Ramazan'da En Sık Yapılan Beslenme Hataları: 6 Uzman Kritik Uyarılarda Bulundu
Ramazan'da Beslenme Hataları: Uzmanlar Uyarıyor

Ramazan'da En Sık Yapılan Beslenme Hataları: 6 Uzman Kritik Uyarılarda Bulundu

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte, iftar ve sahur sofraları aileleri bir araya getirirken, sağlıklı beslenme konusu da önem kazanıyor. Kardiyoloji, iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanlarından 6 deneyimli uzman, Ramazan'da en çok yapılan beslenme hatalarını değerlendirerek, dengeli bir oruç süreci için kritik ipuçları paylaştı. Uzmanlar, Ramazan'ın hem ruhsal hem de fiziksel olarak sağlıklı geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Durumu Oruç Kararını Belirlemeli

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, Ramazan ayında hastaların sıklıkla "Oruç tutabilir miyim?" sorusuyla karşılaştıklarını belirtti. Boztosun, bu kararın mutlaka hastalığın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Hastalar, oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabiliyor. Sağlığını tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemeli" dedi.

Yaşlılarda Oruç ve Su Dengesine Dikkat

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Aras, "Oruç tutma kararı mutlaka kişinin bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmeli. Bu süreç hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmeli. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumlar yaşlılıkla birlikte sık görülebiliyor. Vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteği azalabiliyor" şeklinde konuştu.

Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen ise uzun süreli susuzluğun özellikle böbrek hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. Özmen, "Vücudun su dengesinin korunması hayati önem taşıyor. İftar ile sahur arasında suyun yeterli ve dengeli şekilde, aralıklı olarak tüketilmesi gerekir. Kış döneminde de su içme isteği azalır. Bu duruma dikkat edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.

İftarda Sindirim Sistemi İçin Doğru Başlangıç

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Ramazan ayında orucun uzun süreli açlık anlamına geldiğini belirterek, bu sürecin sağlıklı yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Korkut, iftara ılık bir çorba ve hafif bir yemekle başlanmasını önererek, "Ilık bir çorba ve hafif bir yemekle başlangıç yapılması sindirim sistemi açısından daha doğrudur. Ramazan döneminde kabızlık ve şişkinlik şikayetleri artabilir. Yemekler iyi çiğnenmeli ve yavaş tüketilmeli. Hızlı yemek yeme, birçok sindirim problemi başta olmak üzere farklı hastalıklara da zemin hazırlayabilir. Uzun süre tok kalabilmek için protein tüketimi ihmal edilmemeli. Sahur, mutlaka yapılmalı. Yemek yedikten hemen sonra yatmak ise mide sağlığına zarar verebilir" dedi.

Orucun Ruhsal Faydaları ve Beslenme İpuçları

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Tuman, "Oruç tutmak stresi azaltıyor. Dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturuyor. Ruhsal dayanıklılığı artırıyor. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterdiği bile kanıtlanmıştır. Ramazan ayı, aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönemdir. Bu sürecin manevi yönü ruh sağlığına önemli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu.

Diyetisyen Fatma Betül Çelebi ise Ramazan'da doğru beslenmenin formülünü paylaştı: "İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmek önemli. Yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamak kilo artışına zemin hazırlayabilir. Düşük kalorili ancak besleyici gıdalar tercih edilmeli. Çorba tüketimi ardından 10-15 dakika ara vererek, ana yemeğe geçilmeli. Bu tokluk kontrolü açısından çok faydalı. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynakları eklenmeli. Bu uzun süre tok kalmaya yardımcı olur. Tam buğday ekmeği tercih edilmeli. Sahura kalkma alışkanlığı olmayan kişilere ise en azından kefir tüketmelerini tavsiye ederim."

Uzmanların ortak görüşü, Ramazan ayının sağlıklı ve bilinçli bir şekilde geçirilmesinin, hem fiziksel hem de ruhsal iyilik hali için kritik olduğu yönünde. Bu süreçte bireysel sağlık durumunun dikkate alınması ve hekim tavsiyelerine uyulması önem taşıyor.