Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) üyeleri, İsrail'in 'Küresel Sumud Filosu'na yönelik müdahaleleri nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Platform üyeleri, dilekçeyi savcılığa sunmadan önce Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Filoda 74 Türk Vatandaşı Bulunuyor
Açıklamada konuşan İnsanlığa Karşı Suçlar ve Soykırımla Mücadele Derneği üyesi, aynı zamanda Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Avukat Emrah Kılıç, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'nde sivilleri hedef alan saldırılar gerçekleştirdiğini ve bunun uluslararası hukuk kapsamında 'soykırım suçu' niteliği taşıdığını savundu. İsrail'in bölgeye insani yardım girişlerini engellediğini öne süren Kılıç, Gazze'de yaşayan sivillerin açlık ve susuzlukla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Bu kapsamda dünyanın 45 ülkesinden yaklaşık 400 aktivistin yer aldığı, 70 tekneden oluşan 'Küresel Sumud Filosu'nun insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığını belirten Kılıç, filoda 74 Türk vatandaşının da bulunduğunu ifade etti.
Türk Ceza Kanunu'na Göre de Suç Teşkil Etmektedir
Gazze'ye insani yardım götürmek üzere yola çıkan aktivistlerin bulunduğu filonun, 18 Mayıs'ta Akdeniz'de uluslararası sularda seyir halindeyken İsrail Savunma Bakanlığı'na bağlı askeri birliklerin müdahalesine uğradığını belirten Kılıç, 'Filodaki tüm tekneler cebir ve şiddet kullanılarak durdurulmuş, aktivistler silah zoruyla alıkonularak darp edilmiş, kişisel mallarına zarar verilmiş ve hukuk dışı bir şekilde kaçırılarak İsrail'e götürülmüştür. Uluslararası sularda gerçekleştirilen bu saldırı, Uluslararası Hukuku, Savaş Hukukunu ve Cenevre Sözleşmelerini çiğnediği gibi Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre de açıkça suç teşkil etmektedir. Uluslararası teamüller ve TCK Madde 8 uyarınca, açık denizde Türk bayrağı taşıyan teknelerde işlenen bu suçlar karşısında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin yargı yetkisi ve sorumluluğu mutlaktır. Şikayetimiz doğrultusunda, uluslararası sularda terör estirerek bu suçların emrini veren ve uygulayan ve tespit edilecek diğer tüm sorumlular hakkında, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma', 'nitelikli yağma', 'kasten yaralama', 'mala zarar verme' ve 'ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması' suçlarından kamu davası açılması ve cezalandırılmaları talep edilmiştir.' dedi.
Sivil Gemilerin Hedef Alınması Uluslararası Hukukun Bilinçli Şekilde Devre Dışı Bırakılmasıdır
Yeryüzünde Adalet Kadın Hukukçular Platformu adına konuşan Avukat Elif Büşra Turhan ise uluslararası düzenleme ve yasaklara rağmen İsrail'in açık denizlerde gerçekleştirdiği hukuka aykırı müdahalelerin giderek arttığını söyledi. Yardım taşıyan sivil gemilerin hedef alınmasının, uluslararası hukukun bilinçli şekilde devre dışı bırakılması anlamına geldiğini belirten Turhan, 'Küresel Sumud Filosuna yönelik saldırıların tüm sorumlularının ulusal ve uluslararası yargı mercileri önünde hesap vermesi gerekiyor.' dedi.
Kudüs ve Hukuk Derneği Başkanı Avukat Mustafa Eminoğlu, Küresel Sumud Filosu'nun zaman içerisinde büyüyen ve süreklilik kazanan bir vicdan hareketi haline geldiğini belirterek, 'Sumud Filosu devletlerin yükümlülüğünü yerine getirmemesinden doğmuştur.' dedi. Gazze'ye insani yardım ulaştırabilmek adına sivil inisiyatiflerin yoğun çaba sarf ettiğini ifade eden Eminoğlu, ancak bu girişimlerin uluslararası kuruluşlar ile devletlerin yerine getirmesi gereken sorumlulukların yerini tutamayacağını kaydetti.



