Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü, Orta Karadeniz bölgesinde bulunan derelerden alınan anaç balıklardan üretilen yavruları iç su kaynaklarına salarak biyolojik çeşitliliği artırıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 2005 yılında başlatılan Doğal Alabalık Üretilmesi ve Orman İçi Suların Balıklandırılması Projesi kapsamında, Orta Karadeniz bölgesindeki Amasya, Çorum, Ordu, Samsun ve Tokat illerindeki derelerden anaç alabalıklar toplanıyor.
Projenin Amacı ve Uygulama Süreci
Toplanan anaç alabalıklar, Trabzon'daki Maçka Altındere Alabalık Üretim İstasyonu'nda yavrulatılarak, anaçların alındığı derelere yavru olarak salınıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, projenin amacının doğal su kaynaklarındaki balık popülasyonunu desteklemek, biyolojik çeşitliliği korumak ve su ekosistemlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak olduğunu belirtti. Doğan, "Önceden tespit edilen derelerden alınan anaç balıklardan üretilen yavrular, doğal ekosistemi ve genetik devamlılığı korumak amacıyla kendi derelerine geri salınmaktadır. Aynı bölgelere tekrarlı balık salımı yapılmasının amacı, doğal alabalık popülasyonlarını güçlendirmek ve biyolojik çeşitliliği korumaktır" dedi.
21 Yıllık Süreçte Salınan Balık Sayısı
Doğan, projenin başladığı 2005 yılından itibaren bölge müdürlüğü sorumluluğunda bulunan Amasya, Çorum, Ordu, Samsun ve Tokat illerine toplam 1 milyon 161 bin doğal alabalık salındığını açıkladı. Bu balıkların 215 bininin Abant alabalığı olduğunu belirten Doğan, bu yıl Ordu'nun Kabadüz ilçesindeki derelere 35 bin, Akkuş ilçesindeki derelere 15 bin, Samsun'un Çarşamba ve Salıpazarı ilçelerindeki derelere ise 10 bin alabalık saldıklarını ifade etti.
Biyolojik Çeşitliliğe Katkı
Doğal alabalık üretimi ve balıklandırma çalışmaları, bölgedeki su ekosistemlerinin sağlıklı bir şekilde devam etmesine yardımcı oluyor. Doğan, doğal su kaynaklarının korunması için alabalık yavrusu salımına devam edeceklerini vurgulayarak, bu tür projelerin biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.



