Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen Mustafa Cambaz anma ve ödül töreninde konuştu. Likoğlu, 15 Temmuz gecesi şehit edilen meslektaşı Mustafa Cambaz'ın fotoğrafları ve şehadetiyle Yeni Şafak'a çok önemli bir görev bıraktığını belirtti.
“Bu yarışmayla üzerimize düşen görevi yapma gayreti içindeyiz. Bu vesileyle hem fotoğraf severleri teşvik ediyor hem 15 Temmuz ihanetini unutturmuyoruz” diyen Likoğlu, yarışmanın her yıl düzenlendiğini ve Cambaz'ın hatırasını yaşattığını söyledi.
15 Temmuz gecesi 253 şehit, milyonlarca direniş
Likoğlu, konuşmasında Türkiye'nin 10 yıl önce büyük bir işgal ve ihanet girişimine maruz kaldığını hatırlattı. Darbeye kalkışan Fetullahçı hainlerin, milletin şanlı direnişiyle hezimete uğratıldığını ifade etti. O gece 253 insanın şehit düştüğünü, milyonlarca vatan evladının canı pahasına direndiğini ve yüzlerce vatandaşın gazi olduğunu aktardı.
Likoğlu, “Meslektaşımız, mesai arkadaşımız Mustafa Cambaz da o gece direnenler arasında şehit edilen tek gazeteciydi” dedi. Yeni Şafak'ın yayın hayatı boyunca daima vesayetin karşısında durduğunu ve 15 Temmuz öncesi aylarca Fetullahçı tehlikeye dikkat çeken yayınlar yaptığını vurguladı. Mustafa Cambaz'ın da böyle bir yayın kuruluşunun mensubu olduğunu belirtti.
Fotoğraf mirası: 118 Ulu Cami
Mustafa Cambaz'ın muhabirliğin yanı sıra fotoğrafçılığa büyük ilgi duyduğunu kaydeden Likoğlu, kayda geçen binlerce fotoğrafı olduğunu söyledi. Cambaz'ın “118 Ulu Cami”yi fotoğraflayarak bu toprakların tapusu niteliğinde bir eser bıraktığını ifade etti. Fotoğrafseverlerin ve genç fotoğrafçıların onun hayallerini daima yaşatacağına inandığını sözlerine ekledi.
Bu yılki özel ödül: Habib-i Neccar Camii
Likoğlu, milletin 15 Temmuz gecesi gösterdiği direnişin yanı sıra 6 Şubat deprem felaketinde de büyük bir dayanışma örneği sergilediğini hatırlattı. Bu nedenle bu yılki “Hikâyeyi Tamamla” özel ödülünün konusunu, 6 Şubat'ta yıkılan ve yeniden ihya edilen Habib-i Neccar Camii olarak belirlediklerini duyurdu.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda anma
Törenin yapıldığı Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nın demokrasi tarihi açısından derin izler ve acı hatıralar barındırdığına dikkat çeken Likoğlu, darbelerin anası olarak nitelendirdiği 27 Mayıs ihanetini gerçekleştirenlerin, demokrasinin ilk şehidi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş ilk Başbakanı Adnan Menderes ile arkadaşlarını bu adada yargılayıp idama mahkûm ettiğini hatırlattı.
15 Temmuz direnişi ve Cumhurbaşkanı'nın dirayetiyle bugün burada demokrasinin son şehitlerinden Mustafa Cambaz adına anma ve ödül töreni gerçekleştirildiğini söyleyen Likoğlu, “15 Temmuz direnişiyle sadece bir darbe girişimini bastırmadık, sadece darbeler tarihine son verilmedi. Ülkemizin ve bölgemizin kaderi değişti. Bu tarihi direnişi hatırda tutmak ve kahramanlarını anmak en temel görevimiz olmalı” diye konuştu.
Fırat Yurdakul: Yarışma bir vefa projesi
Jüri Başkanı Fırat Yurdakul ise Mustafa Cambaz Fotoğraf Yarışması'nın yalnızca başarılı fotoğrafların ödüllendirildiği bir organizasyon olmadığını vurguladı. “Aynı zamanda cesareti, hakikate bağlılığı ve meslek ahlakını yaşatan bir vefa projesidir” dedi.
Yurdakul, jüri üyeleri olarak eserleri değerlendirirken teknik başarının yanı sıra her karenin bir hikâye anlatmasını, bir gerçeğe şahitlik etmesini ve fotoğrafın taşıdığı insani değeri yansıtmasını aradıklarını ifade etti.



