YÖK Başkanı Özvar'dan Dumansız Kampüs Projesi Açıklaması
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Sağlık Bakanlığı, YÖK ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle hazırlanan 'Dumansız Kampüs, Sağlıklı Gelecek Projesi'nin tanıtım programında önemli açıklamalarda bulundu. Özvar, projenin yalnızca kampüslerde tütün kullanımını sınırlandırmakla kalmayıp, gençlerin sağlığını koruyarak bağımlılıkla mücadeleyi kurum kültürünün bir parçası haline getireceğini vurguladı.
Bağımlılıkla Mücadelede Ortak Sorumluluk Vurgusu
Özvar, tütün, alkol, uyuşturucu ve benzeri zararlı maddelerle mücadelenin devlet ve ilgili kurumlar için büyük hassasiyet taşıdığını belirtti. Özellikle gençler başta olmak üzere toplum için ciddi bir tehdit oluşturan bağımlılıkların, küçük bir deneme veya çevresel etkiyle başladığını ve kişinin sağlığı, eğitimi, aile hayatı ve geleceği üzerinde olumsuz etkiler doğurduğunu ifade etti. 'Bağımlılıkla mücadele, ertelenebilir, ihmal edilebilir veya tek bir kurumun sorumluluğuna bırakılabilir bir alan değildir. Aksine, aileden okula, üniversiteden kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarından yerel yönetimlere kadar bütün paydaşların ortak sorumluluk üstlenmesini gerektiren milli bir meseledir' dedi.
Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi Yayımlandı
Özvar, Sağlık Bakanlığı, YÖK ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle hazırlanan Dumansız Kampüs Uygulama Rehberi'nin kıymetli bir yol haritası sunduğunu belirtti. Rehberde mutlak kriterler ve sürdürülebilirlik kriterleri olmak üzere iki temel çerçeve oluşturulduğunu aktaran Özvar, 'Mutlak kriterler, dumansız kampüs anlayışının kurumsal düzeyde yerleşebilmesi için asgari ve zorunlu uygulama başlıklarını ifade etmektedir. Sürdürülebilirlik kriterleri ise bu uygulamaların sürekliliğini, izlenebilirliğini ve sürekli iyileştirilmesini hedeflemektedir' şeklinde konuştu.
Kampüslerde Tütün Ürünlerine Sıkı Denetim
Özvar, kampüslerde kapalı alanların yanı sıra açık alanlar ve eklentilerde tütün ürünlerinin kullanımını önleyici düzenlemeler yapılacağını duyurdu. Tütün kullanımına izin verilen alanların mümkün olan en sınırlı sayıda olacağını ve bina girişlerinden, yoğun yaya akslarından, sosyal alanlardan ve öğrencilerin yoğun bulunduğu bölgelerden uzak şekilde planlanacağını belirtti. Ayrıca kampüs sınırları içerisinde tütün ürünlerinin satışı, reklamı, tanıtımı ve görünürlüğü engellenecek. Öğrencilere, akademik ve idari personele tütün kullanımının ve pasif maruziyetin zararları konusunda periyodik eğitimler verilecek.
Sigara Bırakma Destek Mekanizmaları Oluşturulacak
Özvar, üniversitelerin öğrencilerini ve çalışanlarını tütün ürünlerini bırakma konusunda desteklemesi gerektiğini vurgulayarak, sigara bırakma poliklinikleri, danışmanlık hatları ve ilgili sağlık kuruluşlarıyla iş birliği içinde erişilebilir destek mekanizmaları oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. 'Burada esas amaç, tütün kullanan bireyleri dışlamak değil, onları bırakmaya teşvik etmek, doğru destek mekanizmalarına yönlendirmek ve sağlıklı yaşam kültürünü kampüslerde yerleştirmektir' ifadelerini kullandı.
Genç Yeşilay Kulüpleri Yaygınlaştırılacak
Özvar, Genç Yeşilay Kulüplerinin üniversitelerde yaygınlaştırılmasının önemine değinerek, 'Gençlerin gençlere ulaşması, akran dayanışmasının güçlendirilmesi ve bağımlılıkla mücadelede öğrencilerimizin aktif özne haline gelmesi, bu sürecin başarısı açısından kritik değerdedir' dedi.
Her Yıl 120 Bin Kişi Sigaraya Bağlı Hastalıklardan Hayatını Kaybediyor
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, gençlerin tütün bağımlılığından korunmasının hayati bir mesele olduğunu vurguladı. Dinç, 'Her yıl, 120 bin insanımızı sigaraya bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz. Ayrıca, sadece çevreye verdiği zarardan bahsedeyim. Bir sigara izmariti 600 litre suyu zehirliyor' dedi. Sigarayla mücadelede asla geri adım atmayacaklarını belirten Dinç, 'Bugün bağımlılık endüstrisinin hedef aldığı yaş 15-25 yaş arası gençlerimiz ki bu dönem bizim için bağımlılıkla mücadelede en kritik dönem. O yaş grubunun korunması çok sayıda insanımızın da korunması demektir' şeklinde konuştu.
Spor Dostu Kampüs Programı ile Tamamlayıcı Adım
Özvar, YÖK olarak hayata geçirilen Spor Dostu Kampüs Programı ile üniversitelerde sağlıklı yaşam kültürünü güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Gençlerin yalnızca zararlı alışkanlıklarla değil, hareketsiz yaşam, ekran bağımlılığı ve sağlıksız beslenme gibi risklerle de karşı karşıya olduğunu belirten Özvar, program kapsamında üniversitelerin spor altyapıları, spor faaliyetlerine katılım düzeyleri, öğrenci kulüplerinin etkinliği, bağımlılıkla mücadele çalışmaları, ruh sağlığını destekleyen faaliyetleri, engelli bireylerin erişimi, tesislerin güvenliği ve sürdürülebilirliği gibi kriterler çerçevesinde değerlendirileceğini aktardı. 'Dumansız Kampüs' ile 'Spor Dostu Kampüs' projelerinin birbirini tamamlayan iki önemli adım olduğunu ifade eden Özvar, 'Biri gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan korumayı, diğeri sağlıklı, aktif ve üretken bir yaşam kültürünü güçlendirmeyi hedeflemektedir' dedi.
Gençlere Tavsiye: Bilimin ve Sporun Aydınlığında Yaşayın
Özvar, gençlere seslenerek, 'Her şeyden ve herkesten önce kendi bedensel ve ruhsal sağlığınız için başta tütün mamulleri olmak üzere her türlü kötü alışkanlık ve bağımlılıktan uzak durmanızı istirham ediyorum. Hayatınızı bağımlılıkların gölgesinde değil, bilimin, eğitimin, sporun, kültürün, sanatın ve üretmenin aydınlığında kurmanızı diliyorum. Sizler bizim en kıymetli hazinemiz, ülkemizin istikbalisiniz' tavsiyesinde bulundu.



