Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye'de sendikal haklar alanında son çeyrek asırda önemli bir dönüşüm yaşandığını açıkladı. Bakan Tunç, bu süreci 'somut kazanımların reform dönemi' olarak tanımladı.
23 Yıllık Reform Sürecinin Kazanımları
Memur-Sen ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliğinde Kızılcahamam'da düzenlenen '4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu-Yargı Kararları ve Hukuki Tartışmalar' Sempozyumu'na katılan Bakan Tunç, burada önemli mesajlar verdi.
Tunç, 'Türkiye'nin son 23 yılı, sendikal hakların söylemden çıkıp somut kazanımlara dönüştürüldüğü bir reform dönemi olmuştur' ifadelerini kullandı. 2002 sonrasında hayata geçirilen düzenlemelerin, sendikacılık tarihinde modern hukuk devleti zemininde bir kırılma noktası oluşturduğunu vurguladı.
Anayasal Güvence ve Memur-Sen'in Rolü
Konuşmasında Memur-Sen Konfederasyonuna da değinen Bakan Tunç, kuruluşun 1 milyonu aşkın üyesiyle çalışma hayatına değer kattığını söyledi. Memur-Sen'in, kamu görevlilerinin kazanımlar elde etmesinde ve emek mücadelesinin sürdürülmesinde büyük katkısı olduğunu belirtti.
Son 23 yılda gerçekleştirilen reformlarla, toplu sözleşme hakkının anayasal güvenceye kavuşturulduğunu kaydeden Tunç, 'Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, sendikal örgütlenmeyi idarenin takdirine bağlı bir alan olmaktan çıkararak anayasal güvenceye kavuşturduk' dedi.
4688 sayılı Kanun'da 2002'den itibaren yapılan değişikliklerle, sendikal hakların kullanım alanının genişletildiğini ve toplu sözleşme mekanizmasının güçlendirildiğini anlattı. Tunç, bu düzenlemelerin, devletin kamu görevlisini artık 'edilgen bir unsur' değil, 'yönetime katılımın asli paydaşı' olarak gördüğünün göstergesi olduğunu ifade etti.
Yargı Kararlarının Yol Göstericiliği ve Meşruiyet Vurgusu
Bakan Tunç, yargı kararlarının 4688 Sayılı Kanun'un uygulanmasında pusula işlevi gördüğünü söyledi. Yargının, sendikal özgürlükleri geniş yorumlarken, kamu hizmetinin sürekliliği ile hassas bir denge kurma sorumluluğu olduğunu belirtti.
'Sendika üyeliği ve sendikal faaliyet, disiplin hukuku bakımından olumsuz bir değerlendirme ölçütü olamaz' diyen Tunç, bu tür faaliyetlere dayalı görev yeri değişikliklerinin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Konuşmasının son bölümünde meşruiyet tartışmalarına da değinen Bakan Tunç, özellikle Cumhurbaşkanı'na yönelik meşruiyet iddialarının hiçbir geçerliliği olmadığını savundu. 'Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Cumhur İttifakı ve AK Parti, meşruiyetini milletten alır' ifadesini kullandı.
Tunç, muhalefetin daha yapıcı ve proje üreten bir anlayışa sahip olması temennisinde bulundu. Ayrıca, yargı mensuplarının devam eden soruşturmalar üzerinden hedef alınmasına da tepki gösterdi.