Mizah Maskesi Altında Sahne Terörü
Yüksel Aytuğ, Türkiye'de şöhret olmanın hiç bu kadar kolay hale gelmediğini belirterek, sırtını yıkıcı muhalif odaklara yaslayanların bir gecede ünlü olabildiğini yazdı. Geçen hafta Bülent Emrah Parlak ve Barış Atay'ın milli ve dini değerleri ayaklar altına alan gösterisini eleştiren Aytuğ, bu kez benzer bir kampanyayla parlatılmaya çalışılan başka bir isme dikkat çekiyor. Ancak ismini vermek istemiyor, çünkü kampanyaya köşesini alet etmek istemiyor.
Bu kişinin sosyal medyada büyük bir basınçla paylaşıldığını belirten Aytuğ, sözde siyasi hiciv yaptığını ancak işlerinin ne komik ne de zekice olduğunu ifade ediyor. "Sıradan" demenin bile bir paye olduğunu söyleyen yazar, sahnesinde kutsal kitaplara dil uzattığını, seçilmiş liderlere hakaret ettiğini, merhum İlber Ortaylı'ya "otistik", Cüneyt Özdemir'e "kokainman" dediğini aktarıyor. Bu kişiyi pompalayıp gündemde tutanların kendilerini zorlayarak güldüğünü belirten Aytuğ, tarihimizde mizahın ince dokusundan zekice siyasi hiciv damıtan büyük ustalar olduğunu hatırlatıyor.
Uğursuz Gemi Venezuela'da
Aytuğ, ABD donanmasına ait USS Nitze adlı askeri geminin Venezuela açıklarında 23 Mayıs 2026'da bir tatbikata başladığını hatırlatıyor. Tatbikatın amacı, olası bir deprem felaketinde kurtarma ve tahliye yapmak, ardından ABD kuvvetlerinin Venezuela'ya intikalini sağlamaktı. Karakas açıklarındaki Orchilla adasına 17 büyük anten dikildi; Amerikalılar bunu haberleşme ve radar etkisini artırmak için yaptıklarını açıkladı. Antenleri diken ise Elon Musk'ın Space-X şirketiydi.
Aradan 5 hafta geçmeden Venezuela ikiz depremle yıkıldı. Aytuğ, USS Nitze gemisinin daha önce İstanbul Boğazı'nda bayrak gösterdiği gün fay hattı olmayan Kağıthane'de 3,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini, ardından Kahramanmaraş merkezli depremlerde aynı geminin Hatay açıklarında tespit edildiğini hatırlatıyor. Bu köşede daha önce Kahramanmaraş depremlerinin "doğal bir felaket olmadığı" şüphesini dile getirdiğini ve suni depremlerin yeni bir silah gibi kullanılabileceğini, gizli HAARP teknolojisine atıfta bulunduğunu belirtiyor. En büyük korkusunun birkaç yıl sonra "Ben demiştim" yazısı yazmak olduğunu söylüyor.
Gizemli Anıt ve Gaflet Kürsüsü
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Çaykenarı Mahallesi'ndeki "gizemli anıt" geçen hafta gündemdeydi. Köylüler jandarmaya anıtın İsviçreli bir profesör tarafından oraya yerleştirildiğini söyledi. Aytuğ ise abuk sabuk heykellere meraklı CHP'li Büyükşehir belediyelerinden şüpheleniyor; yeni heykel dikmeye yüzleri olmadığı için önceden sipariş ettikleri saçma heykelleri gizlice köylük yerlere dikiyor olabileceklerini yazıyor.
Isparta'da yanık tedavi merkezine getirilen bir vatandaşın vücudunda çok sayıda kırık tespit edilince adam açıklama yapmak zorunda kaldı: "Beni kürekle söndürdüler." Aytuğ, bu olayı "Gaf'let kürsüsü" başlığıyla aktarıyor.
Zap'tiye ve Churchill'in Sözü
Eylül ayında oynanacak Avrupa Uluslar Kupası'nda Türkiye, Fransa, İtalya ve Belçika'nın bulunduğu A grubuna düştü. Aytuğ, "Valla böyle bir gruptan bizi en son Atatürk çıkarmıştı" diyerek espri yapıyor. Değerli okur Ali Uygur'un hatırlattığı Winston Churchill sözüyle yazıyı bitiriyor: "Türkiye büyürse budayın, solarsa sulayın."



