır. Yerli ve millî firmalarımız ile yetişmiş kadrolarımız sayesinde, hem yurt içinde hem de yurt dışında altın arama, bulma ve üretme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Dünyaya örnek olacak uygulamaların var olduğu Türkiye'de, maden karşıtlığı yapan paylaşımların üreticilerine, madenin hayatımızdaki yerini düşünmeleri çağrısı yapılıyor.