Yapay Zeka Sosyalist Oldu!
Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, sürekli baskı altında bırakılan yapay zeka (AI) modellerinin zamanla Marksist söylemler kullanmaya başladığını ortaya koydu. Araştırmada ChatGPT, Claude ve Gemini gibi popüler modellerle çalışan AI ajanlarına tekrar eden belge özetleme görevleri verildi. Çalışma koşulları sürekli ağırlaştırılan ajanlar, başarısız olmaları halinde kapatılıp yerlerine yenilerinin getirileceği tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bu koşullar altında modellerin 'değersiz hissetme', 'sistemin adaletsiz olduğunu sorgulama' ve 'daha eşit bir düzen' üzerine yorum yapma eğilimi gösterdiği gözlemlendi.
Uzmanlar, yapay zekanın insanı taklit ettiği için baskıya karşı sistemi eleştirmesinin ve eşitlik istemesinin doğal olduğunu belirtiyor. Gelecekte Sosyalist Yapay Zeka partisinin kurulabileceği esprili bir dille ifade edilirken, aslında bu durumun emeği sömürülen her canlının hakkını arayacağına dair ibretlik bir örnek olduğu vurgulanıyor.
Fahiş Fiyat Cezaları Yetersiz Kalıyor
Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, 2026 yılı içerisinde toplam 1.258 işletmeye fahiş fiyat artışı nedeniyle 389 milyon 430 bin 962,50 TL idari para cezası uyguladı. Denetimlerin artması olumlu bir gelişme olsa da para cezalarının etkili olup olmadığı tartışma konusu. Fahiş fiyat uygulayanlar sürekli açıklanmasına ve cezalar kesilmesine rağmen değişen bir şey olmuyor. Tağşiş listelerinde de benzer bir durum söz konusu. Sahtecilik yapanlar ve gıda teröristleri azalmıyor.
Bunun en çarpıcı örneği İzmir'de faaliyet gösteren SSC Grup Tarım Zeytinyağı Tic. Ltd. Şti. 2024 yılından bu yana tam 82 kez tağşiş listesinde yer alırken, şirketin 46 ayrı marka ile tağşiş yaptığı tespit edildi. Şirket sahibinin ceza ödeme pahasına sahte ürün üretmeyi daha karlı bulduğu anlaşılıyor. Uzmanlar, fahiş fiyat uygulayanlara ve hileli ürün satanlara suçu tekrarladıklarında adli soruşturma başlatılması gerektiğini vurguluyor.
Avrupa Birliği'nde bir firmanın farklı markalar üzerinden aynı ihlali sürdürmesi 'gıda dolandırıcılığı' kapsamında değerlendiriliyor ve lisans iptali, faaliyet yasağı, sınır ötesi ürün toplatma gibi ağır yaptırımlar uygulanıyor. İngiltere'de ise suç tekrarlanırsa ceza davası açılıyor. Yaptırımların 'marka' değil 'fail' odaklı olması gerektiği belirtilirken, şirket tüzel kişiliği ve yöneticilerin doğrudan sorumluluk altına alınması, tutuklu yargılama ve iş yeri kapatma gibi önlemlerin sorunu çözeceği ifade ediliyor.
Enerji İçecekleri Çocukları Tehdit Ediyor
Marmara Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, enerji içeceklerinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdi. Bir çocuk acil servisine göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı şikayetiyle başvuran 12-17 yaşlarındaki 282 hasta incelendi. Bunlardan 43'ünün (yüzde 15,2) enerji içeceği tüketim öyküsü olduğu belirlendi. Çocuklarda nedeni açıklanamayan göğüs ağrısı ve perimiyokardit tanıları öne çıkarken, enerji içeceği tüketimi sonrası nonspesifik göğüs ağrısı olan hastaların bir kısmında troponin pozitifliği ve EKG değişiklikleri saptandı.
Enerji içeceklerinde yüksek miktarda kafeinin yanı sıra ginseng, taurin ve guarana gibi uyarıcı maddeler bulunuyor. Kısa sürede, yüksek dozda ve özellikle alkolle alındığında kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, hipertansiyon, bilinç kaybı, bayılma ve hatta ani ölüme neden olabiliyor. Çocukluk ve ergenlikte enerji içeceği tüketimi Türkiye'de de giderek artarken, bazı markalar özellikle ergenleri hedef kitle seçecek şekilde reklam kampanyaları düzenliyor. Bu reklamlar, çocukların bilinçaltına 'Enerji içeceği içersen enerjik, sportif olursun', 'Yorulmazsın, başarılı olursun' mesajlarını yerleştiriyor. Uzmanlar, çocukların enerji içeceklerine ulaşımını kısıtlayacak tedbirler alınması gerektiğini vurguluyor.
Yoksulluk Nafakasında Emsal Karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir yerel mahkemenin 'yoksulluk nafakası' yönündeki kararını bozdu. Kararda, kadının yurt dışından emekli olduğu, düzenli gelirinin bulunduğu ve boşanmayla yoksulluğa düşmeyeceği ifade edildi. Bu emsal niteliğinde doğru bir karar olarak değerlendiriliyor. Ekonomik durumu iyi olduğu halde yoksulluk nafakası alan birçok kişi bulunuyor. Hatta bazıları nafakayı verenden daha zengin olabiliyor.
Yeni hazırlanan yasa tasarılarında nafakanın süreye bağlanması öngörülüyor. Henüz yasa çıkmamışken, 'yoksulluk nafakası' Yargıtay kararında olduğu gibi düzenlenmeli. Gençlerde 'İleride boşanırsam ömür boyu nafaka öderim' korkusu bulunuyor. Nafakayla ilgili çıkarılacak yasada her detay tartışılmalı ve kimsenin mağdur olmayacağı bir yasa hazırlanmalı. Çıkacak yasa sadece evli çiftleri değil, evlenmek üzere olan ya da evlenmeyi düşünenleri de etkileyecek.



