Yeni bir yılın başlangıcı, çoğu zaman vitrinlerin parıltısı ve dileklerin coşkusuyla gelir. Ancak Klinik Psikolog Esra Ezmeci, gerçek bir taze başlangıç için önce geçmişle hesaplaşmanın şart olduğunu vurguluyor. 03 Ocak 2026 tarihinde paylaştığı görüşler, sadece takvim yapraklarını değil, zihnimizdeki yükleri de değiştirmenin önemine işaret ediyor.
Yeni Yıla Girmek Kolay, Eski Yıldan Çıkmak Zor
Esra Ezmeci'ye göre, yılın değişmesi otomatik bir süreçtir. Saatler ilerler, günler geçer. Fakat asıl mesele, bir önceki yılda biriken kırgınlıklar, yarım kalanlar ve suçluluk duyguları ile vedalaşabilmektir. Bu duygusal yükler farkında olmadan taşınırsa, her yeni yıl aslında eskinin tekrarına dönüşebilir. Psikolog, "Ne istiyorum?" sorusunu sormadan önce, "Ben hâlâ neyi, niye taşıyorum?" diye içsel bir sorgulama yapmamız gerektiğinin altını çiziyor.
Tekrar Eden Hikayelerin Nedeni: Geçmişe Takılı Kalmak
Ezmeci, hayatımızda sürekli tekrar eden olumsuzlukların ve acıların büyük bir kısmının, geçmişten tam anlamıyla çıkamamakla ilişkili olduğunu belirtiyor. İnsanlar yeni yılı dört gözle beklerken, eski yılın deneyimlerini geride bırakmadan ilerlemeye çalışır. Bu durum ise aynı senaryonun farklı dekorlarda yeniden yaşanmasına yol açar. Yeni yılın getirdiği coşku, ancak geçmişin yüklerinden arınıldığında anlam kazanır.
Geçmişi Arkada Bırakmanın Yolları
Klinik Psikolog, geçmişi geride bırakmanın bir cesaret ve kabullenme işi olduğunu söylüyor. Bazen insanın ihtiyacı olan şey, yeni bir yıldan ziyade, eski ve tamamlanmamış bir gerçekle yüzleşmektir. Bu süreçte atılması gereken adımlar şunlar olabilir:
- İçsel Sorgulama: Taşıdığınız duygusal yükleri dürüstçe tanımlayın.
- Kabullenme: Olanları değiştiremeyeceğinizi kabul edip, odak noktanızı geleceğe çevirin.
- Bilinçli Bırakma: Size zarar veren anıları ve duyguları serbest bırakmak için sembolik bir eylem yapın.
Esra Ezmeci'nin mesajı nettir: Sokakların ışıklarla süslendiği, umut cümlelerinin havada uçuştuğu bu dönemde, yüksek sesle "Ben hâlâ geçen yılın içindeyim" diyebilmek, gerçek bir dönüşümün ilk adımıdır. Geçmişle vedalaşmadan atılan her adım, yeni yılı değil, eski hikayeyi devam ettirir.