Erdoğan: Ayasofya Kapısındaki Zincirleri Kırdığımız Gibi Yeni Zaferlere İmza Atacağız
Erdoğan: Ayasofya'daki Gibi Yeni Zaferlere İmza Atacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul İl Başkanlığınca Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesinde düzenlenen 'İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine' programında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, '86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız' dedi.

Fatih Sultan Mehmet'in Emaneti İstanbul

Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han'ın kendilerine emaneti olan bu aziz şehre gözleri gibi bakmaya devam edeceklerini söyledi. 'İstanbul'un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır; eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi 'Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul'u alacağım' diyerek kararlılığı gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah'ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir' diye konuştu.

Birlik ve Beraberlik Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için hep birlikte çalışacaklarını, saflarını daha da sıklaştıracaklarını ve İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacaklarını dile getirdi. 'Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim' diyerek sözlerine devam eden Erdoğan, 'Dünyamız ve bölgemiz, gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a, Yemen'den Lübnan'a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz' ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Fethin Anlamı

Erdoğan, 'İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil, dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir' dedi. Fethin, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesi olduğunu vurguladı. Ayrıca, her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesi olduğunu belirtti.

Fetih Şehri İhya Etti

İstanbul'un fethinin, Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarı, ihyası ve hayat bulması olduğunu vurgulayan Erdoğan, büyük tarihçi rahmetli Halil İnalcık'ın sözlerini hatırlattı: 'O, 1451'de tahta oturduğu andan bu yana fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış. 20 Nisan deniz bozgunu, fethi tehlikeye düşürdüğü anda da azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul'un fethi ve 500 yıllık imparatorluk, yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye'yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk-İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir.'

Çifte Bayram

Hem İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü hem de bayram vesilesiyle bir araya gelindiğini hatırlatan Erdoğan, fethin 573. yıl dönümünde İstanbul'un daha bir güzel olduğunu, katılımcıların mübarek bayram gününde daha bir güzel olduğunu söyledi. Erdoğan, kutsal topraklarda bulunan Müslümanların ibadetlerinin kabul olmasını da temenni etti.

573 Yıldır Batmayan Güneş

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'İstanbul muhakkak fetih olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir' şeklindeki hadisi şerifi aktardı. İstanbul'un fethinin iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesi olduğunu anlatan Erdoğan, 'İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır' diye konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Hazımsızlar ve Bizans Dövmesi

Erdoğan, bu toprakların 1071'den bu yana vatanları, İstanbul'un ise 1453'ten bu yana 'Türk İstanbul' olarak milletin gözbebeği ve iftihar tablosu olduğunu dile getirdi. Bunu halen kabullenemeyenler olduğuna dikkati çeken Erdoğan, 'İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz' dedi. 'Her kim 'Zulüm 1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 'Her kim 'İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek, 'Göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız' şeklinde konuştu. 'Her kim bu şehrin, Yahya Kemal'in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih'le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz' diyen Erdoğan, 'Allah'ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz' dedi.

Ayasofya'da Cuma Namazı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, cuma namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde kıldı. Erdoğan camide Kur'an-ı Kerim de okudu. Çıkışta gazetecilere açıklamada bulunan Erdoğan, 'Bugün 29 Mayıs Cuma. Tevafuk olarak Ayasofya'da kılma imkânımız oldu. Ayasofya'da katılım gayet güzeldi, muhteşemdi. Hamdolsun Fatih'ten Ayasofya'ya bugün bir yürüyüş yapıldı ve İstanbullu burada cumayı kıldı. Bu da ayrı bir güzellik' dedi. Gazetecilerin gayretine de teşekkür eden Erdoğan, lokum dağıttı. Öte yandan Erdoğan, hac vazifesinde olan Arafat'taki Türk hacılarla telefon görüşmesi gerçekleştirdi.