İki çocuk annesi Angelina Marie, şeker ve karbonhidrat tüketimini tamamen bırakarak bir yıl içinde 37 kilo verdi. 95 kilodan 58 kiloya düşen Marie, sosyal medyada paylaştığı deneyiminde kendini hiç olmadığı kadar iyi hissettiğini söyledi. Bu dönüşüm, kilo vermek isteyenlerin dikkatini çekerken uzmanlar da yöntemin bilimsel temelini açıkladı.
Angelina Marie'nin kilo verme süreci
Angelina Marie, takipçilerine seslenerek, "Bir yıl içinde 95 kilodan 58 kiloya düştüm. Şeker ve karbonhidratı hayatımdan çıkardım ve hayatımda hiç bu kadar iyi hissetmemiştim" dedi. Marie'nin paylaştığı video kısa sürede büyük ilgi gördü ve birçok kişi benzer bir yöntem denemeye karar verdi.
Şeker ve karbonhidratın kilo alımındaki rolü
Dünya Sağlık Örgütü, sağlıklı kilonun korunması için günlük şeker tüketiminin toplam enerji alımının yüzde 10'unun altında tutulmasını tavsiye ediyor. Bu öneri, daha az şeker tüketen yetişkinlerin daha düşük vücut ağırlığına sahip olduğunu ve diyetteki şeker miktarının artmasının kilo artışıyla doğrudan ilişkili olduğunu gösteren bilimsel çalışmalara dayanıyor.
Beslenme terapisti Alison Bladh, şeker ile kilo alımı arasındaki bilimsel ilişkiyi açıklayarak özellikle karın bölgesinin risk altında olduğuna dikkat çekti. Bladh, "Visseral yağ, insülin direnciyle güçlü şekilde ilişkilidir. Bu durum vücudun kan şekerini etkili biçimde düzenleyememesine yol açar" dedi.
İnsülin direnci ve karın yağlanması
Bladh, "İnsülin seviyeleri sürekli yüksek kaldığında vücut, özellikle karın çevresinde yağ depolamaya yönelir. Bu nedenle insülin hassasiyetini artıran yöntemler, göbek yağlarının azaltılmasında kilit rol oynar" ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre insülin hassasiyetini artıran stratejiler arasında öğünlerde proteine öncelik verilmesi, rafine karbonhidrat ve şekerin azaltılması, lif oranı yüksek besinlerin tercih edilmesi ve kan şekeri dalgalanmalarını önlemek için öğünlerin dengeli aralıklarla tüketilmesi yer alıyor.
Bladh ayrıca, "Düşük kalorili diyetlerin aksine, insülin hassasiyetini artırmak metabolizmayı yavaşlatmaz ve kas kaybına neden olmaz. Bu yaklaşım, karın bölgesinde yağ depolanmasının temel nedenini hedef alır" dedi.
Rafine karbonhidratlardan kaçının
Karbonhidratların da dikkatli tüketilmesi gerektiği vurgulanıyor. Rafine karbonhidratlar vücutta hızla şekere dönüşerek kan şekerini yükseltiyor ve uzun süre tok kalmayı zorlaştırıyor. Diyetisyen Ana Reisdorf ise şunları söyledi: "Kilo vermeyi zorlaştıran karbonhidratlar; yüksek şekerli ve lif oranı düşük olan, örneğin şekerli atıştırmalıklar, beyaz ekmek, hamur işleri ve aşırı işlenmiş gıdalardır."
Reisdorf, "Bu tür karbonhidratlar kan şekeri ve insülinde ani yükselmelere neden olur ve bu durum yağ depolanmasını artırabilir" diye ekledi. Sağlıklı alternatifler için ise şöyle konuştu: "Tam tahıllar, baklagiller ve sebzeler gibi kompleks karbonhidratlar daha yavaş sindirilir. Bu sayede kan şekeri dengede kalır, tokluk süresi uzar ve aşırı yeme riski azalır. Bu da sağlıklı kilo kontrolünü destekler."



