CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TV100'e verdiği röportajda kurultayda aday olup olmayacağı sorusuna "Adaylığı düşünürüm o gün geldiğinde bakarız" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu ayrıca mal varlığı ve genel başkanlık sonrası kendisine sağlanan imkanlara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mal varlığı ve bürokrasi hayatı
Milletvekili seçildiği gün mal varlığını kamuoyuyla paylaştığını belirten Kılıçdaroğlu, 27,5 yıllık bürokrasi hayatında hakkında hiçbir şaibe oluşmadığını söyledi. "Milletvekili seçildiğim gün kendi mal varlığımı kendi internet siteme koydum. 'Benim mal varlığım budur' dedim. Dolayısıyla 27 buçuk yıllık bürokratik hayatımda en ufak bir şaibeyle karşı karşıya kalmadım" dedi.
Hakkında çok sayıda soruşturma açıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "En çok soruşturulan kişilerden biriyim. Hiç korkmadım, hiç çekinmedim. Her yerde hesabını verdim. Mahkemeye verdiler, mahkemede de hesabını verdim. Her yerden beraat ettim" diye konuştu. Davalarda avukat tutmadığını da dile getiren Kılıçdaroğlu, "Gittim kendimi kendim savundum. Avukat da tutmadım. Çünkü avukat tutacak bir şey de yoktu. Belgelerimi koydum ortaya, her şeyi koydum" ifadelerini kullandı.
Görev sonrası imkanlar ve koruma giderleri
Milletvekili emeklisi olduğunu ve bürokraside müsteşar yardımcılığı görevinden de emekli aylığı aldığını belirten Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nin kendisine sağladığı bazı imkanların daha sonra kaldırıldığını öne sürdü. "Korumaların yemek parasını genel merkez karşılıyordu. Bana baştan arabaları genel merkez veriyordu. Ama bir süre sonra genel merkez korumaların yemeğini kesti. Bana tahsis edilen arabaları da geri çektiler. Bunu da ilk kez sizinle paylaşıyorum" dedi.
Bunun doğru bir uygulama olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, "Bir genel başkanına araba tahsis etmişseniz, eski ya da yeni, bunu geri çekmek doğru değildir. Korumalar benim korumalarım değil, devletin korumaları. Hepsi polis, İçişleri Bakanlığı'nın görevlileri. Bunların yemeğini niye kesiyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Giderlerin karşılanması ve ofis masrafları
Araç ve korumaların yemek giderlerinin daha sonra farklı şekillerde karşılandığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Karşıdaki lokantayla anlaştık. Bir kısmını ben ödedim, bir kısmını gelen yardımlarla karşıladık. Bir iş adamı geldi, 'Bu polislerin yemeğini ben ödeyeyim' dedi. Bir başkası geldi. Arkadaşlarımın araçları vardı, onları verdiler, o araçları kullandım" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, söz konusu giderlerin yüksek meblağlar olmadığını belirterek, "Bunlar öyle çok büyük paralar değil. Korumaların yemek parası, ofis giderleri... Benim rahatlıkla karşılayacağım türden. Evim var, kirada oturmuyorum. Çocuklarımın da kendi gelirleri var. Sadece benim değil, bütün genel başkanların ofisleri var. Bir ofis öyle çok büyük paralar ödenen bir yer değil" dedi.



