Arı sütüyle diyabetik ayak yaralarına yerli tedavi ürünü geliştiriliyor
Arı sütüyle diyabetik ayak yaralarına yerli tedavi

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), diyabet hastalarında sık görülen ve uzuv kaybına kadar ilerleyebilen kronik yaralar için arı sütü temelli yerli bir tedavi ürünü geliştirmek üzere harekete geçti. Proje kapsamında, arı sütünden izole edilen ekstraselüler veziküller (hücreler arası iletişimi sağlayan doğal nano yapılar), fotokürlenebilir bir hidrojel içine entegre edilecek. Elde edilen jel kıvamındaki örtü, yaraya uygulandığında kontrollü bir şekilde iyileştirici maddeler salgılayarak yara iyileşmesini hızlandırmayı hedefliyor.

Proje detayları ve amaçları

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen 'Diyabetik Ayak Ülseri Tedavisine Yönelik Arı Sütü Kaynaklı Ekstraselüler Vezikül (RJEV)-Yüklü Fotokürlenebilir GelMA Hidrojellerin Geliştirilmesi' başlıklı projede, Bursa bölgesinden temin edilen kaliteli arı sütleri kullanılacak. Proje yürütücüsü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökçe Taner, geliştirilecek ürünün diyabetik ayak ülseri tedavisinde devrim yaratma potansiyeli taşıdığını belirtti.

Arı sütünün iyileştirici gücü

Doç. Dr. Taner, arı sütünün içerdiği ekstraselüler veziküllerin yara iyileşmesinde kritik rol oynadığını vurguladı. Taner, 'Biz bu projede, arı sütünü doğrudan kullanmak yerine içindeki vezikülleri izole edip hidrojel içine entegre ediyoruz. Bu sayede hem kontrollü salım sağlıyoruz hem de yaranın şekline uyum sağlayabilen bir yara örtüsü elde ediyoruz. Diyabetik ülseratif yaralar oldukça derin ve şekilsiz olduğu için geleneksel gazlı bezler yeterli olmuyor. Hidrojel yapı, uygulandığı anda jelleşerek yarayı tamamen kaplıyor ve iyileşme sürecini kontrollü hale getiriyor' dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Dünya genelinde diyabet verileri

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde 589 milyon yetişkin diyabet hastası bulunuyor. Bu sayı yetişkin nüfusun yüzde 11'ine, yani her 9 kişiden birine denk geliyor. Diyabet, sadece kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı kalmayıp; damar ve sinir hasarına yol açarak kronik yaralara, enfeksiyonlara ve hatta uzuv kaybına neden olabiliyor. Proje, bu ciddi sağlık sorununa doğal ve etkili bir çözüm sunmayı amaçlıyor.

Çok disiplinli ekip ve deney hayvanı çalışmaları

Proje ekibinde Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Haluk Barbaros Oral, Doç. Dr. Diğdem Yöğen Ermiş, Dr. Öğretim Üyesi Salih Haldun Bal ile Veteriner Fakültesi'nden Doç. Dr. Sabire Güler yer alıyor. Ayrıca genç araştırmacılar Dr. Halime Serinçay, Hilal Akar, Hilal Vardar ve İrem Özveri de projeye destek veriyor. Taner, projede ileri düzey moleküler karakterizasyon ve deney hayvanı çalışmalarının da yapılacağını, böylece ürünün güvenilirlik ve etkinliğinin kanıtlanacağını ifade etti.

Yerli üretim ve ekonomik katkı

Doç. Dr. Taner, geleneksel yara bakım ürünlerinin (gazlı bez gibi) sadece yarayı kapattığını, iyileşmeye katkı sağlamadığını belirterek, 'Yeni nesil hidrojel biyomalzemeler, yara ortamında nemli bir ortam yaratıyor, hücre çoğalmasını ve yeni damar oluşumunu destekliyor. Proje başarıyla tamamlandığında katma değeri yüksek, dışa bağımlılığı azaltan bir sağlık ürünü ortaya çıkacak. Ayrıca diyabet komplikasyonlarının getirdiği ekonomik yükü de hafifletecek' diye konuştu.

Projenin geleceği

Projenin henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirten Taner, 'Translasyonel tıp yaklaşımıyla temel bilimdeki bulguları medikal alana aktarıyoruz. Başarılı sonuçlar alındığında, diyabetik kronik yaralar için etkili bir tedavi seçeneği sunmuş olacağız' dedi. Projenin tamamlanmasının ardından klinik öncesi ve klinik çalışmalarla ürünün insanlarda kullanımının yolu açılacak.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması