Hafıza Programında Bölgedeki Çatışmaların Perde Arkası ve Türkiye'nin Stratejik Direnci Masaya Yatırıldı
Hafıza'da Bölge Çatışmaları ve Türkiye'nin Stratejik Direnci

Hafıza Programında Bölge Analizi: Türkiye'nin Stratejik Konumu ve Tehditler

Yeni Şafak İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik ve stratejist İbrahim Ufuk Kaynak, Hafıza programının son bölümünde Ortadoğu'daki çatışmaların perde arkasını ve Türkiye'nin bölgedeki stratejik direncini kapsamlı şekilde değerlendirdi. Programda özellikle ABD ve İsrail'in bölgedeki varlık-yokluk mücadelesinin arka planındaki dinamikler masaya yatırıldı.

İsrail'in Enerji Yolları Hedefi ve Türkiye Engeli

İbrahim Ufuk Kaynak, İsrail'in bölgedeki saldırgan politikasının temelinde enerji ve ticaret yollarını kontrol etme arzusunun yattığını belirterek şu çarpıcı tespitte bulundu: "İsrail, enerji ve ticari yolları kendi üzerinden geçirmek istiyor. Buna tek engel şu anda Türkiye. Eğer Türk devlet aklı yoksa dünyada hiçbir devletin aklı yoktur emin olun buna. Çünkü bilinen tek devleti, ilk devleti, organize devleti biz kurduk."

ABD'nin Manevra Alanı Daralıyor

Ersin Çelik, İran'a yönelik saldırıların devam ettiğini ve ABD'nin giderek manevra alanı daralan bir ülke haline geldiğini ifade etti. Çelik, "Amerika gittikçe bir manevra alanı daralan bir ülke haline geldi. Pozisyonunu netleştiremiyor. Trump, kurmaylarını alarak Beyat Saray'da Hollywood sahnelerini anlatır gibi sunumlar yapıyor ama dünya kamuoyu çok farklı bir görüntüyle karşı karşıya" dedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Psikolojik Üstünlük İran'a Geçiyor

Kaynak, savaşın ilk haftalarında ABD'nin psikolojik üstünlüğe sahip olduğunu ancak durumun tersine dönmeye başladığını aktardı: "İlk iki hafta Amerika'nın bariz bir psikolojik üstünlüğü vardı. Şaşırtıcı bir biçimde olay terse dönmeye başladı. Şu anda psikolojik üstünlük çok daha fazla İran'a geçti durumda." Kaynak, İran'ın hava savunma sistemlerindeki gelişmeye dikkat çekerek başka aktörlerin de sürece dahil olduğunu ima etti.

ABD-İsrail Medya Silahı Zayıfladı

Çelik, Amerika ve İsrail'in en büyük silahlarından birinin medya olduğunu ancak bu silahın ciddi şekilde zayıfladığını vurguladı: "Amerika ve İsrail'in elindeki en büyük silah, savaş silahlarının dışındaki en büyük silah medya silahıydı. O medya silahının da ciddi anlamda zayıfladığını görüyoruz." Çelik, 28 Şubat'tan beri yaklaşık 40 gün geçtiğini ve her iki devletin de öngörülerinde yanıldığını ekledi.

Din Temelli Devletler ve Haçlı Seferi Retoriği

Kaynak, karşılaştıkları manzaranın çarpıcı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Biz dünyada demokrasi, insan hakları derken birdenbire iki tane din temelli devletle karşılaştık. Biri Amerika, diğeri İsrail." Çelik ise Siyonizm ile Evanjelizm'in kendini net şekilde gösterdiğini söyledi.

Kaynak, Amerikalı yetkililerin açıklamalarına dikkat çekti: "Marco Rubio, 'Bu bir Haçlı Seferi'dir' diyor. 'İsa da yeryüzüne geldi' diyor. Savunma Bakanı Peter Hegseth, 'Mesih geldi, yaşıyor' diyor. Trump'ın ruhani danışmanı Paula White da benzer ifadeler kullanıyor."

İsrail'in Demir Kubbe Sistemi Tükendi

İran'ın 40. güne yaklaşırken hala saldırılarına devam ettiğini belirten Kaynak, "Çok güvendikleri Demir Kubbe bitti şu anda. Artık hava savunma sistemi, atacakları silah da kalmadı, malzeme de kalmadı" dedi. Almanya'daki Volkswagen firmasının fabrikalarının bomba üretimine geçtiğini, İsviçre'nin ise bomba vermeyi kestiğini aktardı.

Türkiye: Enerji Yollarındaki Tek Engel

Kaynak, İsrail'in esas hedefinin ekonomi ve ticaret yollarını kontrol etmek olduğunu ve bunun önündeki tek engelin Türkiye olduğunu tekrarladı: "İsrail'in esas düşüncesi şu: Ekonomi ve ticari yani enerji ve ticaret yolları kendi üzerinden geçirmek istiyor. Buna tek engel şu anda Türkiye. Bölgede tek engel Türkiye."

Çelik ise NATO üyesi Türkiye'ye direkt savaş açılamayacağını, ancak 3-4 yıl önce olsaydı İsrail'e karşı NATO üyelerinin dışarıda kalacağını, şimdi ise durumun değiştiğini ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Türkiye'nin Şansı ve Liderlik Önemi

Kaynak, Türkiye'yi bu konuda en şanslı ülke olarak gördüğünü belirterek şunları söyledi: "Türkiye bir yıpranmadı. Bu ilişkiler içerisinde ne Rusya ile ilişkilerde ne Amerika ile ilişkilerde ne Avrupa ile ilişkilerde yıpranmadı. Sözüne güvenilir bir güç olarak kaldı." Liderliğin önemine vurgu yapan Kaynak, "Bir eksiklik, liderlikteki bir yanlışlık her şeyi mahvedebilirdi" diye ekledi.

Medeniyetlerin Yok Edilmesi Projesi

Kaynak, Amerika'nın eski medeniyet merkezlerini sistematik şekilde yok ettiğini iddia etti: "Amerika'nın şu anki yaptığı yeryüzündeki eski bütün medeniyet merkezlerini yıktı. Afganistan, Irak, Suriye, Mısır... Olayın gelmediği eski medeniyet merkezlerinden bir tek biz kaldık; Anadolu."

Gelecek Öngörüleri ve Türkiye'nin Rolü

George Friedman'ın "Gelecek Yüzyıl" kitabına atıfta bulunan Kaynak, "2030 yılına geldiğinde Türkiye çok büyük bir güç olacak. 2035 yılında Avrupa'nın sıkıştırmasından sonra Türkiye ani bir saldırıya geçecek ve Polonya'ya gelene kadar önemli bir engel çıkmayacak" şeklindeki öngörüleri aktardı.

Programın son bölümünde her iki isim de gençlere tarihi ve karşıdaki medeniyeti iyi anlamaları çağrısında bulunarak, Türk devlet aklının tarihteki önemine vurgu yaptı.