Mekke Ortak Savunma Anlaşması dünya basınında geniş yankı uyandırdı
Mekke Savunma Anlaşması dünya basınında yankı buldu

Mekke'de Tarihi Savunma Anlaşması

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke'de imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması", uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Üç ülkenin herhangi birine yönelik silahlı saldırının tamamına yapılmış sayılmasını öngören anlaşma, özellikle Orta Doğu'da artan güvenlik krizleri ve ABD-İran geriliminin gölgesinde değerlendirilirken, yabancı medya kuruluşları Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisindeki rolüne dikkat çekti.

Reuters: Bölgesel Güvenlik Mimarisini Değiştirebilecek Adım

Uluslararası haber ajansı Reuters, anlaşmayı en kapsamlı şekilde ele alan kuruluşlardan biri oldu. Haberde, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın üç Müslüman ülke olarak, bölgede giderek büyüyen güvenlik krizine karşı ortak hareket etme kararı aldığı vurgulandı. Ajans, anlaşmanın herhangi bir ülkeye yönelik olmadığı yönündeki Türk yetkililerin açıklamasına yer verirken, üç ülkenin özellikle İsrail'in askeri politikaları ile İran kaynaklı güvenlik tehditleri nedeniyle bu iş birliğini hızlandırdığı değerlendirmesini aktardı. Reuters, anlaşmanın bölgesel güvenlik mimarisini değiştirebileceğini vurguladı.

Reuters'a göre anlaşma, herhangi bir tarafın saldırıya uğraması halinde bunun üç ülkeye yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor. Bunun yanında savunma alanındaki iş birliğinin tüm boyutlarda geliştirilmesi hedefleniyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Uzman Görüşü: Türkiye'nin Savunma Ağırlığı Artacak

Reuters, Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager'in değerlendirmesine geniş yer ayırdı. Sager, zirvenin siyasi sembolizminin son derece güçlü olduğunu belirterek, Müslüman dünyasının en etkili üç devletinin belirsizliklerin arttığı bir dönemde aynı masa etrafında toplanmasının, bölgesel ve orta ölçekli güçlerin güvenlik konularında daha yakın koordinasyona hazır olduğunun göstergesi olduğunu söyledi.

Sager'e göre bu mekanizma kurumsallaşır ve somut askeri iş birliklerine dönüşürse, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın diplomatik ve savunma ağırlığını önemli ölçüde artırabilir ve daha bağımsız, bölge merkezli yeni bir güvenlik mimarisinin oluşmasına katkı sağlayabilir.

Askeri Kapasiteler ve Savunma Sanayileri Öne Çıktı

Reuters analizinde Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğuna dikkat çekilirken, Suudi Arabistan'ın İslam dünyasının en önemli ülkelerinden ve küresel enerji piyasasının kilit aktörlerinden biri olduğu, Pakistan'ın ise Müslüman dünyasındaki tek nükleer güç olarak ayrı bir stratejik ağırlık taşıdığı ifade edildi. Ajans ayrıca Türkiye ile Pakistan'ın gelişmiş savunma sanayilerine sahip olduğuna, Suudi Arabistan'ın ise teknoloji yatırımları ve finansman gücüyle bu ortaklığı tamamlayabileceğine işaret etti.

Reuters, son yıllarda Türkiye'nin Pakistan'a savaş gemileri ve eğitim uçakları sağladığını, Riyad'ın da 2023 yılında Türk yapımı insansız hava araçlarını (İHA) satın alarak Ankara tarihinin en büyük savunma ihracatı sözleşmelerinden birine imza attığını hatırlattı.

BBC: Bölgesel Savaşın Gölgesinde Güvenlik Ortaklığı

İngiltere merkezli BBC, anlaşmayı ABD ile İran arasındaki savaşın gölgesinde atılan önemli bir güvenlik adımı olarak değerlendirdi. Haberde Pakistan Dışişleri Bakanlığı'nın "Üç ülkeden birine yapılacak saldırı, tamamına yapılmış sayılacaktır" açıklaması öne çıkarılırken, anlaşmanın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in Mekke'deki görüşmesi sonrasında duyurulduğu aktarıldı. BBC ayrıca Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığının aksaması nedeniyle üç ülkenin güvenlik koordinasyonunu güçlendirme arayışına girdiğine dikkat çekti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Middle East Eye: Tamamen Savunma Amaçlı

Bir diğer İngiltere merkezli haber kuruluşu Middle East Eye, anlaşmanın adının "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" olduğunu hatırlatırken, bunun İran'la yaşanan savaş ve Yemen'de Husilerle yeniden tırmanan çatışmaların gölgesinde imzalandığını yazdı. Haberde Türk yetkililerin açıklamalarına yer verilerek, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı ve tamamen savunma amacı taşıdığı vurgulandı.

Washington Post: Üç Bölgesel Güç Güvenlik İş Birliğini Derinleştiriyor

Washington Post ise anlaşmayı, artan güvenlik endişeleri karşısında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma iş birliğini derinleştiren önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Gazete, Pakistan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına dayanarak anlaşmanın ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi hedeflediğini ve üç ülke arasındaki savunma alanındaki tüm iş birliği başlıklarını geliştirmeyi amaçladığını aktardı. Washington Post, anlaşmanın Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katıldığı zirvede imzalandığını belirterek, bunun bölgesel güvenlik açısından dikkat çekici bir diplomatik adım olduğuna işaret etti.

NDTV: Türkiye'nin Savunma Sanayisi Dikkat Çekti

Hindistan merkezli NDTV, haberinde "Birine saldırı, hepsine saldırıdır" ifadesini manşete taşıdı. Haber kuruluşu, anlaşmanın petrol zengini Suudi Arabistan, Müslüman dünyanın tek nükleer gücü Pakistan ve NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'yi aynı çatı altında buluşturduğunu belirtti. NDTV ayrıca Türkiye'nin hızla büyüyen savunma sanayisini öne çıkararak, anlaşmanın üç ülke arasındaki askeri koordinasyonu ve savunma iş birliğini önemli ölçüde derinleştirmesinin beklendiğini yazdı.