Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Savcılık, olayın bir suikast olma ihtimalini güçlendiren hava hareketliliği iddialarını aydınlatmak üzere yeni bir bilirkişi heyeti atadı ve derinleştirilmiş bir inceleme safhasına geçti.
Yeni bilirkişi raporu: Savaş jetlerinin etkisi
Yeni Şafak'ın ulaştığı bilirkişi raporuna göre, savaş uçaklarının oluşturduğu şok dalgası, türbülans ve basınç değişiminin helikopter kazasını tetiklemiş olabileceği belirtiliyor. Havacılık, fizik ve aerodinamik uzmanlarından oluşan heyet, savaş jetlerinin oluşturabileceği etkileri teknik açıdan inceledi.
Raporda, ses hızını aşan savaş uçaklarının oluşturduğu şok dalgası ile türbülansın helikopter üzerinde etkili olabileceği ifade edildi. Alçak irtifada yüksek hızla geçen bir savaş uçağının oluşturduğu basınç dalgasının helikopterde şiddetli sarsıntıya yol açabileceği, bunun da kontrol kaybına neden olabileceği kaydedildi.
Kuyruk rotoru ve barometrik altimetre yanılgısı
Raporda ayrıca savaş uçaklarının oluşturduğu hava türbülansının helikopterin taşıma kuvvetini azaltabileceği, kuyruk rotorunun dengesini bozabileceği ve helikopterin kendi ekseni etrafında dönerek irtifa kaybetmesine yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Rapordaki en çarpıcı tespitlerden biri de basınç değişimiyle ilgili. Savaş uçaklarının yüksek hızda geçişi, bölgesel hava basıncında anlık ve şiddetli bir düşüşe neden oluyor. Helikopterin yüksekliği ölçen barometrik altimetresi bu ani basınç düşüşünü algıladığında, pilota helikopterin olduğundan çok daha yüksekte olduğu şeklinde sahte bir veri sunuyor. Görüş mesafesinin sis ve tipi nedeniyle sıfıra yakın olduğu bir dağlık alanda bu durum, pilotun yere çakıldığını anlayamamasına neden oluyor.
Dört kritik soruşturma başlığı
Savcılık, jet uçuşlarına ilişkin iddiaların yanı sıra dosyadaki diğer tartışmalı başlıkları da incelemeyi sürdürüyor. Soruşturmada dört kritik başlık öne çıkıyor.
Radar kayıtlarındaki kesinti
Kazanın meydana geldiği dakikalarda askeri ve sivil radar kayıtlarında 4 dakika 38 saniyelik kesinti yaşandığı iddiası araştırılıyor. Savcılık, bu durumun teknik nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını inceliyor. Adli heyetler, birbirinden bağımsız güç kaynaklarına ve sistemlere sahip radarların aynı saniyede arızalanmasının teknik olarak istatistiksel dışı (imkânsız) olduğunu değerlendiriyor.
GPS cihazlarının sökülmesi
Enkazda uçuş verilerini kayıt altına alan GPS cihazlarının yerinden çıkarılmış olması da soruşturmanın önemli başlıklarından biri. Savcılık, cihazların neden söküldüğünü ve bunun deliller üzerinde etkisi olup olmadığını araştırıyor. Adli kaynaklara göre, savcılık bu cihazların sökülmesinin basit bir hırsızlık olmadığını, cihazların o gün bölgedeki jet uçuşlarının koordinatlarını ve helikopterin maruz kaldığı olağandışı ivmelenmeyi kanıtlayacak tek dijital delil olduğu üzerinde duruyor.
Karbonmonoksit bulguları
Kazazedelerin otopsi raporlarında yer alan karbonmonoksit seviyeleri yeniden değerlendiriliyor. Otopsi raporlarında kazazedelerin kanında bulunan ve normalin üzerinde olduğu iddia edilen karbonmonoksit seviyeleri, adli tıbbın yeniden gündeminde. Pilotun uçuş sırasında egzoz gazı sızıntısına mı maruz kaldığı, yoksa dışarıdan bir müdahale ile kabin içine farklı bir gaz mı salındığı ihtimali, havacılık tıbbı uzmanları tarafından inceleniyor.
Arama-kurtarmada manipülasyon
Enkazın bulunmasının yaklaşık 48 saat sürmesi ve ekiplerin farklı noktalara yönlendirilmesine ilişkin iddialar da soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Savcılık, arama çalışmalarındaki yönlendirmelerin nasıl yapıldığını ve herhangi bir ihmal veya kasıt bulunup bulunmadığını araştırıyor. Adli soruşturma, 'Enkaz bulundu, Muhsin Yazıcıoğlu yaralı' şeklindeki asılsız bilgi notunu sisteme giren ve arama çalışmalarını durduran hiyerarşik zincirin ardındaki isimleri ve bu manipülasyonun ardındaki olası kastı da araştırıyor.
Soruşturma kapsamında F-4 ve F-16 uçuşlarına ilişkin bazı şüphelilerin ifadelerinin alındığı belirtildi.



