İstilacı Türlerle Mücadelede Kapsamlı Adımlar Atılıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Türkiye'deki istilacı yabancı türlere karşı önemli bir değerlendirme çalışması gerçekleştirdi. Yapılan araştırmalar sonucunda 106 denizel, 56 karasal, 13 iç su ve 2 amfibik olmak üzere toplam 177 istilacı yabancı tür tespit edildi ve bu türlerin etkileri detaylı bir şekilde analiz edildi.
Biyolojik Çeşitlilik ve Ekonomik Tehditler
DKMP Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgilere göre, söz konusu istilacı türler yalnızca biyolojik çeşitlilik kaybına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda insan sağlığına ve ülke ekonomisine de ciddi zararlar veriyor. Türkiye'nin taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında, Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi hedefleri doğrultusunda, bilinen veya potansiyel istilacı yabancı türlerin 2030 yılına kadar en az yüzde 50 oranında azaltılması öngörülüyor. Özellikle adalar gibi öncelikli alanlarda, bu türlerin tamamen yok edilmesi veya kontrol altına alınmasıyla doğaya verilen zararların minimize edilmesi amaçlanıyor.
Projeler ve Uygulama Çalışmaları
On İkinci Kalkınma Planı'nda (2024-2028) yer alan politika ve tedbirlere uygun olarak, Genel Müdürlük tarafından istilacı yabancı türlere yönelik projeler aralıksız bir şekilde yürütülüyor. MARIAS Projesi ile Türkiye'nin dört denizinde belirlenen pilot alanlarda Kuzey Atlantik denizyıldızı, deniz salyangozu, katil yosun, aslan balığı ve su sümbülü gibi türlere odaklanıldı. TERIAS Projesi kapsamında ise karasal ve iç su ekosistemlerinde itdolanbacı, yeşil papağan, kırmızı yanaklı su kaplumbağası, gümüşi havuz balığı, sivrisinek balığı ve su maymunu gibi hedef türler üzerinde çalışmalar gerçekleştirildi.
Bu iki projenin tamamlanmasının ardından, hazırlanan yönetim planlarının uygulanmasına "İstilacı Yabancı Türlerin Oluşturduğu Tehditlerin Yönetimi Projesi" kapsamında devam ediliyor. Mücadele çalışmaları kapsamında:
- Kırmızı yanaklı su kaplumbağasının pilot alanlardan toplanması ve farkındalık faaliyetleri,
- İç sularda yayılım gösteren gümüşi havuz balığı ve sivrisinek balığına karşı avcılık yoluyla mücadele,
- Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki itdolanbacı için korunan alanlarda fiziksel kontrol ve izleme uygulamaları,
- İzmir'de yeşil papağana yönelik izleme çalışmaları,
- Edirne'de Gala Gölü Milli Parkı'nda su maymunu ve Ankara'da yeşil papağan üzerine çalışmalar yürütülüyor.
Yeni Düzenlemeler ve Koordinasyon Mekanizmaları
Çalışmalara ek olarak, 2024 yılında Ulusal İstilacı Yabancı Türler Strateji ve Eylem Planı (2024-2035) hazırlandı. Ayrıca, "İstilacı Yabancı Türlerin Girişinin ve Yayılmasının Önlenmesi ve Yönetimine İlişkin Yönetmelik" ile Türkiye'de istilacı yabancı türlere dair ilk kapsamlı ve özel düzenleme hayata geçirildi. Bu düzenlemeyle birlikte:
- İlgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla Ulusal İstilacı Yabancı Türler Komisyonu kurulacak.
- Sucul ve Karasal Teknik Danışma Grupları oluşturularak bilimsel temelli kararlar alınacak.
- Toplumun bilinçlendirilmesi ve sürece dahil edilmesi yoluyla mücadelenin etki boyutunun artırılması hedeflenecek.
Türkiye'nin doğal zenginliklerinin korunması, ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakılması amacıyla hazırlanan bu düzenlemeler, istilacı yabancı türlerle mücadelede güçlü, koordineli ve bilim temelli bir yapının tesis edilmesini amaçlıyor. Ayrıca, ulusal düzeyde izleme ve veri paylaşımı için "Türkiye Ulusal İstilacı Yabancı Türler Veri ve Bilgi Sistemi (TurİST)" oluşturularak, tüm verilerin merkezi bir platformda toplanması sağlandı.



