Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT tarafından bu yıl beşinci kez düzenlenen NEXT TRT 2026 etkinliğine katıldı. Genç gazeteciler, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren programda konuşan Duran, farklı ülkelerden gelen gençleri diyalog içinde tutarak geleceği şekillendirme konusunda düşünmeye ve tartışmaya yönlendiren etkinlik düzenlemesi nedeniyle TRT'ye teşekkür etti.
Yeni dünya endişesi ve gençlerin rolü
Yeni dünyanın herkese bir miktar endişe verdiğini ve bu endişenin yersiz olmadığını dile getiren Duran, gençlere seslenerek, "Şunu biliyorum, bu dünya sizin dünyanız olacak. Bizim gibi orta yaşların dünyası yavaş yavaş sizlerin eline geçecek." dedi.
Teknoloji şirketlerinin artan etkisi
Duran, ABD merkezli teknoloji şirketi Palantir'in 22 maddelik bir manifesto yayımladığını aktararak, bu maddelerin bazılarını okudu. Manifestoda teknolojinin nereye gittiği, teknoloji şirketlerinin toplumu şekillendirmede ve dünyaya bakışta nerede olduğuna dair ifadeler bulunduğunu kaydetti. Duran, "Bu 22 madde içerisinde Amerika'nın yeniden nasıl konumlanacağı, teknoloji şirketleriyle devletin nasıl iç içe geçeceği ve teknoloji şirketlerinin imkanlarının nasıl askeri ve jeopolitik üstünlük için seferber edileceğini anlatan ifadeler var. Elbette bu yeni bir şey değil. Teknoloji çoğu zaman savaşlarla gelişmiş fakat şimdi savaşlar teknolojiyi geliştirirken teknoloji tekrar savaşları güçlendiriyor. Hızlı bir sarmala dönen bu dünyanın içerisindeyiz." diye konuştu.
Yapay zeka ve insanlık sorunu
İletişim Başkanı Duran, teknoloji şirketlerinin artık insanlara sadece mecralar ve uygulamalar sunmadığını, aynı zamanda insanları kontrol eden ve anlatılarını kuran çok etkili bir konuma geldiklerini belirtti. Bu yazılımların masum olmadığını, algoritmalar, filtreler ve yankı odalarından bilindiğini ifade etti. Duran, son dönemde insanların yapay zekaya bilgiler verip "Nasıl karar almalıyım?" diye sorduğunu aktararak, "Verilerden yola çıkarak bu teknolojileri kullanarak çok daha iyi doktorluk yapabilir, çok daha iyi ürün üretebilirsiniz. Fakat insan olmanın yerine geçecek kararları ChatGPT'ye mi aldıracağız? Bu çok önemli bir sorun." dedi.
Bilinç, vicdan ve özgürlük mücadelesi
Duran, konuşmasına şöyle devam etti: "Bir çip takarak onlarca dili rahatlıkla öğrenebiliriz. Buna doğru gidiyoruz ama o çiplerin takıldığı zihin artık bizim mi olacak? Bilincimiz, hatta biraz daha öteye gidelim, vicdanımız nerede olacak? Şimdi bu büyük soruları soracağımız bir dünyaya gidiyoruz. Bu yönüyle baktığımızda elbette biraz endişe olması lazım ama endişeyle umudun aynı anda olduğu yerde üretkenlik olur. Daha iyi şeylerin olacağını, insanların sağlıklarının ve imkanlarının arttığı bir dönemde olacağımızı düşünüyoruz, bu umut verici yanı."
Geçmişte insanların zihninde dolaşan kavramları ve söylemleri şairler, vaizler, rahipler, ideologlar, akademisyenler ve aydınların belirlediğini kaydeden Duran, "Peki bugünün dünyasında söylemleri kimler belirleyecek? Teknoloji şirketleri mi?" diye sordu.
Dijitalleşen dünyada tavır alma çağrısı
İletişim Başkanı Duran, dijitalleşen yeni dünyayla karşılaşmanın birçok konuda tavır almayı ve sonucunda eyleme geçmeyi gerektirdiğini belirterek, "Akıntı içerisinde kaybolan, nereye gittiğini bilemediğimiz algoritmalarla bir o yana bir bu yana savrulduğumuz bir yerde olmamalıyız. Böyle baktığımda, yeni gelen dünyanın siz gençlerin yapıp etmeleriyle ve sahip çıkmalarıyla şekillenen bir yer olmasını ümit ediyorum. Teknoloji şirketlerinin birtakım tanımlanmış milli çıkarlarla üstünlük iddialarıyla oluşturduğu bir dünya olmasın isterim. Bu yönüyle baktığımızda çok daha meydan okuyucu bir dünyada olacaksınız." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin küresel rolü
Teknolojik rekabetin arkasında uluslararası bir mücadele olduğunu dile getiren Duran, bugün çok kutuplu bir dünyayla karşı karşıya olunduğunu, ABD'nin teknolojik üstünlüğünü ve hegemonyasını devam ettirmeye çalıştığını söyledi. Duran, "Yarı makineleşmiş ve zihinleri kontrol altına alınmış insanlar olmamalıyız. Bu bir anlamda insanlığın özgürlük mücadelesi. Orta Çağ'da bedeni köle ama kendisi hür olan insanların olabileceğini varsaydığımızda, bugün kendimizi hür zannederken yarı makineleşmiş ve zihinleri kontrol altına alınmış insanlar olmamalıyız." diye konuştu.
ABD'nin teknoloji üstünlüğünü bırakmak istemediğini, Çin'in ise bu üstünlüğü ele geçirmek istediğini anlatan Duran, "Türkiye gibi orta büyüklükte görünen ama dünyaya verecek mesajı olan ülkelerin burada öne çıkarak dünyanın geleceğine dair söz söylemesi gerekiyor. Sadece söz söylemek değil, bir şeyler yapmak gerekiyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür.' diye başlattığı ve sonra 'Daha adil bir dünya mümkündür.' dediği konu sadece bir söylem değil, birçok bölgede müdahil olduğumuz krizlerde, paylaştığımız kapasitelerle katkı verdiğimiz ve geleceğin şekillenmesine etki ettiğimiz bir alandır." değerlendirmelerinde bulundu.
Gazze ve adalet vurgusu
İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin imkanlarını haksızlıkların önlenmesi ve adaletin hakim kılınması için kullandığını vurgulayarak, "Türkiye'nin Libya, Karabağ, Suriye ve Afrika'nın birçok ülkesiyle geliştirdiği ilişkilerdeki tavrı tamamen bununla alakalı. Gazze soykırımından bahsetmeden konuşmamı yapamam. Gazze'de yaşananlar iki şeyi gösterdi: Biri, değerler etrafında dünya siyasetinin gittiğini söyleyenlerin yalancılığını, bazı ülkeler söz konusu olduğunda her şeyi nasıl kenara bıraktıklarını çıplak bir şekilde gördük. Batı'nın liberal olduğunu düşündüğü söylemin tabutuna son çivi çakılmış oldu. İkinci taraf ise hepimize umut veren ve geleceğe dair heyecanlandıran bir tepkiydi. Bugün ABD'de Filistin sempatisi, İsrail sempatisinin üstüne çıkmış durumda. Avrupa'da da İsrail'e en fazla müdahil olması gereken toplumlardaki tepkiyi hepimiz gördük." dedi.
Dezenformasyonla mücadele ve CİMER
İletişim Başkanlığı olarak hakikati korumak için gayret gösterdiklerini ifade eden Duran, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ve CİMER üzerinden vatandaşların taleplerini kamuya ileterek karşılanması yönünde çaba gösterdiklerini belirtti.
TRT Genel Müdürü Sobacı: Krizler çağında insan kalmak
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı da etkinlik kapsamında 9 farklı oturum ve 4 atölye çalışmasında sanattan dijital dünyaya, yapay zekadan iklime, spordan medya okuryazarlığına kadar birçok konunun ele alınacağını söyledi. "Krizler çağında insan kalmak" meselesini önemsediğini vurgulayan Sobacı, "İçinde bulunduğumuz krizler çağının insan üzerindeki etkisini, doğasını, ruhunu, dinamiklerini anlamadan sorunları doğru tespit edip doğru reçeteler yazmanın mümkün olmadığını düşünüyorum." dedi.
Sobacı, sosyal medyanın algoritma yapısına değinerek, "Algoritmalar neyi ne kadar göreceğimize, kimi takip edeceğimize, neye güleceğimize, neye kızacağımıza, neye nasıl tepki vereceğimize müdahil oluyor. Dikkatimizin maddi değere dönüştüğü, metalaştığı, verinin asıl sermaye olarak görüldüğü bir platform zemininde yaşıyoruz." diye konuştu.
NEXT çatısı altında gençleri insanlığın ortak meselelerini konuşmaya, tartışmaya ve birlikte çözüm üretmeye davet ettiklerini aktaran Sobacı, farklı ülkelerden gelen katılımcılara teşekkür etti.



