Ramazanda Sık Yapılan Beslenme Hataları ve Doğru Yaklaşımlar
Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Zeynep Yaşar, ramazan ayında sıkça yapılan beslenme hatalarına dikkat çekerek, metabolizmayı korumanın yollarını detaylı bir şekilde anlattı. Yaşar, özellikle sahur öğününün atlanmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Sahur Atlamak En Büyük Yanlış
Zeynep Yaşar, ramazanda beslenme rutinindeki en büyük hatanın sahur atlamak olduğunu belirtti. Uykuya meyilli kişilerin bu öğünü geçiştirmesinin, gün boyu halsizlik ve kan şekeri düşüklüğü gibi problemlere neden olabileceğini ifade etti. Yaşar, sahur sofralarında bireyi tok tutacak protein ağırlıklı menülerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.
Yumurta, peynir, süt ve yoğurt grubunun mutlaka tüketilmesi gerektiğini kaydeden Yaşar, ekmek grubunda ise tam tahıllı gıdaların seçilmesini önerdi. Ayrıca, sahurda çok yağlı, tuzlu, kızartılmış yiyecekler ve aşırı şekerli gıdalardan uzak durulması konusunda uyarıda bulundu.
İftarda Hızlı Yemek ve Diğer Hatalar
Diyetisyen Yaşar, iftarda yapılan yaygın hataları şöyle sıraladı:
- Hızlı yemek yemek: İftarı açmanın heyecanıyla çok hızlı yemek tüketmek.
- Aşırı yağlı beslenmek: Özellikle kızartma ürünlerinin fazla tüketimi.
- Tuzlu beslenmek: Sahurda tuzlu gıdaların susuzluğa yol açması.
- Yetersiz su tüketimi: Normalde de su içmekte zorlanan toplumun, ramazanda bu sorunu daha da artırması.
Yaşar, iftara hurmayla başlamanın iyi bir alternatif olduğunu belirterek, "Hurmayla başlamak güzel bir seçenek olabilir. Hurma, kompleks karbonhidrat içerdiği için kan şekerini hızlı yükseltmez." dedi. Hurmanın yanında bir bardak su ve ardından çorba ile iftar öğününe başlanmasını tavsiye etti.
Çorba ve Ana Yemek Arasına Ara Verilmeli
Çorba ile ana yemek arasına mutlaka zaman dilimi konulması gerektiğini vurgulayan Yaşar, hızlı yemenin hazımsızlık ve şişkinliğe neden olduğunu söyledi. "Çorbadan sonra en az 9-10 dakika ara vermek gerekiyor. Bu sürede sofradan kalkılabilir, namaz kılınabilir veya dik durarak yürüyüş yapılabilir." şeklinde konuştu.
Tatlı tüketimi konusunda da önemli uyarılarda bulunan Yaşar, yemeğin hemen ardından tatlı yenmemesi gerektiğini belirtti. "Tatlıyı yiyebilmek için üzerinden en az 2 saat geçmesi gerekir." diyen Yaşar, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve tatlılarının tercih edilmesini önerdi. Meyvelerin şekerle birleştirilmeden fırınlanıp, üzerine tarçın ve kuruyemiş eklenerek daha sağlıklı bir tatlı alternatifi oluşturulabileceğini ifade etti.
Sıvı Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ramazanda sıvı tüketiminin önemine değinen Yaşar, günlük su ihtiyacının kilo başına 30-35 mililitre (yaklaşık 1,5-2 litre) olduğunu hatırlattı. Çay ve kahvenin su yerine geçmediğini vurgulayarak, "Kesinlikle suyu su olarak tüketeceğiz. 'Ben su yerine çay içtim' demek doğru değil." dedi.
Gazlı içeceklerin asla önerilmediğini belirten Yaşar, bunların hazımsızlık problemlerini artırabileceğini söyledi. Bunun yerine rezene, papatya çayı gibi sindirim sistemine faydalı çayların 1-2 fincanı geçmeyecek şekilde tüketilebileceğini ifade etti.
Kronik Hastalığı Olanlar ve Spor Yapanlar İçin Öneriler
Diyabet, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanların oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışarak ilaç düzenlemesi yapması gerektiğini vurgulayan Yaşar, spor yapanlar için en ideal zamanın iftardan 1-2 saat sonra olduğunu belirtti. Antrenman sonrası boşalan glikojen depolarını doldurmak için karbonhidrat ve protein içeren hafif bir ara öğün yapılmasını tavsiye etti.
Bayram süresince lifli gıdalara ağırlık verilmesinin sindirim sistemi sağlığı için kritik olduğunu söyleyen Yaşar, "Ramazanda uzun süre açlık nedeniyle vücudun metabolizma dengesi bozuluyor. Bu yüzden vücudu alıştırarak eski beslenme düzenimize dönmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı. Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenme kurallarına uyulduğunda vücudun olumlu yanıt vereceğini de sözlerine ekledi.



