Sigara vergisinde yapılan düzenlemeler kapsamında 5. adım bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 3 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sigaralara uygulanan maktu vergi paket başına 17,2720 TL'den 23,7404 TL'ye, asgari maktu vergi seviyesi ise paket başına 39,50 TL'den 45,91 TL'ye yükseltildi. Nispi vergi oranı ise yüzde 45'ten yüzde 42'ye indirildi.
Düzenlemenin Amacı ve Etkileri
2024 yılında başlatılan vergi reformu ile sigara fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisini azaltmak hedefleniyor. Bu kapsamda nispi vergi oranı düşürülürken, maktu vergi miktarı artırılarak vergi gelirlerinde kayıp yaşanmaması sağlanıyor. Yapılan 5 düzenleme sonucunda nispi vergi oranı yüzde 63'ten yüzde 42'ye gerilerken, maktu vergi toplamda 23,3 TL'den 45,91 TL'ye yükseldi. Böylece sigara vergisine yapılan 1 TL'lik zammın fiyata yansıması (çarpan) 7,5 TL'den 2,9 TL'ye düştü.
Enflasyonla Mücadelede Destekleyici Politika
Sigara vergi yapısındaki bu değişiklikler, Merkez Bankası raporlarında da belirtildiği gibi para politikası ile uyumlu bir maliye politikası aracı olarak değerlendiriliyor. Nispi verginin düşürülmesi ve sabit maktu verginin artırılması, fiyat oluşumunu daha öngörülebilir hale getiriyor. 2025 yılı sonunda Yİ-TÜFE yüzde 30,89 seviyesindeyken alkollü içecekler ve tütün grubundaki artışın yüzde 30,80 seviyesinde kalması, tütün ürünlerinin genel enflasyondan ayrışmadığını gösteriyor.
Kamu Gelirlerine Katkısı
Tütün ürünleri, toplam ÖTV gelirleri içinde yüksek bir paya sahip. 2026 yılının ilk 5 ayında tütün mamullerinden elde edilen ÖTV gelirleri, toplam ÖTV tahsilatının yüzde 27'sini oluşturdu. 2024 ve 2025 yıllarında enflasyon sırasıyla yüzde 44 ve yüzde 31 olurken, tütün ürünlerinden elde edilen ÖTV bir önceki seneye kıyasla sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 39 arttı. Bu durum, fiyat istikrarını destekleyen düzenlemelerin kamu gelirlerinde öngörülebilirlik sağladığını gösteriyor.
Hala AB Ortalamasının Üzerinde
Reforma rağmen Türkiye'de nispi vergi oranı yüzde 42 seviyesinde olup, AB ortalaması olan yüzde 26'nın oldukça üzerinde bulunuyor. Bu durum, maliyet-fiyat geçişkenliği riskinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Avrupa'da İspanya, Portekiz, Belçika ve Almanya gibi ülkeler daha sabit vergi ağırlıklı bir yapıya geçiş yapıyor.



