Duygusal Zekası Yüksek İnsanların Asla Kullanmadığı 6 Cümle
Duygusal Zekası Yüksek İnsanların Kaçındığı 6 Cümle

Bir insanın duygusal zekasını anlamak için uzun testlere gerek yok. Uzmanlara göre, günlük hayatta sıkça kullanılan bazı ifadeler, karşımızdakinin duygularını ne kadar önemsediğimizi ele veriyor. Psikologların dikkat çektiği bu cümleler, çoğu zaman farkında olmadan empatiyi zedeliyor ve iletişimi çıkmaza sürüklüyor. Duygusal zekası yüksek kişiler ise bu ifadelerden özellikle kaçınıyor.

Zihin Okuma Beklemek İlişkiyi Bitirir

Listede yer alan en sinsi cümlelerden biri, karşı tarafın zihninizi okumasını beklemek. 'Neden üzüldüğümü anlaman lazım' ya da 'bilseydin sormazdın zaten' gibi ifadeler, aslında karşı taraftan imkansız bir şey istemek anlamına geliyor. İnsanlar zihin okuyamaz. Üzgün olduğunuzu fark etseler bile, tam olarak neye bozulduğunuzu çıkaramazlar. Siz söylemediğiniz sürece tahmin yürütürler ve çoğu zaman yanlış tahmin ederler. Ardından siz 'demek ki umursamıyor' diye düşünür, o da ne yaptığını anlayamadığı için geri çekilir. İki taraf da aynı masada oturup birbirini kaçırır.

Duygusal zekası yüksek insanlar burada farklı davranır. Beklemenin yükünü karşı tarafa yıkmazlar. 'Bugün şuna çok bozuldum ve biraz konuşmaya ihtiyacım var' demek kulağa daha kırılgan gelir ama ilişkiyi ayakta tutan da o kırılganlıktır.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

'Erkek Adam Ağlamaz' Demenin Görünmeyen Bedeli

Bir çocuğun gözü dolduğunda, 'erkek adam ağlamaz' ya da 'ağlamanın ne anlamı var' gibi cümleler sıkça duyulur. Bu ifadeler, karşınızdaki kişiyi en savunmasız halinde geri iter. O anda söylenecek en doğru cümle 'iyi ki anlatabildin' olmalıdır. Duygusal zekası yüksek insanlar, bu tür ifadelerden kaçınarak karşı tarafın duygularını bastırmasına neden olmaz.

'Ben Böyleyim ve Değişmem' Aslında Neyi Kapatıyor?

İlk bakışta dürüst bir cümle gibi görünen 'ben böyleyim işte', çoğu zaman konuşmayı bitirmenin kibar bir yoludur. Karşı taraf size bir geri bildirim verdiğinde ve kırdığınız bir şeyi söylediğinde bu cümle her şeyi durdurur. Duygusal zeka, değişmek zorunda olmakla ilgili değildir; hatasını duyabilmek ve 'haklısın, buna bakayım' diyebilmekle ilgilidir.

'Çok Hassassın' ile 'Böyle Hissedecek Ne Var Ki' Aynı Yere Çıkar

Bu iki cümle ayrı ağızlardan ve farklı tonlarda söylense de bıraktıkları iz aynıdır. Genellikle yatıştırmak için kurulurlar ancak karşıdakine 'senin hissin abartılı ve yersiz' mesajını verirler. Oysa bir duygu mantıklı olmadığı için yok sayılmaz. 'Bana mantıksız geliyor ama madem seni bu kadar üzüyor, o zaman anlat' demek hem dürüst kalır hem de konuşmayı sürdürür.

'Ben Hiç Kızmam' Diyenin Gözden Kaçırdığı

Kulağa olgun bir itiraf gibi gelen 'ben hiç sinirlenmem' ifadesi, aslında öfkeyi bastırmak anlamına gelir. Psikologlara göre, öfkeyi hiç hissetmemekle onu yönetmek bambaşka şeylerdir. Duygusal zeka, sinirini inkar eden değil, 'şu an sinirliyim, biraz durayım' diyebilen insanda görülür. O küçük durakta 'kızmadım' demekle 'kızdım ama düşünmek istiyorum' demek arasındaki yarım saniye, her şeyi değiştirir.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması