Powell'ın son 18 günü: Krizler, savaşlar ve pandemi ile 8 yıl
Powell'ın son 18 günü: Krizler, savaşlar ve pandemi ile 8 yıl

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'ın görev süresi 15 Mayıs'ta resmen sona erecek. Powell'ın sekiz yıllık dönemi, Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmalar gibi modern ekonomi tarihinin en zorlu sınavlarıyla şekillendi. Görevinin son günlerinde ise Donald Trump'ın yoğun baskısı ve adli soruşturmalarla karşı karşıya kaldı.

Powell'ın Fed'deki Kariyeri

Jerome Powell, kamu hizmetine geçmeden önce uzun yıllar avukat ve yatırım bankacısı olarak çalıştı. George W. Bush döneminde Hazine Bakanlığında müsteşar yardımcısı ve müsteşar olarak görev yaptıktan sonra Mayıs 2012'de Eski ABD Başkanı Barack Obama tarafından Fed Yönetim Kurulu'na atandı. ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde Janet Yellen'ı yeniden aday göstermeyerek Powell'ı Fed Başkanı olarak seçti. Powell, 5 Şubat 2018'de Yellen'dan görevi devralarak bankanın 16'ncı başkanı oldu. Siyaset ve hukuk alanlarındaki eğitimiyle Fed'in yaklaşık 40 yıldır ekonomi derecesine sahip olmayan tek başkanı olma özelliğini taşıyor.

Powell'ın ilk 4 yılı, faiz artırımları nedeniyle Trump'ın sert eleştirileriyle geçti. Ancak kurumun bağımsızlığını koruma çabasıyla öne çıktı. 23 Mayıs 2022'de Demokrat Başkan Joe Biden tarafından ikinci bir dönem için yeniden aday gösterilen Powell, siyasi partiler üstü bir güven tazeledi. Biden'ın bu kararı, Kovid-19 salgınının ekonomik etkileri devam ederken istikrar mesajı olarak yorumlandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Trump'ın 20 Ocak 2025'te ikinci kez ABD Başkanı olmasıyla Powell kendini çok daha sert bir siyasi atmosferin içinde buldu. Beyaz Saray'dan gelen agresif faiz indirimi çağrılarına boyun eğmeyen Powell, Trump'ın hakarete varan eleştirilerine maruz kalırken faiz indirimlerinde çok geç kalmakla suçlandı. Bu gerilim, Powell yönetimindeki Fed'e yönelik çeşitli soruşturmaların başlatılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Krizlerle Dolu 8 Yıl

73 yaşındaki Powell'ın başkanlık karnesi, Kovid-19 salgınından Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu'daki çatışmalara kadar modern ekonomi tarihinin en zorlu sınavlarıyla şekillendi. İlk 4 yılda normalleşme sürecinden benzeri görülmemiş bir kriz yönetimine keskin bir geçiş yaptı.

Görevinin ilk yılında faiz artırımı ve bilanço küçültülmesini içeren sıkılaştırma politikası izleyen Powell başkanlığındaki Fed, 2019'da bu yaklaşımı değiştirdi. 2019'un başlarında faiz artırımlarını durdururken yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine giderek daha destekleyici bir yaklaşım benimsedi.

Başkanlık görevinin ikinci yılının sonunda Çin'de patlak veren ve 2020'nin başında ABD'ye sıçrayan Kovid-19 salgını kaynaklı ekonomik kriz, Powell'ın en büyük sınavı oldu. Salgına karşı alınan karantina önlemleriyle ekonomik faaliyet durma noktasına gelirken iş kayıpları tarihi seviyelere ulaştı. Salgının yol açtığı ekonomik daralma karşısında para politikası cephesinde tarihi gevşeme politikaları uygulandı. Mart 2020'de faizleri sıfıra yakın seviyeye indiren ve piyasaya trilyonlarca dolarlık likidite sağlamak için geniş çaplı varlık alımları yapan Fed, salgının neden olduğu krize karşı olağanüstü adımlar attı.

Powell, Ağustos 2020'de Fed'in politika çerçevesinde önemli bir değişiklik açıklayarak bankanın ortalama yüzde 2 enflasyonu hedefleyeceğini duyurdu. Salgın sonrası ekonomik faaliyetlerin toparlandığı dönemde tedarik zinciri ile iş gücü dengesizlikleri ortaya çıkarken bu durum fiyat artışlarını besledi. Kovid-19 salgını döneminde Fed'in piyasaya enjekte ettiği likidite ve uyguladığı genişleyici politikalar, sonrasında gelen enflasyonist dalgaya zemin hazırlayan faktörlerden biri olarak görüldü.

Enflasyonda 2021'de görülen yükseliş eğilimine rağmen Powell fiyat artışlarının geçici olduğunu savundu. Ancak bu görüş, ABD'de yıllık enflasyonun Haziran 2022'de yüzde 9 ile 41 yılın zirvesini görmesiyle ciddi şekilde eleştirildi. Salgının etkileri geçerken Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı da küresel enerji ve gıda fiyatlarını altüst etti ve Fed'in enflasyonun geçici olduğu tezini terk ederek Mart 2022'de faiz artırım döngüsüne başlamasına yol açtı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Mart 2022'den Temmuz 2023'e kadar 11 faiz artırımına giden Fed, politika faizini Eylül 2024'e kadar 2001'den bu yana en yüksek seviye olan yüzde 5,25-5,50 aralığında tuttu. Banka, enflasyonun yavaşlamaya başlamasıyla Eylül 2024'te politika yönünü değiştirerek faiz indirimlerine başladı. İş gücü piyasasında zayıflama sinyallerinin görülmesiyle faiz indirimleri 2025'in ikinci yarısında da devam etti. En son Aralık 2025'te politika faizinde indirime giden Fed, Trump'ın agresif tarife politikaları ile şubat ayının sonunda çıkan ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı enerji şokunun enflasyonist baskıları tetiklemesiyle 2026'nın ocak ve mart aylarında gerçekleşen yılın ilk iki toplantısında temkinli bir tutum benimseyerek politika faizini sabit tuttu.

2018'den 2026'ya Verilerle Powell Dönemi

Powell göreve geldiğinde ABD ekonomisi oldukça istikrarlı bir görünüm sergiliyordu. Şubat 2018'de yıllık enflasyon yüzde 2,3, işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesindeydi. Fed'in politika faizi yüzde 1,25-1,50 aralığındaydı. 8 yılın ardından tablo oldukça volatil bir makroekonomik görünüm ortaya koyuyor. Kovid-19 salgınının en şiddetli hissedildiği Mayıs 2020'de yüzde 0,2'ye kadar gerileyen yıllık enflasyon, 2022'de yüzde 9'a tırmanırken Mart 2026 itibarıyla yüzde 3,3 seviyesinde bulunuyor. İş gücü piyasasında ise Kovid-19 salgını öncesi Şubat 2020'de yüzde 3,5 seviyesine kadar gerileyen işsizlik oranı Nisan 2020'de yüzde 14,8'e sıçrarken Mart 2026 itibarıyla yüzde 4,3 seviyesinde seyrediyor. Ülkede politika faizi ise şu anda yüzde 3,5-3,75 aralığında bulunuyor. Powell'ın başkanlık döneminde benzeri görülmemiş bir genişleme yaşayan Fed'in bilançosu, 2018 başındaki 4,4 trilyon dolar seviyesinden Kovid-19 salgınına yönelik müdahalelerle 2022'de yaklaşık 9 trilyon dolarlık zirveye ulaştıktan sonra Nisan 2026 itibarıyla 6,7 trilyon dolar civarında seyrediyor.

Görevi Devretme Sürecinde Soruşturma Engeli Kısmen Ortadan Kalkıyor

Powell'ın 15 Mayıs'ta sona erecek görev süresinin dolmasına bir aydan az süre kalırken Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh'un Senato onayını alarak koltuğa ne zaman oturacağı belirsizliğini koruyor. Bankanın Eski Yönetim Kurulu Üyesi olan Warsh, 21 Nisan'da ABD Senatosu'nun Bankacılık, Konut ve Kentsel İşler Komitesi'nin önüne çıksa da Washington'daki siyasi çekişmelerden dolayı resmi bir onay oturumu için tarih henüz belirlenmedi.

Onay sürecindeki en büyük engel, Powell'a yönelik Trump yönetimi tarafından başlatılan ve Fed binasındaki tadilat maliyetlerini konu alan adli soruşturmaydı. Demokrat senatörlerin yanı sıra Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis gibi isimler bu soruşturma netleşmeden Fed başkanı adayını onaylamamak için direnç göstermişti. Ancak ABD Adalet Bakanlığı Başsavcısı Jeanine Pirro, 24 Nisan'da Washington'daki siyasi kördüğümü çözmeye yönelik ilk adımı attı. Pirro, Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili projede maliyet aşımlarını incelemek üzere başlatılan soruşturmanın kapatılması talimatı verdiğini ve incelemenin Genel Müfettişe devredildiğini açıkladı.

Bu karar Warsh'un onay sürecindeki tüm engellerin kalktığı anlamına gelmezken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ile ilgili görevden alma davasının seyri ve Senato'daki yankıları belirsizliğini koruyor. Senato'daki bazı üyeler, sadece Powell değil, Cook ile ilgili dava da son bulmadan Kevin Warsh için oylamaya geçilmesine karşı çıkıyor. Bu durum, 15 Mayıs sonrasında Fed'in bir süre daha Powell'ın geçici başkanlığı (Chair Pro Tempore) altında kalması ihtimalini canlı tutuyor.

Powell, 18 Mart'ta düzenlediği basın toplantısında, halefi resmen atanana kadar yasalar gereği geçici başkan olarak görevde kalacağını belirtmişti. Ayrıca hakkındaki soruşturma sonuçlanana kadar 31 Ocak 2028'de süresi dolacak Fed Yönetim Kurulu üyeliği görevinden de ayrılmayacağını kaydetmişti. Buna karşılık Trump, Powell'ın 15 Mayıs'tan sonra bankanın yönetim kurulunda kalmaya devam etmesi halinde görevden alma tehdidinde bulunmuştu. Dolayısıyla 28-29 Nisan'daki FOMC toplantısı takvimsel olarak Powell'ın başkanlık edeceği son toplantı olsa da görevi ne zaman devredeceği, Senato'daki siyasi kördüğümün çözülmesine bağlı bulunuyor.