Papa ile İmparatorun 11 Yıllık Mücadelesi: Canossa Yürüyüşü ve Sonu
Papa ile İmparatorun 11 Yıllık Mücadelesi: Canossa Yürüyüşü

Papa ile İmparatorun 11 Yıllık Mücadelesi: Canossa Yürüyüşü ve Sonu

Ortaçağ Avrupa'sında Papa VII. Gregorius ile Kutsal Roma Germen İmparatoru IV. Heinrich arasındaki çekişme, tam 11 yıl süren büyük bir güç savaşına dönüştü. Bu mücadele, imparatorun aforoz edilmesi, ardından Canossa Kalesi'nde af dilemesi ve nihayetinde papayı azlederek galip gelmesiyle sonuçlandı. Günümüzde Papalık, Vatikan ve çevresini kapsayan küçük bir devlet olsa da, Katolik dünyasında hâlâ önemli bir siyasi ve manevi ağırlığa sahiptir. Özellikle ABD'de Katolik nüfusun yoğun olduğu eyaletlerde papanın siyaset tarzı toplumu etkilemektedir. Trump'ın seçilmesinde de pay sahibi olan bu seçmen kitlesine rağmen, Papa ile ABD Başkanı arasındaki gerginlik, Orta Çağ'dan beri süregelen sivil hükümdar-Papalık çatışmasının bir yansımasıdır.

Papanın Aforoz Silahı

Ortaçağ Avrupa'sında feodal sistem hâkimdi. Krallar ve imparatorların yetkileri sınırlıydı; derebeyleri kendi bölgelerinde hüküm sürerdi. En etkin kurum ise Roma merkezli Katolik Kilisesi idi. Ruhani otoriteye sahip olan kilise, büyük şehirlerden en küçük köye kadar kararlarını uygulama gücüne sahipti. Papaların elindeki en güçlü silah aforozdu. Latince 'excommunicatio' kelimesi 'iletişim dışı tutmak' anlamına gelir. Aforoz edilen kişi ve ülkesi, tüm Avrupa sisteminden dışlanırdı. Bu yaptırım, papaların hükümdarları kendi çizgisine çekmek için kullandığı bir yöntemdi.

III. Heinrich'in Otoritesi ve Boşluk

Kutsal Roma Germen İmparatoru III. Heinrich, Salian Hanedanı'ndan geliyordu ve son derece otoriterdi. Burgondiya'yı imparatorluğa kattı, Alman düklerini kontrol altına aldı. 1044'te Macaristan'ı Menfo Muharebesi'nde mağlup etti ve yeni Macar Kralı Peter Orseolo ona bağlılık yemini etti. Bohemya'ya düzenlediği seferlerle bu ülkenin hükümdarı Breslav'ı da bağlılığa zorladı. Papalık'ı da kontrol eden III. Heinrich, Roma'ya girerek Vatikan'daki fetreti sonlandırdı ve kendisine yakın II. Clemens'i papa yaptırdı. Ardından gelen papalar da onunla iyi ilişkiler kurdu. Ancak III. Heinrich 1056'da 39 yaşında öldüğünde büyük bir otorite boşluğu oluştu. Yerine henüz 6 yaşındaki oğlu IV. Heinrich geçti. Naip olarak annesi Poitoulu Agnes yönetimi devraldı. Agnes'in uzlaşmacı ve yumuşak tutumu, Alman prenslerine verdiği imtiyazlar onları tatmin etmedi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Papalığın Güçlenmesi

Katolik Kilisesi'nde ruhban sınıfı, papa seçiminde daha fazla özerklik talep ediyordu. Başdiyakoz Hildebrand (geleceğin Papa VII. Gregorius'u), Papalığın dünyevi hükümdarlıktan bağımsız olmasını savunuyordu. 1059'da Papa II. Nicolaus, 'In Nomine Domini' kararnamesiyle papaların kardinal-piskoposlarca seçilmesi sistemini getirdi. Bu, imparatorun onaylama yetkisini (approbatio) pratikte etkisiz hale getirdi. 1062'de 'Kaiserswerth Darbesi' gerçekleşti: IV. Heinrich, Düsseldorf'ta bir gemiye davet edildi ve kaçırıldı. Nehre atlayarak kurtulmaya çalışsa da yakalandı ve Köln'e götürüldü. Bu olay, annesinin naibliğini sona erdirdi ve Köln Başpiskoposu II. Anno, imparatoru vesayet altına aldı. Daha sonra Bremenli Adam, imparator üzerinde siyasi nüfuz sahibi oldu. 1063'te 13 yaşındaki IV. Heinrich, Macaristan seferine katıldı ve I. Bela'ya karşı Solomon'u destekleyerek başarılı oldu. 1065'te reşit ilan edilen genç imparator, ilk yıllarında Sakson isyanlarıyla uğraştı ve 1075'te Langensalza Muharebesi'nde Saksonya Dukalığı'nı mağlup etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kriz ve Aforoz

IV. Heinrich Saksonlarla uğraşırken, Papa II. Aleksander öldü ve yerine Hildebrand, Papa VII. Gregorius olarak geçti. Gregorius, kilisenin dünyevi otoriteden bağımsız olması gerektiğine inanıyordu. İmparator ise piskoposları kendisi seçmek istiyordu çünkü çocuğu olmayan piskoposlar daha güvenilir yöneticilerdi. Kriz, Milano Piskoposu Tedald'ın atanmasıyla patlak verdi. Papa, kilise makamlarının satılmasına (simoni) karşı çıkarak Patarino hareketini destekledi. Heinrich, Tedald'ı atadı, ancak papa Atto'yu destekleyerek Tedald'ı aforoz etti. 1075 Noel'inde Papa Gregorius bir saldırıya uğrayıp hapse atıldı, ancak destekçileri onu kurtardı. Bunun üzerine IV. Heinrich, Worms'da 26 piskoposu toplayarak papadan çekilmesini istedi. Papa da Heinrich'i aforoz etti ve tahttan indirdi. Alman prensleri Tribur'da toplanarak yeni bir imparator seçmek için harekete geçti. Heinrich, bir yıl içinde papaya başvuracağına söz vererek seçimi erteledi.

Canossa Yürüyüşü

Heinrich, danışmanlarının önerisiyle Alpler'i aşarak papa ile görüşmek üzere yola çıktı. Swabya soyluları geçiş izni vermeyince Burgonya üzerinden Mont Cenis Geçidi'ni (3612 m) kullanmak zorunda kaldı. Hersfeldli Lambert'in kroniklerine göre, Heinrich, eşi Bertha ve oğlu Conrad ile birlikte sert kış koşullarında Alpler'i aştı. Canossa Kalesi'nde Papa'nın huzuruna çıkan Heinrich, pişmanlık gösterdi ve af diledi. Papa onu yeniden kiliseye kabul etti. Bu olay, 'Canossa Yürüyüşü' olarak tarihe geçti ve 'pişman olmak, boyun eğmek, af dilemek' anlamında bir deyime dönüştü.

Zafer: Papa Azledildi

Ancak mücadele bitmedi. 1077'de Alman prensleri, Schwaben Dükü Rudolf'u kral ilan etti. Heinrich, Bavyera ve Schwaben düklerinin mallarına el koyarak yerel halkın desteğini kazandı. Papa Gregorius, 1080'de yeniden aforoz ederek Rudolf'u tanıdı. Ancak bu yasak birçok asilzadeyi rahatsız etti ve onlar Heinrich'e destek verdi. Heinrich, Ravenna Piskoposu Guibert'i papa seçtirerek papayı azletti. Rudolf'un ölümüyle Heinrich'in eli rahatladı. 1081-1082'de Roma'ya düzenlenen saldırılar başarısız olsa da, Papa'nın gücü büyük ölçüde azaldı. 1084'te Heinrich Roma'yı ele geçirdi. Guibert, III. Clemens adıyla papa oldu ve 31 Mart 1084'te Heinrich'e imparatorluk tacını giydirdi. Gregorius ise Salerno'ya kaçtı ve 1085'te öldü.

IV. Heinrich, 11 yıllık mücadeleden galip çıkmıştı. Ancak 'Canossa Yürüyüşü', bu zaferin gölgesinde kaldı ve papaların imparatorlara karşı üstünlüğünün sembolü haline geldi. Bu olay, Batı dillerinde 'Canossa'ya Gitmek' deyimiyle yaşamaktadır.