Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in vefatı, dizi ve sinema sektöründeki yoğun çalışma temposunun sağlık üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıdı. Uzun çalışma saatleri, stres ve düzensiz yaşam koşullarının özellikle kalp sağlığı üzerindeki olası riskleri tartışılırken, konuyu Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Kılıç değerlendirdi.
Stres Kalp Sağlığını Tetikliyor
Prof. Dr. Kılıç, bu konuda kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmanın zorluğuna dikkat çekerek, özellikle stresli ve düzensiz çalışma koşullarının kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dair güçlü bilimsel veriler olduğunu belirtti. Kılıç, sözlerine şöyle devam etti:
"Ece İrtem'in vefatı hepimizi derinden etkiledi. 35 yaş çok genç bir yaş ve bu tür ani kayıplar 'Nasıl olabilir?' sorusunu akla getiriyor. Genç yaşta tanınmış kişilerin kalp rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybettiğine dair haberler dikkat çekici olduğu için akılda daha fazla kalabiliyor. Ancak her vaka ayrıntılı incelendiğinde ölüm nedenleri çok farklı olabiliyor."
Rekabet ve Stresin Etkisi
Oyunculuk gibi rekabetin yüksek olduğu sektörlerin akut koroner sendromu yani kalp krizini tetiklemede dolaylı etkileri olabileceğini vurgulayan Kılıç, "Kronik stres bunların başında geliyor. Yoğun çalışma temposu, performans baskısı, kamuoyu önünde olmanın getirdiği stres ve düzensiz yaşam biçimi kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Uyku düzensizliği, uzun çekim saatleri, seyahatler ve vardiyalı çalışma gibi programlar kalp hastalığı risk faktörleriyle ilişkilendiriliyor" dedi.
Yaşam Tarzı Faktörleri
Yaşam tarzının da önemli bir faktör olduğunu belirten Kılıç, "Beslenme düzensizlikleri, sigara kullanımı, alkol veya düzensiz ilaç kullanımı, aşırı kilo değişimleri gibi etkenler, özellikle genetik eğilimi olan kişilerde kardiyovasküler riski artırabilir. Yoğun fiziksel dönüşümler de tetikleyici olabilir. Bazı oyuncuların roller için kısa sürede kilo alıp vermesi veya ağır antrenman programları vücut üzerinde ek yük oluşturabilir" ifadelerini kullandı.
Ancak Kılıç, genç yaşta görülen kalp kaynaklı ölümlerin önemli bir kısmında doğuştan gelen veya genetik kalp hastalıkları, fark edilmemiş ritim bozuklukları, genetik kökenli kalp kası hastalıkları ve nadir damar anomalileri gibi faktörlerin de rol oynayabildiğini belirtti. "Dolayısıyla 'oyunculuk sektöründeki rekabet genç yaşta kalp ölümüne neden oluyor' demek için henüz yeterli bilimsel kanıt yok. Ancak yoğun iş yükünün olduğu diğer branşlarda olduğu gibi oyunculuk sektöründeki mevcut koşulların kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği yönünde bilimsel veriler bulunuyor" dedi.
Bu durumun sadece oyuncular için değil; finans, sağlık, hukuk, spor gibi yüksek baskılı meslekler için de geçerli olduğunu vurgulayan Kılıç, "Ani ölümlerin çoğunda ilk değerlendirmelerde kalp krizi ihtimali üzerinde durulsa da kesin ölüm nedeninin otopsi raporuyla netleşeceği aşikardır" diye konuştu.



