Hava değişimlerinde artan baş ağrıları birçok kişiye tesadüf gibi gelse de, uzmanlara göre bunun bilimsel bir karşılığı bulunuyor. Özellikle sıcak-soğuk geçişleri, lodos ve ani basınç değişimleri; beyin damarlarını ve sinir sistemini doğrudan etkileyerek baş ağrısı ve migren ataklarını tetikleyebiliyor. Uzmanlar, bu çevresel faktörlerin sanılandan çok daha güçlü bir etkiye sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Beyin Dış Dünyadan Daha Fazla Etkileniyor
Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir, özellikle sıcak-soğuk geçişlerinin baş ağrısı ve migren ataklarını tetikleyebildiğini belirtti. Dr. Özdemir, "Beyin, dış dünyadan sandığımızdan çok daha fazla etkilenir. Sıcaklık değişimleri, atmosfer basıncı (barometrik basınç) ve nem oranı; beyin damarlarını, sinir uçlarını ve ağrı algısını doğrudan etkileyen temel çevresel faktörler arasında yer alır. Hava, yalnızca soluduğumuz bir unsur değil; aynı zamanda sinir sistemimizin sürekli temas halinde olduğu görünmez bir uyarandır" ifadelerini kullandı.
Migrenin Merkezinde Trigeminal Sistem Var
Dr. Özdemir, migren ve baş ağrısının merkezinde yer alan temel yapının trigeminal sinir sistemi olduğunu açıkladı. "Beyin zarlarını ve damarları saran ağrı lifleri, ani sıcak-soğuk değişimlerine karşı oldukça hassastır. Bu değişimler sinir liflerinde aşırı duyarlılığa, yani sensitizasyona yol açar. Bunun sonucunda CGRP gibi ağrı artırıcı maddeler salınır, beyin damarları genişler ve ağrı sinyalleri belirgin şekilde artar. Kişinin hissettiği zonklama, basınç, sıkışma ya da kilitlenme hissi aslında bu biyolojik sürecin dışa yansımasıdır" dedi.
Sıcaklık Artışı Damarları, Damarlar Ağrıyı Tetikler
Sıcak havanın migreni artıran en belirgin çevresel faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, "Sıcaklık artışı damar genişlemesine neden olurken, sıvı kaybı beyin hacminde mikroskobik değişimlere yol açar. Elektrolit dengesizliği ise sinir iletimini bozar. Özellikle 30°C üzeri sıcaklıklarda migren ataklarının belirgin şekilde arttığı gösterilmiştir. Yaz aylarında artan baş ağrılarının nedeni çoğu zaman yalnızca güneş değil, beynin bu fizyolojik tepkisidir" diye konuştu.
Soğuk Hava Trigeminal Refleksi Başlatır
Dr. Özdemir, soğuk hava ve keskin rüzgârın da benzer şekilde trigeminal sistemi uyardığını belirtti. "Yüz ve alın bölgesindeki soğuk reseptörler aktive olur, trigeminal sinir refleks olarak devreye girer ve halk arasında 'beyin donması' olarak tarif edilen, tıpta ice-cream headache mekanizması olarak bilinen durum ortaya çıkar. Bazı kişilerde soğuk migreni başlatırken, bazı kişiler de damar büzüşmesi nedeniyle geçici rahatlama sağlayabilir. Bu durum, soğuğun sinir sistemi ve damar yapısı üzerinde çift yönlü etkisiyle ilişkilidir" ifadelerini kullandı.
Lodos Sadece Rüzgar Değil, Bir Migren Tetikleyicisidir
Atmosfer basıncındaki değişimlerin, özellikle lodosun, en dikkat çekici tetikleyicilerden biri olduğunu söyleyen Dr. Özdemir, "Barometrik basınçtaki ani düşüşler, migren atağını tetikler. Bunun nedeni beyin içi basınç dengelerinin değişmesi, sinüslerin ve beyin zarlarının gerilmesi ve ağrı eşiklerinin düşmesidir. Lodoslu günlerde migren şikâyetlerinin artması, yalnızca bir gözlem değil, bilimsel olarak gösterilmiş bir gerçektir. Bu atmosfer değişikliklerinden herkes aynı şekilde etkilenmemektedir. Migren hastaları, gerilim tipi baş ağrısı olanlar, sinüziti olanlar, uyku düzensizliği yaşayanlar ve anksiyete ile stres düzeyi yüksek olan kişiler bu değişimlere karşı çok daha hassastır. Çünkü sinir sistemleri zaten uyarılmaya yatkın bir zemindedir" dedi.
Basınç Değişimleriyle Baş Etmenin Yolları
Havanın gerçekten beyni ve ağrıları tetiklediğini belirten Dr. Özdemir, basınç değişimleriyle baş etmek için şu önerilerde bulundu:
- Sıcaklık-soğukluk dengesine dikkat ederek ani sıcaklık değişikliklerinden kaçınmak,
- Bol su tüketmek,
- Uyku düzenini korumak,
- Migren varsa koruyucu tedavileri ihmal etmemek,
- Hassasiyeti olan kişilerin mutlaka atak günlüğü tutması.
Bu önlemler, hava değişimlerinin neden olduğu baş ağrısı ve migren ataklarını azaltmada etkili olabilir.