Basın İlan Kurumu'nun 15 Temmuz Gazetecilik Atölyesi İstanbul Üniversitesi'nde Sona Erdi
15 Temmuz Gazetecilik Atölyesi İstanbul Üniversitesi'nde Tamamlandı

Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin finali İstanbul Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Program, Rektörlük Binası Fuaye Alanı'nda yapıldı.

BİK Genel Müdürü Çay: "Dünyada benzeri olmayan bir kurumuz"

BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, konuşmasında İstanbul Üniversitesi'nin Türkiye'de gazetecilik eğitiminin en köklü kurumlarından biri olduğunu vurguladı. Basın İlan Kurumu'nun 1961 yılında resmi ilan ve reklamların süreli yayınlarda yayımlatılmasına aracılık etmek amacıyla kurulduğunu hatırlatan Çay, 2023'ten itibaren internet haber sitelerinin de bu kapsama dahil edildiğini belirtti.

Çay, kurumun basın kuruluşlarını, derneklerini ve basın çalışanlarını desteklediğini ifade ederek, "Sektörün bütüncül olarak sübvanse edildiği ilan ve reklam dağıtım modeliyle dünyada benzeri olmayan bir kurumuz" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Atölyenin amacı: Kriz dönemlerinde doğru habercilik refleksi

"15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksi geliştirilmesi amacıyla hayata geçirildiğini belirten Çay, programın Akdeniz, Ondokuz Mayıs, Ege, Ankara, Atatürk ve Gaziantep üniversitelerinin ardından İstanbul Üniversitesi'nde tamamlandığını söyledi.

Atölyenin "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla düzenlendiğini vurgulayan Çay, öğrencilerin 15 Temmuz gecesinde görev yapan gazetecilerin koşullarını deneyimleme fırsatı bulduğuna işaret etti.

Darbe dönemlerinde utanç verici manşetler

Çay, darbe süreçlerinde bazı medya organlarının antidemokratik müdahalelere destek veren yayınlar yaptığını anlattı. "1960 Darbesi'nin öncesinde başlayan ve sonraki günlerde devam eden, açık bir şekilde darbeyi destekleyen 'Türk Ordusu Vazife Başında', 'Ordu İdareyi Ele Aldı', 'Milletçe Bayram Sevinci İçerisindeyiz' manşetleri basınımızın utanç vesikaları olarak tarihteki yerini almıştır" diye konuştu.

28 Şubat sürecinde de benzer yayınların görüldüğünü aktaran Çay, "Ordu'dan dört uyarı", "Tanklar hafife alınamaz", "Ordu görevini yapıyor" şeklinde cuntanın sözcüsü gibi gaflet manşetleri atıldığını kaydetti.

15 Temmuz gecesi unutulmaz manşetler

Çay, 15 Temmuz gecesinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkı meydanlara çağırmasıyla birlikte darbecilerin başarısızlığa uğradığını dile getirdi. Türk basınının topyekun bir milli bilinçle hareket ettiğini belirten Çay, şu ifadeleri kullandı:

"Gazeteler, televizyonlar, radyolar FETÖ'cü teröristlerin baskınına uğradı. TRT'yi basan darbeciler haince talimatlarına uymayanlar için 'Vurun' emri bile verdi. Bu tehditlerin hem medyayı hem milleti korkutacağını düşünüyorlardı. Ancak milyonlarca insan gibi o gece Yeni Şafak gazetesi çalışanı Mustafa Cambaz, 'Kalkışmayı yapanlar kalktıkları gibi oturamamalı. Hatta hiç oturamamalı. Başkomutan Erdoğan'ın isteği ve emriyle sokağa çıkıyoruz.' paylaşımı yaptı. Sokağa çıktı, direndi ve darbecilerin kurşunları göğsünü delerken zaferi göremeden şehit oldu. Evet, o gece çok şey yaşandı ama medyamız geri adım atmadı. Bugün bu atölyede siz değerli öğrencilerimize de ilham olacak, değil 10 yıl, asırlar geçse unutulmayacak manşetler atıldı. Devletin bekası adına yaygın ve yerel yüzlerce gazetemizi 'Darbeye Geçit Yok', 'FETÖ'cü darbeye milli irade tokadı', 'Vatan hainleri' gibi manşetler attıkları ve dimdik durdukları için bir kez daha tebrik ediyorum."

Rektör Yardımcısı Adak: "Kriz anlarında etik ilkeler kritik"

İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet Adak, 15 Temmuz'un yalnızca siyasi değil, aynı zamanda iletişim ve medya sorumluluğu açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. "Bilginin hızla yayıldığı, dezenformasyonun yoğunlaştığı böylesi kriz anlarında gazetecilik mesleğinin etik ilkeleri, doğrulama refleksi ve kamu yararı anlayışı daha da kritik hale gelmektedir" dedi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Üniversitelerin yalnızca bilgi aktaran kurumlar olmadığının altını çizen Adak, iletişim eğitiminde etik, hakikat ve kamu yararı anlayışının önemine dikkat çekti.

Dekan Taşkıran: "Gazeteciler yalnızca haber aktarmadı"

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hatun Boztepe Taşkıran, atölye çalışmasının teorik ve uygulamalı gazetecilik eğitimini bir araya getirdiğini belirtti. Atölyenin medya etiği, doğrulama kültürü ve kriz dönemlerinde kamusal sorumluluk taşıyan habercilik anlayışını uygulamalı biçimde yeniden düşünme fırsatı sunduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Taşkıran, 15 Temmuz gecesinin medya açısından kritik bir deneyim alanı olduğuna değinerek, "O gece ve sonraki süreçte gazeteciler yalnızca haber aktarmamış, aynı zamanda bilgi kirliliğiyle mücadele etmiş, doğrulanmış bilgiyi kamuoyuna ulaştırmaya çalışmış ve çok zor koşullar altında yayıncılık faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu nedenle kriz haberciliği, günümüz iletişim eğitiminin en önemli başlıklarından biri haline gelmiştir" diye konuştu.

Çay: "Öğrencilerle hain darbe girişimini tekrar hatırladık"

BİK Genel Müdürü Çay, programın ardından yaptığı açıklamada, 15 Temmuz'un 10. yılı dolayısıyla üniversitelerle işbirliği içinde özel bir çalışma yürüttüklerini söyledi. "Bu hain darbe girişimini, o atölye çalışmalarıyla öğrenci kardeşlerimizin de katılımıyla tekrardan hatırladık. Onların bu sürece katılması, dahil edilmesi çok kıymetliydi" dedi.

Türkiye'nin 7 bölgesini temsilen 7 üniversitenin programa dahil edildiğini belirten Çay, İstanbul Üniversitesi'ndeki programın serinin yedinci ayağı olduğunu ifade etti. Öğrencilerin deneyimli gazetecilerle birlikte manşet hazırlama, sayfa tasarımı yapma, fotoğraf seçme ve haber metni oluşturma süreçlerini uygulamalı şekilde deneyimlediğini aktardı. "Dolayısıyla 15 Temmuz'u tekraren hatırlamış, yaşamış ve yaşatmış olacağız" dedi.

Atölye çalışmasının üniversite-sektör işbirliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Çay, "Öğrenci kardeşlerimizin teoriyle pratiği bir arada tecrübe etmesi açısından fırsat buldukları bir zemin olarak görüyoruz. Onların meseleye dair bakış açısı önemli. Biz, onların yapacağı çalışmalara güveniyoruz. Aslında bu güvenin de bir göstergesi olarak bugün buradayız" şeklinde konuştu.

Atölye kapsamında ortaya çıkan çalışmaların temmuz ayında sergileneceğini belirten Çay, "Çıktıları da inşallah temmuz ayı içerisinde bir sergi halinde paylaşıyor olacağız. Bizler de heyecanla bekliyoruz" bilgisini verdi.